Selma Erdal

Tüm Yazıları


Onlar ve Bizler

  • 17 Haziran 2019 Pazartesi


Bizimkiler İstanbul'un ganimetini kim yiyecek diye kapışa dursun... Avrupa Birliği'nin Bütçesi'nin yüzde 50'si tarım işkoluna yönelik yatırımlara ayrılıyormuş. Türkiye'nin Bütçesi'ninse yalnızca yüzde 4'ü tarım işkoluna ayrılıyormuş.Üstelik Türkiye bir zamanlar Rusya ile birlikte buğday üretiminde başa güreşir, dört mevsim Güneş'le kucaklaşan bu topraklarda bolluğun, bereketin tohumları yeşerirdi.Ne yazık ki Bütçe'nin yüzde 4'lük tutarı tarımsal yatırımlara ayrılınca, sonucunda bu ülke de açar elini yabana patates için, soğan için, arpa için, buğday için... Elbette ki yönetenleri sorumsuz, yönetilenleri de tembel oluca... Bebelerinin de, dedelerinin de açlıktan benizleri solunca... Ne ülke kalkınır, ne de gönenç içinde yaşar ulus... Ne tezgah dokur, ne makina işler. Bu gidişle aç kalanlar, tokları da şişler.Nasıl gerçekleşti bu akıl almaz işler?... Mezarında kemikleri sızlar Kurucumuz, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal'in; "Türk Milleti çalışkandır" dedim ama nasıl olur da ben gerçekleri göremedim derken... Ve tembelliğin koynunda özbenliği yitip giderken Ulusun Efendisi Köylü'nün; yabanın ürettiklerini afiyetle yerken...Acaba der miydi tek bir söz "çalışkanlık" meziyeti hakkında O Ulu Önder?...
Ve 13 sayısı...Kimilerine göre uğurlu... Kimilerine göre uğursuz... Ve de olunca bu halk kitap okumayan bir şuursuz... Bilmez ki gerçeğini, aslını İsa ve havarilerini tanımlayan, simgeleyen bu 13 sayısını... Yine de 13'ün uğuruna ya da uğursuzluğuna takar mıydı kafasını yüzde 99'u Müslüman geçinen bu halk?...Din adına ya da geleneksel yaşamlar bağlamında; batıl, bağnaz, yoz, yobaz ne varsa ekinimizde, kültürümüzde ya İsa'nın, ya da Musa'nın mirasıdır.Ne yazık ki halkımız da Batılı'dan batıl olan ne varsa almış da... Bilimsel, uygar, çağdaş olan ne varsa onlardan uzak durmuş, onlardan yana etkilenmemiş de, esinlenmemiş de...Durum böyle olunca ne demokrasi, ne insan hakları, ne hoşgörü; kişilik yapılanmasında yer edinememiş. İşte böyleleri için daha ilk çağlarda "Sizin sessizliğiniz onayınızdır" demiş PLATO... Gerçi buna benzer bizimkiler de "sükut ikrardan gelir" demiş.Kim bilir belki de bu düzende "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" dercesine, ülke genelinde olan, bitene susanlar için mi bu sözler söylemiş?...
Biliyorsunuz bundan böyle 30 bin gaymeyi sayan, kefeni yırtar... Vatana,millete hayırlı olsun askerlik meselesini kökten çözen bu karar... Sonucunda yoksulun oğlu görse de bundan zarar, varsılınki her koşulda dört ayak üstüne düşen kedi...
Biz en iyisi diyelim kiDüşün, aklınla düşün!...Düşünmek; henüz yasaklanmadı... Sunalım Bilginize!...