Selma Erdal

Tüm Yazıları


Olur Böyle

  • 13 Ekim 2020 Salı


Günlerden 13 Ekim 2020... Henüz sabah çayımı içmeden, telefonla aranıyorum. Arayan bir polis görevlisi, 14 Ekim 2020 günü İzmir İstinaf Mahkemesi'nde yapılacak duruşmamın bilgisini veriyor. Telaşlanıyorum, elbette ki duruşmam için değil, "yaş durumundan, il sınırları dışına çıkamayacağım" endişesiyle... Sorun yok, karakola gelip, izin alırsınız, size "gençlik kağıdı" verilir diyor, teşekkür ediyorum.
Duruşma 11.40'da olduğuna göre, acaba İzmir'e sabah hangi saatlerde otobüs kalkıyor diye Didim Seyahat firmasına soruyorum. Saat 06'dan başlayarak, her 2 saatte araba kaldırıyoruz diyor telefondaki görevli bayan ve ben de hemen yerimi ayırtıyorum. Daha sonra Altınkum Karakolu'na gidiyorum, İzmir'e gidebilmek için "gençlik kağıdı" almaya... Görevli Polis Memurları öylesine kibar ve öylesine yardımcılar ki 2 dakika bile sürmüyor HES kodu alma işlemim... Çünkü HES kodunuz olmazsa; il dışına çıkamadığınız gibi, yolcu otobüslerine de alınmıyorsunuz, bilginiz olsun.
Eğer HES kodu nasıl alınır diye soranlar olursa da, işte yöntemi de aşağıdaki gibidir, sunulur değerli okurlarımızın ilgisine...

HES kodu nasıl alınır?...
1- HES yazıp boşluk bırakıyoruz
2- TC kimlik numaramızı yazıp, boşluk bırakıyoruz
3- TC kimlik numaramızın son dört hanesini yazıp, boşluk bırakıyoruz
4- Kullanım süresini "gün" olarak yazıyoruz
5- Ve 2023'e mesaj gönderiyoruz.
Evet; 2023'e mesaj gönderiyoruz!!!

HES kodumu aldıktan sonra, telefonla ayırttığım biletimi de alsam, akıllıca olur diyor, bu arada bankamatik hazretlerine selamsız geçmeyelim diyorum.
Bankamatik önünde bir kadın, 30 yaşında ya var ya yok... Para çekecek, kirasını ödeyecek ama birisi yardım etmeden para çekemiyor, çünkü okuma yazma bilmiyor, gecen yıl kursa gitmiş yalnızca harfleri okumasını öğrenmiş.
Yardımcı olur musun, parayı alayım diyor. Elbette diyorum, biraz konuşuyoruz ve bu arada gülerek kocasının öldüğünü ve yoksulluk maaşı aldığını söylüyor. Anlıyorum ki "oy, para, iktidar" denklemiyle ilgili bu kadına bahşedilen bir ihsan... Ve onlar ne kadar çoksa sürer gider bu devran diyorum, kendi yoluma yürüyorum, biletimi almak için...
İşimi sağlama almalıyım; bir karışıklık olmasın, biletim cebimde olsun, ne de olsa "sanık" durumunda olduğumdan, hakkımda "yakalama" kararı çıkmasın diyorum, hızla otogara gidiyorum.

Takvimler 14 Ekim 2020 Çarşamba diye yazdığında; Izmir'de geçecek günüm ve yağmurlu olacağı varsayılıyor havanın ama o gün gerçekleşecek duruşma sonrasında eğer gülerse yüzüm, ister yağmur, ister dolu yağsın
diyeceğim ki bu ülkede HUKUK ölmemiş be gülüm !...

Ne yapalım ?... Demokrasiyi biz kuramsal tanımına göre tanımlıyoruz, yorumluyoruz, anlıyoruz, diğerleri bambaşka algılıyor ve demokratik bir ülkede yaşadığımızı var sayarak ya da sanarak biz de yazılar yazıyoruz. Ne yazık ki kadın katilleri, çocuk tecavüzcüleri dışarda gezerken, biz yazılarımızdan dolayı yargılanıyoruz.
Kabadayılar "kaç leşim var biliyor musun?" diye başkalarına korku salarken, bu gidişle yazar taifesi de "hakkımda açılmış kaç dava var benim biliyor musun arkadaşım?" diye yarışa girişirlerse, hiç şaşırmayalım!...
Ne diyelim ?...
Olacak o kadar; burası Türkiye, olur böyle...