Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


okut, benim çocuğumu !

  • 15 Ekim 2018 Pazartesi


Yüzü güneşten yanmış. Saçları ve sakalı uzamış. Hırpani görünüşüne karşın, parlak gözleri ve dingin duruşuyla her yanından sağlık fışkırıyor. Pazar tezgâhında yeşilin her türlüsü; marullar, tere/maydanozlar, soğanlar, kerevizler…
Mevsim sebzesi olarak kerevizi baş köşeye koymam hesabiyle, geçen hafta pazarında kereviz aramış, ancak onda bulmuştum. Bu kez de onun tezgâhına gittim, birkaç küçük baş kereviz kalmış. Merakımdan sordum:
-Kereviz başka tezgâhlarda yok, yalnız sende var, sebebi ne?
-Abe, ben üreticiyim. Aha, bu gördüklerinin hepsi kendi bahçemden. Ötekiler tembel. Çoğu yan gelip yatmaktan, kaveye gitmekten gayri düşündükleri yok.
Araya müşteri girdi, bekledim. Müşteri gittikten sonra lafı uzatmakta kararlıydım:
-Üreticiler mahsullerinin para etmediğini, girdi fiyatlarının yükseldiğini; üretemez duruma düştüklerini söylüyorlar?
-Abe, ben geçimimi buradan sağlıyorum. Allah’a şükür bir sıkıntım yok.
Durdu, yüzü gölgelendi, alçak sesle devam etti:
-Bir de şu var, biliyon mu? Çocuğum küçük, yarın büyüdüğünde okuması lazım. Ben idare ediyom da ona bir gelecek lazım. Devletten tek isteğim; okut, benim çocuğumu! Suriyeliler kadar mı olamadık? Ben askerliğimi burada yaptım. Okut, benim çocuğumu!
Kızgınlığı artmış, sesi yükselmişti. Daha da söyleyecekleri vardı, ancak müşteri gelince sustu. Ayrılırken benden yana dönüp mırıldandı: “Helal etmiyorum, etmiyorum!”
Uzmanlar, koca koca prof’lar, ülkenin gidişatını anlata dursunlar, irfan sahibi yurttaşım memleketin ve de kendisinin halini bir çırpıda anlatıvermişti; tıpkı Mevlânâ’nın binlerce mısradan oluşan Mesnevi’sinde anlatmak istediğini, Yunus’un ; “Ete kemiğe büründüm/Yunus deyü göründüm” le anlattığı gibi.
Fırsat bulabilseydim, benim de ona bir sözüm olacaktı: O helal etmediklerinin arasında hiç haramı-helali bilen olur mu?