Selma Erdal

Tüm Yazıları


Oku!...

  • 26 Temmuz 2019 Cuma


Sessiz sedasız geçip gidiverdi bir gün yine; geride yaşanmışlıkları bırakarak... Kim doğmuş, kim ölmüş; hiç birine aldırmayarak... İşte yine bir 25 Temmuz daha kopup gitti takvim yapraklarının arasından; üstelik o günü de kimseler umursamadan...Oysa bir başka 25 Temmuz'da önemli bir adam, hem de dünya genelinde bilinen, tanınan bir adam geçip gitmişti aramızdan... 2016 yılının 25 Temmuz'undaTarihçilerin Kutbu diye anılan bir büyük adam da Tarih olmuştu.Ama ne de çabuk unutulmuştu ki 25 Temmuz 2019 günü hiç kimse onu anımsamadı bile...Belki o Tarihçi kimliğiyle ülke genelinde İlber Ortaylı gibi "populer" olamamıştı, ama dünya genelinde tanınırlığı ve bilinirliğiyle; Tarihçilerin Kutbu olarak anılmıştı.İşte bu değerli Tarihçimiz'i saygıyla anarken ölüm günü nedeniyle; derim ki Tarih bilmek çok önemlidir. Ey Türk halkı; Tarih öğrenmek için öncelikle"Halil İnalcık" kitaplarını oku!...
Sıkça vurguluyoruz: Ne Kemalizm, Ne Marxizm…Tek Yol Magazinizm…
80 sonrasında apolitik bir toplumsal yapı oluşturma amacıyla; tarikatlarla birlikte futbolun yanı sıra bulaştırılan bir üçüncü virüs türü oldu şu "magazin" olgusu…Dolayısıyla artık toplumun dolgusu, yapı taşları yoz, yobaz, aymaz… Özellikle de magazine düşmeyeni; kimsecikler tanımaz, adamdan saymaz…7 gün, 24 saat enjekte edilmekte çok, çok taze magazin dozu…Ve giderek kalmıyor toplumsal yapımızın saygınlık ve değerler bağlamında tek bir kozu…Böyle bir toplumsal yapıda boy veren yeni nesil; yine döküldü üniversite sınavlarında sapır, sapır... Günümüz, dünümüzden daha iyi olsun istiyoruz,ne yazık ki olmayınca bizler de çekiyoruz kahır...İşte bu nedenle sürekli diyorum ki Ey Türk Genci; kitap oku!...
Öğünmek gibi olmasın; internetin etinden, sütünden, yününden yararlanmasını iyi bildiğimi söyleyebilirim. GOGOL okumuşluğum da vardır ama GOOGLE’ı çok daha iyi okuyorum. Örneğin bir anahtar sözcük yazdığımda; dökülen yan ürünlere ilişkin, uzak-yakın göndermelerine aldırmaksızın zıplıyorum, televizyon kafaların kanaldan kanala zaplaması gibi…Ne var, ne yok; araştırıyorum, okuyorum…Bu kadar okumak gözlere mi zarar, yoksa beyni mi yorar; hiç aldırmıyorum...
Ama ne işe yarar?...İşte bunu çok iyi biliyorum...

Çünkü bilgisizliğin, bilgiye ilgisizliğin ve de cehaletin egemenliğinin kol gezdiği bir ülkede...Giderek yaşamak zorlaşıyor.Çünkü gelecek dediğimiz günler; çoktan geldi bile...

Robotlar çalışanları işsiz...GDO'lu yavan besinler, insanları aşsız...Ve digital dünya da okurları kitapsız, gazetesiz, dergisiz bıraktı.Ve bu düzene "ancak ve ancak" uyum sağlayanlar, sağlayabilenler sağ kalacak diyorlar.Ama biliyorum; gerçek öyle değil, her koşulda güçlü olanlar; sürekli okuyanlar, bilgiyle donananlar olacaktır.Bu nedenle kendime de sürekli OKU diyorum!...