İlter Gözkaya Holzhey

Tüm Yazıları


Öfkeli Torunlar

  • 18 Mayıs 2018 Cuma


Gazeteci Baha Güngör, son kitabında Atatürk’ün çocuk ve torunlarını öfkeli olarak niteliyor. Halk TV’de konuşan Berlin’e gelen CHP milletvekilleri öfkelerini gösteriyorlar. Fakat sakin olup, geriye bakmak gerekiyor. Bugüne gelinceye kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün getirdiği reformun, yeniliğin izleri yavaş yavaş yok edilmeye çalışıldı.
Öfke, mantıklı düşünmeyi frenler, tarihten ders çıkarmayı engeller. Böylece doğru kararlar almayı zorlaştırır.
Demek ki önce geriye dönüp, bugüne nasıl gelindiğini anlamakla geleceğe yol verilebilir. Sosyal demokratlar öz eleştiri yapmak zorunda.
Bugün Türkiye’de görünen tablo çok kötü olmakla beraber, Cumhuriyeti korumak, demokrasiyi kurtarma çabalarıyla direnen azımsanmıyacak büyük bir kesim var. Bu nedenle Avrupa Birliği Türkiye raporunda kapıyı tamamen kapatmadı. Yeni dosya açılmayacak, ama diyalog devam edecek, Türkiye’de bir tek kişi değil, seksen milyon insanın yaşadığı nihayet fark edildi.
Umut en son ölür, o halde muhaliflerin bir araya gelmesi şart olmuştur. Demokrasinin çeşitli adlar aldığı zamanımızda, yalnız seçim sandık demokrasisi bir tek Türkiye’de değil, bir çok ülkelerde görülüyor.
Yasaklar hep ters etki yapar, 1980 askeri darbesi PKK terör örgütün bu kadar uzun süre Türkiye’nin başına belâ olmasını sağlamıştır. Daha sonraki darbelerle demokrasiye ara verilmiş, gelişmesi engellenmiştir.
Şimdi Avrupa’da Türk ve Türkiye düşmanlığı bir tek kişide birleştirilmiş, nefrete dönmüştür. Türk kökenli bir Almana hastanede başka odaya geçmek isteyince, ülkene git Cumhurbaşkanın baksın denebiliyor. Halkbuki onun ülkesi Almanya, o genç burada doğup büyümüş.
Bir öğretmen arkadaşım kendisi CHP’yi desteklediği halde, terapisti Türkiye Cumhurbaşkanı aleyhinde konuştuğu için tedavisini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Ayrı politik düşüncede olmak düşmanlık taraftarı olmamalı. Demokrasisi gelişmiş bir ülke olan Almanya’da da liberal demokrasi sınav veriyor. Yurtdışı Türklerini Avrupa’da zor günler bekliyor, ama AKP taraftarlarına daha zor günler gelecek. Zira AKP’yi seçenler Almanya gibi demokrasisi gelişmiş bir ülkede özgürlüğünü yaşıyor, ama bunu ailesinin geldiği ülke için uygun görmüyor, diye düşünülüyor.

-2-

Gazeteci Baha Güngör, 1950 yılında İstanbul’da doğdu, 1961 yılında Almanya’ya geliyor. Yüksek tahsilini tamamlayarak çevirmen olarak çalışıyor, Yüksek Halk Okulu’nda ders veriyor. 1976 yılından beri gazeteci. 1984-1999 yılları arasında Ankara ve İstanbul’da Alman Basın Ajansı(dpa) nezdinde çalışıyor.
1999-2015 yılları arası DEUTSCHE WELLE’de (DW) Türk Redaksiyon bölüm yayın yönetmenliğini yapıyor.
Görevi icabı, çok yakınen Almanya Türkiye ilişkilerini takip edebilmiş. Zor şartlarla biz ilk nesil çalışırken, bilgilerimiz kopuk kopuk, puzle gibi. Bir bütün resim çkarmak ve Türkiye siyasi tarihini anlamayı arzu edenler bu kitabı mutlaka okumalı. Ayrıca Türkiye’ye Almanya’dan tamamen geri dönen veya tahsilini Almanya’da yapmış olan gazeteci ve biliminsanları da bu kitabı okursa, Almanya Türkiye ilişkilerinin tarihini daha iyi kavrar. Avrupa Birliği’nin Türkiye için geleceği lokomotif Almanya olduğu bilincinde olan gazetecilere de yol gösteren iyi bir kaynak olacaktır.
Güngör Bey, toplantı, panel, seminer, TV tartışma programlarında hiç ara verilmeden Türkiye konusu işlenirken kalemi eline alıp bu kitabı yazmış. Bilir bilmez konuşmalara cevap olarak tarihi çok detaylı sıralamış. Almanlar için yazmış, fakat yurtdışı Türkleri de mutlaka okumalı diyorum, bilhassa Almancası Türkçe’den daha iyi olanların komşu ve arkadaşlarının sorularına doğru cevap vermesi mümkün olur.
Baha Güngör’ün adını duyardım, ama televizyon yayınlarında düşüncesi başvurulunca dikkatimi çekti. Yanıtları nesnel olarak veriyor, bir tek kişiye saplantının yanlış olduğunu anlatıyor. Türkiye’nin bugünkü Cumhurbaşkanı birden bire gökten düşmedi, nefrete dönüştürmeden yanlışların adı
konmalı.
Dini politik amaca alet etmeyi deneme çok öncelere dayanıyor. Uyaran araştırmacı biliminsanları, gazeteciler katledildi, Uğur Mumcu gibi. Bu nedenle geriye dönüş, Atatürk’ün reformlarını tekrar canlandırma CHP için pek kolay olmayacak.
AKP seçmenlerini dinlemek, kucaklama, onları anlamaya çalışma zamanı hâlâ geçmiş değildir. Geçmişte kibirli, halka yukardan bakan elite kemalistler bugün CHP’de doğru yoldadır, halkı dinlemeye devam etmelidir.
Referanduma evet diyen bir öğrencim, Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan kırgın ruhumuzu okşuyor, onurumuzu geri veriyor. Kaybeden değil kazanan olarak görüyor, Almanlar sizi istemiyorsa, benim Türkiye’nin sizlere ichtıyacı var. Dışlanmamak için mükemmel olmak zorunluluğu yok. Batı Türkleri, Türkiye’yi hep dışladı. Devlet politikası olmadan kendi gayretimle uyum sağladığımı, başardığımı çoğunluk toplumu hiçbir zaman görmedi, diyor.
Türkiye düşünce basın özgürlüğü, herkes için adalet, laik hukuk devleti olma şartıyla NATO ve Avrupa’ya, insanlık değerlerine tekrar dönerse lâyik olduğu yeri alacaktır.

Hoşça kalın!
-3-

Mutlaka okunması gereken bu kitap:
Baha Güngör, Atatürks wütende Enkel, Die Türkei zwischen Demokratie und Demagogie.
Verlag J.H.W. Dietz Nachf. GmbH, Bonn 2017
ISBN 978-3-8012-0511-9