Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Ödp Kongresi ve Sonuç Bildirgesi

  • 13 Mart 2018 Salı


Burcu Cansu, ÖDP’nin 9.Kongresini aktarıyor. Kongrede Korkut Boratav konuşuyor. Kongre bitiminde 11 maddeden oluşan bir sonuç bildirgesi sunuluyor. Her madde ülkemize ilişkin temele sorunları dillendiriyor. Bu bildirgenin 5,6,7. Maddelerini okurlarımla paylaşmak istiyorum:
“Prof. Dr. Korkut Boratav: “Şanslıyım ki sosyalist bir ailede büyüdüm ve kendim de bu fikre sahip çıktım.Sabahattin Ali amcamdı. Mahir Çayan öğrencimdi... İkisi defaşizmtarafından katledildi. Aklım yettiği, ömrüm elverdiği kadarı ile dünyayı tahlil etmeye çalıştım. Ve sizlere şunu söylüyorum: Emperyalizm ve kapitalizm ölmüştür ama farkında değildir. Ve ölüm sancısı çekerken de faşizmi tırmandırmaktadır.”
“Chp Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu: “Biz bu ülkede yüzde 99’uz. Bu gerçeği bilerek yola çıkarsak başkanlık sonucu değişir. Hepimizin bu şekilde düşünmesi gerekiyor. Sol denildiğinde fakirleştirici bir politika düşünülmüştür. Yeni sol ile kalkınmayı da tanımlayabiliriz. Neo-liberalizm çöktü diyoruz, nasıl çöktüğünü anlarsak yeni düzeni de kurabiliriz.”
Şimdi sırasıyla sözünü ettiğim maddelere bakalım:
“Gelir ve servet adaletsizliklerinin düzeldiği; ekonominin borsa endeksi, döviz kuru rakamlarından değil; üretim, istihdam, yeni buluşlar üzerinden değerlendirildiği; vergilerin sade yurttaşların günlük harcamalarından değil; kârdan, faizden, mal mülkten alındığı kamucu bir ekonomiyi kurmaya kararlıyız. Her koyun kendi bacağından asılır zihniyetine dayalı piyasa toplumunun yerine sermaye karşısında; kamu çıkarının, kolektif mülkiyet biçimlerinin egemen olduğu; emeğin egemenliğinin geçerli olduğu kamucu bir ekonomiye bir yol açalım.”
“Eğitimde İslamcı referansların egemen olmasına, gerici zihniyetin yaygınlaşmasına karşı laik-bilimsel eğitimden yana olacağız. Sağlık hizmetlerine erişim hem insanlarımızın esenliği hem de toplumun geleceği açısından hayati önemdedir. Sosyal güvenlik sistemi de yurttaşlarımızın, ileri yaşlarında hastalıklarında, maluliyetlerinde rahatlıkla ve huzurla yaşayabileceği bir nitelikte olmalıdır. Tüm bu sosyal hizmetlerin özelleştirilmesine, kar ve aç gözlülüğün parçası haline gelmesine izin vermeyeceğiz.
Kamuculuk anlayışımızın en önemli köşe taşlarından biri olduğu yurttaşlarımızın eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi temel sosyal hizmetlere eşit, nitelikli ve parasız erişilebilir biçimde sağlanmasına bir yol açalım.”
“Türkiye 80’lerden beri özelleştirme-liberalleştirme uygulamalarıyla sermaye karşısında emeğin güçsüzleştirildiği neo-liberal politikalar izliyor. Taşeronluk; geçici, kısmi zamanlı, parça başı çalışmanın egemen olduğu esnek emek biçimleri yaygınlaşıyor. AKP rejiminde özellikle OHAL uygulamaları altında emeğe yönelik baskılar yoğunlaşıyor. Emeği daha da güçsüzleştirecek ve güvencesizleştirecek bir hat izleniyor. Emeğin özgürce örgütlenebildiği, grev ve toplu sözleşme hakkının sonuna kadar kullanılabildiği, işlerin ve iş saatlerinin adil paylaşıldığı, işsizlik fonunun sermaye çıkarı doğrultusunda talan edilmediği emeğin egemenliğine bir yol açalım.”
Son vurgu ise çözüme ilişkin:
“Sırf çözüm önerilerimizi sıralamakla yetinemeyiz. Esas meselenin toplumu ve ülkeyi değiştirmek olduğunu unutamayız.
Devrime bir yol açalım…
Tek yol devrim!”
Siyasi partilerin temel görevi, ülke sorunlarına çözüm üretmek, bu çözümlerini uygun araçlarla(eğer kaldıysa) kitlelere ileterek iktidarı talep etmektir. Bu açıdan bakıldığında büyük parti, küçük parti tamamen görecedir. Asıl büyük olan sorun algısı ve önerilen çözümlerdir.