Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Nereye kadar taşınacak!..

  • 28 Kasım 2018 Çarşamba


Bu ülke taşıyamayacağı kadar çok ağır bir yükün altında,
Nasıl ve nereye kadar taşıyabilecek?
Şu an Dünyada Global Kriz yaşanmadığı halde ülke yoksullukla boğuşmakta,
En acısı da Kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olduğumuz halde İthalata bağımlı hale getirilmişiz,
Global Kriz kapıda,
Sanki Karakış kapıda der gibi.
ABD de ve Avrupa ülkelerinde de kriz tamtamları çalınmakta,
Nasıl kalkacağız o zaman bu yükün altından,
Dünyanın ,tarımsal olarak kendi kendine yetebilen 7 ülkesinden biri iken,
Şu an neredeyse tarımsal tüm ürünleri ithal eder durumdayız,
Nasıl geldik bu duruma,
Ya da nasıl getirildik bu duruma.
Vatandaş olarak hangi siyasal görüşe sahip olursak olalım ŞAPKAMIZI önümüze koyalım ve sağlıklı bir düşünelim,
Nasıl bir cevap verebiliyoruz görelim
Emperyalizm kuşatmasını öncelik sırasını ülkenin durumuna göre koyuyor,
Kiminde sanayi,teknoloji ihracı ederek,
Kimine Tarımsal girdi ve ihtiyaçları ihracı ederek,
Kimine de Eğitimini çökertip,sağlıkla birlikte bağımlı kılarak yapıyor.
Bize önce Tarım girdileri, Gıda üretimi ve Feodalizmi destekleyerek Toprak ve Tarım Reformlarını engelleyerek,boğulması gereken Feodalizmi canlı tutarak ülke kıskıvrak kuşatıldı,
Sonrası malum,
Her şeyimizi bağımlı kılacak saldırılarını yoğunlaştırıp Ülkenin her şeyini hükmederek,
Siyasal iktidarı eline geçirerek halkı hiç yerine koyarak KEMALİST Devrimlerin getirilerini bir, bir etkisiz kılarak bağımsızlığımızı rafa çaktırtmadan kaldırarak.
Öncelik sırası Anadolu topraklarını yeşerten Tarımdaki yapılaşmanın önünü tıkamaya,
Feodal beyleri hızlı bir şekilde Siyaset kurumunun,yani demokrasiye müdahale ettirerek toprak ve tarım reformunu engelleyerek,
Sonuç tarımdaki yenileşme,teknikleşme ve kalkınmayı engellemek için de siyaset kurumunu Ağaları eliyle müdahale ettirdi,
Ülkenin Aydınlık geleceği olan KÖY ENSTÜTKLERİNİ kapattırmakla işe koyuldu.
Tarım denince aklınıza ne gelirse onu engelledi,ürettirmedi,çağdaş tarımı,makineleşmeyi,teknolojik gelişmenin önünü engeller çıkartarak gerici ve hatta kendine hizmetkar Toprak ağalarını ülkenin yönetimini teslim ettirdi,
Hatırlayınız,bizim yaş gurubu olanlar çok iyi bilir,ilk okullarda bize Amerikan Süt tozu ile yapılan süt,yoğurt,katı yağ gibi beslenmeyle işe koyuldular hayvancılığımızı yok etmeye.
Zaten Aydınlanma Ocaklarını,Neferlerini yok ettirdiniz mi iş tamamdır,
Tam da öyle oldu.
Demokrat Partinin iktidarı tam da böyle oldu,
Aydınlanmamış Osmanlı kalıntıları içinde Cahil Halkın din duygularını kamçılayarak
Hatırlayınız yada okuduğunuz kaynaklardan hatırlarsınız,
Neydi Demokrat partinin söylemlerinden biri “Siz isterseniz HİLAFETİ bile Getirirsiniz” demiydi.
Yıl kaç
1950
Kuşatma,11 Kasım 1938
Bağımsızlık benim Karakterimdir diyen Gazi Mustafa Kemal ATATAÜRK’ ün
Gözlerini yumduğu günden sonra ,
Kuşatamadığı Türkiye Cumhuriyetini Gazinin bu fani dünyadan göç etmesinden sonra Emperyalist amaçlarını ulaşması çok kolay olmamasına rağmen bu günlerde getirip tam teslim alma koşullarını yarattılar.
Sağ tarafına Ümmetçi ,Mukaddesatçı, sol tarafına merkez diyerek Kemalizm’i sömürüp hizmetkarlığı soyunanların desteği ile BOP eş başkanlığı ile tam teslim bayrağı çekilmiş oldu.
Tek kurşun bile atmadan Teslim alınmış olundu.
Kurşun atılmadı mı,
Kendi kendimize, içimizden kardeş kardeşi kırdırarak,
Bu yükü nereye kadar taşıyacak bu Millet,
Bu halk üç kuruş yardımlarla nereye kadar güdülecek,
Uyuyan bu DEV Millet elbet bir gün uyanacak,
Ama Zaman durmuyor,akıp gidiyor,
Uyan artık,yükün ağır…