Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Nerden Nereye - 9 -

  • 13 Temmuz 2019 Cumartesi


Değerli okurlarım,nereden nereye yazı dizimin 9’uncusuna geldim,sadece 1923-1960 yılları arasında yeniden inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yapılanların tespit edebildiklerimin bir kısmını sizlere aktarabildim.Bu tespitlerimi tek,tek yazmaya kalktığımda kalın bir kitap’a bile sığmayacağını bilmenizi isterim.
Yakın tarihimizi yani 1960’dan sonrasını bizim kuşaklar bildiği için ve zaten okumaya yatkın insanların da bizim kuşaklar olduğu için yazı dizimi burada bitirmek istedim.Yani Nereden Nereye 9 da bitirmek istedim.
Değerli okurlarım 1923-1940 arası Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş yıllarıdır,
Tek parti yönetimidir ve tek lider ve ancak bu Lider yoktan var etmeyi kendine inandırmış, etrafındaki yol arkadaşlarını da bu inancı verebilmiş bir liderdir.Ve verdiği tüm kararları Halkının vekilleri ile tartışarak ve öyle karar vermiş,Milletin iradesinin temsilcilerini ikna ederek, onlara güven vererek,desteklerini yanına alarak Milletin temsili Meclisten karar çıkartarak yapmıştır.
Yapamaz diyenlerin,
Mümkün değildir diyenlerin dudaklarını uçuklatırcasına Ülkenin dört bir tarafına ayrım yapmaksızın o dönemin koşulları içinde imar etmiş,yatırım yapmış,ve aydınlanma çağını açmıştır.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün 10.yıl nutkunda söyledikleri gibi.
Hedefi tam BAĞIMSIZ Türkiye Cumhuriyetinin sağlam temeller üzerine oturtarak ebediyen yaşamasının garantisini oluşturmak.
Ne acıdır ki Ölümünün ardından yönetime gelenler bu tam BAĞIMSIZLIK ilkesini göz ardı ederek Emperyalizme göz kırpmışlar,yaratılmaya çalışılan bir çok değerin yanında ödünler vererek çözümler aramışlardır.
Hele 1950’den sonrası ise Milli irade diye,diye iktidarı ele geçirmiş,milli iradeyi siyasi manevralar ile kandırarak iktidarı elinde tutmayı becerebilmişler,ne acıdır ki yaptıkları tüm hizmetleri,yatırımları unuttururcasına belki hak etmedikleri bir şekilde iktidarları son bulmuştur.
Belki yazılarımın tamamını takip edip okuduysanız bunun böyle olduğunu göreceksiniz.
1923-1960 arasında tek parti yönetimi vardı ve Parti devleti yaratılmıştı ancak 1930 kadar Milli iradenin temsilcisi Meclisten kopmadan yönetilmiş Devlet, ondan sonrası elbet milli iradenin temsilinin yanında doğru yada yanlış Lider yönetimleri hakim olmuştur.
1960-2002 yılları arasında ülkenin yönetimi gerek Koalisyonlar gerekse meclis çoğunluğuna dayalı parti iktidarları tarafından yönetilmiş olmasına rağmen,bir çok çalkantı ve engeller ile karşılaşmış olsa da yatırımlardan hiç vaz geçilmemiştir.Mesela İskenderun Demir Çelik,
Seydişehir Alüminyum tesisleri ,GAP,KEBAN,ATATÜRK barajları gibi.
Bütün bunların yanında 2002 de iktidarı eline geçirenlerin tek başlarına iktidar olmalarına rağmen bu güne kadar yapılanları herkes gibi gözler önüne serdiğimizde karşılaştırma yapma olanağı bulacaksınız.
Ülkeyi rant ekonomisinden başka hiçbir katma değer kazandırmamışlardır.Mesela bir İskenderun Demir çelik gibi üretim ekonomisine katkı veren tesis kazandırmamışlardır tam tersine var olanları da özelleştirme adı altında RANT’a kurban etmişlerdir.
Bırakınız yapmayı,2002 ye kadar yapılanlardan kaç tanesi hala varlığını devam ettirebilmektedir bunu bir düşünün.Böyle bir anlayışla bu ülke ancak bu günlere böyle getirilmiştir.Üretmeden varlığımızı sürdüremeyeceğimizin farkına varmadan nasıl devam diyeceğiz.Bütün bunları düşünün diyerek bun yazı serimi oluşturmaya çalıştım.
Tek başına iktidar olmak mesele değil,Tek başına kalkınmışlığı,Ürettirmeyi hedeflemek ve halkının refah seviyesini yükseltmek önemlidir.
“Üretmeden TÜKETEN Milletlerin sonu hüsrandır”.
Bunun bilincinde olarak yeniden yapılmaya hazırlanmak gerek…