Selma Erdal

Tüm Yazıları


Neler Oluyor Hayatta?...

  • 13 Mayıs 2020 Çarşamba



Corona Virusu ne çok şeyden yoksun bıraktı bizleri, ah ne çok!...Dilediğimizce sokaklarda gezemiyoruz. Dilediğimizce alış-veriş yapamıyoruz. İnternet ortamında, sanal marketlerden yaptığımız alış-verişlerde; ne çıkarsa bahtımıza, bazen sağlam, bazen bozuk ve bazen de taze, bazen de bayat yiyecekler düşüyor payımıza...Öyle ülkeyi yönetenlerin, tepelerden buyruklar verenlerin yaptığı açıklamalarda olduğu gibi ne halin nedir diye soran, ne de bir lokma yiyecek, bir yudum içecek getiren yok, ola ki internet ortamından alış-veriş yapamıyor olsaydık..Her şeyden önemlisi; gazetemiz Mavi Didim bile, yalnızca Salı ve Cuma günleri yayınlanıyor, okurlarımızla haftada ancak 2 gün buluşabiliyoruz.Her gün yazı yazmanın özlemi içindeyiz elbette, ama ne diyelim?... Sağlık olsun, güzel günler yeniden gelecektir elbette... Umutluyuz.


Maske dağıtamayalar...Ülkede ne varsa halka eşit olarak dağıtmayı becerebildiler...Kişi başına düşen ulusal gelir-siz-lik… İşsizlik... Hukuksuzluk... Baskı... Otorite... Saymakla bitmez...Sıralayınız eğer üşenmezseniz başka ne varsa, şimdi top sizde... Gün olur da ülkede sandıklar kurulduğunda, sizi kandırdıklarını sananlar kara, kara düşünsünler bu yaşananlar nedeniyle...
Sonuç olarak maskeleri internet üzerinden alacağız bu gidişle... Çünkü 65 yaş üstü Pazar günleri, 4 saatliğine sokağa çıkacaksa, maskesiz çıkamayacak... Diğer günlerde de sokağa çıkamadığına göre "eğer ki internet satışları olmasaydı" maskeye nasıl ulaşacaktık?...Atalarımızın dediği gibi hem eğ, hem de dökme!... Neyse ki çağa ayak uyduran, kendisini "update" eden ikinci bahar gençleriyiz de... Yoksa vay ki, vay halimize!... Bu arada ben de özentilik yapmış olmayayım; kendini "update" etmek, güncellemek, değişen koşullara göre kendini yenilemek, çağdaş gelişmeyi yakalamak gibi geniş kapsamlı bir anlam içerir bilindiği gibi...

Yabancı sözleri olur, olmaz ya da gerekli, gereksiz kullanma, dolayısıyla da Türkçemiz'i kirletme alışkanlığı sürüp giderken... Yer verelim bir başka söze daha... ki o da empati...Empati dediğin; iğneyi kendine batırıp, çuvaldızı başkasına batırmak gibi bir olguDahası kendini başkasının yerine koymak...Türkçemiz varken nedendir bu yabanın diline özenmek?...

Ve bu arada gözümüzden kaçmadı. Şu Corona günlerinde pek çok alavera, dalavera eşliğinde yaşanan olaylar arasında... Arda yeniden Galatasaray Takımında... Mübarek olsun, maaşallah!...
Bu arada siz, siz olun; yine de gevşemeyin, aldığınız önlemlerden geri dönmeyin. Okyanus ötesinden aldığımız son talimatlara göre; asla sokağa çıkmamalıymışız ve asla kimselerle görüşmemeliymişiz. Aşı bulunana ve de bizler aşı olana kadar...Öyle buyuruyor bizim Okyanus ötesindeki otorite...Bizleri evlerine çağıran ya da Haziran'da yasaklar kalktığında bize gelmeyi düşünen dost ve arkadaşların bilgisine...Bu arada yanlış algılara kapılmayınız reca ederim; bizim için Okyanus ötesindeki otorite USA'da bilim adamı olan oğlumuzdur, sakın ola ki akıllara yanlış düşünceler gelmeye..Dolayısıyla Coronalı yaşamın şarkını söyleyelim, dostlarımıza, arkadaşlarımıza, sevdiklerimize!..."Seni uzaktan sevmek, aşkların en güzeli"

23 Nisan, 1 Mayıs ve şimdi de 19 Mayıs; yine evdeyiz, yine ulusal bayram kutlamasından yoksun bırakılacağız.Ama Haziran geldiğinde, ansızın normalleşme olasılığı; hiç inandırıcı geliyor mu sizlere?... Gelsin, gelsin!... Ne de olsa Haziran'ın ardında, Temmuz var; Temmuz ayında da ne günü var?... Kim bilir ne görkemli kutlamalar gerçekleşecektir; 15 Temmuz günü geldiğinde?...Veee… Kutlama demişken, bir kutlama da gelsin bizden...Atamız'ın dediği gibi; bu ulusun efendisidir KÖYLÜ!...Kutlu olsun 14 Mayıs Çiftçiler Günü!...