Selma Erdal

Tüm Yazıları


Neler oluyor?

  • 31 Ekim 2018 Çarşamba


Eğer AKP'nin Cumhur İttifakı bozulursa diye;apartda bekliyormuş HDP...
Hani HDP kötü idi, özellikle CHP onlarla yakınlaşıyor diye, hep birlikte "vatan haini" damgası yemişlerdi. Oysa bugünlerde yayılan söylencelere göre MHP ve HDP, AKP ile yakın olma yarışına girişmişler. Hani Cumhur ittifakı bozulur, MHP'nin tekeri dönmezse, istepne var burada diye bağırmaya pek hevesliymiş HDP... Askerlerin donması, Andımız kavgası...Sanki bu gidişle yarayacak gibi HDP'ye...
Bu yaşananlar sırasında ATATÜRK'e, Devrimleri'ne, İlkeleri'ne ve en önemlisi de Misak-ı Milli sınırlarımıza karşı olanlar iyot gibi açığa çıkmış oluyorlar bu cilveleşmeler sırasında...Her an kurulabilecek ıttifaklar bağlamında...Ola ki böyle bir ittifak gerçekleşirse...Sur, çukur, kusur; her şey unutulur...Yeniden açılır AÇILIM defterleri...
Ve belki de yeniden işitilir "Avrupa Birliği'nin yolu Diyarbakır'dan geçer " söylemleri...
Ülke kurutuluyor, kuruyor,dönüşüyor çöle,çöl de bağışlanıyor Araplar'a...Arap toprakları Kenan halkına...Işte o zaman işlem tamam olacak...Daha da açarsak sözlerimizi...
BOP dediğin işte bu...Israil'e KENAN toprakları.
Araplar Türkün yurduna...Arap petro-dolariyla da Türkleri Anadolu'dan kovala...Bu bir Amerikan oyunu bizi yonetenler de bu oyunun piyonu...Yillar önce dinci Arap örgütleri "İstanbul başşehrimiz olacak,şeriatın sancağını oraya dikeceğiz" dediğinde gülüp geçti herkes...ÖZAL ile başlayan istila, isgal bugün bu boyutlarda, Bursa'nın Suriyeli milletvekili bile var Atatürkün kurduğu Meclis'de...
Tarih gerçekleri biliyor, Tarihçiler yazıyor; 1917 yılında Filistin çöllerinde esir düşen Türk askerlerine, İngiliz'in koynuna giren Arap, bir bardak su vermedi diye...Oysa bugün savaşmadan, tek kurşun atılmadan bizim ülkemizi veriyorlar Araplar'a...

Biliyorum...Bizi aydınlatan Cumhuriyet, Devrimler, Güneşimiz ATATÜRK...Diğerleri ki ülkede olan biten us dışı eylemler, söylemler, yaşananlar güldürüyor bizleri,ama acı. acı...
Durum giderek kötüleşdikçe...Kurnazlarin coğunlukda olduğu bu ülkede akıllı olmak en büyük tehlike...En iyisi işi deliliğe vurmak...

Yaklaşık 15 gün öncesinde yazdim,sordum "Didim CHP'de kadınlar nerede?" diye...Neyse ki bir kadın aday adayı çıktı Başkanlık yarışı için ve "ben de varım" dedi... O aday adayı;Avukat Nesrin Sandalcı...Yolu açık,engelsiz olsun... Üstelik söylemleri de Didim için, Didimli için...Gerçi pek çok değerli aday adayı var Didim'e ve Didimli'ye hizmet sunmağa hevesli...Bakalım kimin adaylığı kesinleşmiş olacak?... Umalım ki halkın gönlünü kazanacak, kendinden önce, kentini düşünecek, partizanlık yapmadan, öncelikle Didim'e ve Didimli'ye hizmet edecek bir Başkan kazansın kentimizde...
CHP'den söz açıldığında hep anılarım depreşir...
Yıl 2000...
Bursa CHP il kadın komisyonu başkanlığına getirildim...Yemek duzenlenecek,biletleri sat dediler...Satış sonunda elde edilecek para ile önceki donemin yemek borcu ödenecekmiş...Baylar, bayanlar yemek yiyecekler; bizim gibi çaylaklar bilet satacak,geçmiş yönetimn borcunu ödeyecek...Sonra da gelecek yeni bir çaylak da, bu dönemin yemek paralarını ödemek için düzenlenecek olan yemeğin biletlerini satacak...
İlk yönetim Kururlu toplantısının ardından; ayrıldım "yemek bileti satma" görevinden... CHP'lik serüvenimi onbeş günde sonlandırdım...
Yıl gelmiş 2018'e...Ne değişen var, ne de çalışan,ne de halkla kaynaşan, halkla sorunlarını konuşan partililer...
Ah CHP, ah!... Memurcukken siyaset yapamayan ya da evde canı sıkılan menopoz hatunlar misafir günü niyetine parti etkinliklerinde yer aldıkça... Yemekler, çay partileri,kermesler ve piknikler düzenledikçe... Umarım bu yerel yönetim seçimleri sonrasında da...Birileri bir kez daha "At ve Üsküdar" muhabbetleri yapmazlar sana karşı...
Üstelik oy deposu Suriyelier...ki bu konuyu çok kaşıdık mı kızıyor egemenler...
İşte bu durumda da ben kızıyorum...Çünkü yazılarımla CHP'nin yapmadığı muhalefeti yapıyorum, sonra da yargı ile burun,buruna kalıyorum...Muhalefet yapması gereken vekillerse maaşlarını ceplerine atıp,koltuk sefası yapıyorlar. Oh ne ala memleket!...
Sahi bu arada; bütün televizyon kanallarında "muhteşem" bir duyum vardı, geçdiğimiz hafta, sanırım bilginiz olmuşdur.
Bir dönemin ünlü İngiliz şarkıcısı Snead O'Conner adlı hatun, İslamiyet'i seçmiş...
Yine bir İngiliz şarkıcı Cat Stewens "ki artık ona Yusuf İslam deniyor" gibi o da Müslüman olmuş.
Snead'ın kazınmış saçlarını gördükçe...Ve birileri de Türban diye ülkeyi gerdikçe...derdim ki:
-Saç yoksa, türban da yok ; stil ikonumuz Snead O'Conner...
Oysa hatun ermiş de bizim haberimiz olmamış... Yaş ilerleyip, kemale mi ermiş, yoksa gözden düştüğü için bunalıma mı girmiş bilinmez... Ama bizim artiz takımından feyz alıp, dünyalığı yaparım, Cennet'e de kapağı atarım diye düşünmüş de olabilir. Hayırlara vesile...Sevinsin İslam alemi de kasıla, kasıla... Papaz Brunson; bizleri Hristiyan yapamadı ama Müslümanlar kapıverdiler buğulu sesli nisayı... Şimdi onun sesinden ilahiler nasıl da olur Rahmani...
Çok yakında ziyaret eder ülkemizi;Hagia Sofia, değil müze, olmalı Hacı Safiye Camii bile dermiş örneğin, mesela...Sahi Safiye adı da çok bir yakışır ona; acaba Müslüman adı olarak neyi seçmiş?...
Gül döneminde, Kraliçe Elizabeth nineniz de Bursa Ulu Camii'de Kur'an dinlediğinde...Prens Charles'ın bile Müslüman olduğu yayılmışdı kamusal alanda...Sonra bir baktık ki bizler mest olurken bu yalanda; Bursa'nın ve de Yalova'nın kıyıları, İngiliz moruklara dinlence beldesi...Meğer o arada parsel, parsel İngiliz olmuş Didimli'nin kenti...
Neler oluyor?...Daha da neler olacak?...Çok hızlı akıyor zamanda ilginç olaylar resmi geçidi...