Selma Erdal

Tüm Yazıları


Naylon Torba Çevreciliği

  • 14 Aralık 2018 Cuma


Sonu "SA" ile biten Fransız kökenli alışveriş dükkanında, kasanın başında aldıklarımı koymak için "naylon torba" istiyorum kasiyer kızdan 13 Aralık 2018 günü...Suratında bir afra, bir tafra; "1 Ocak'dan sonra torbaları parayla alacaksınız" diyor...Gazete okuyorum, televizyon izliyorum; konuyu biliyorum diyorum.Benden sonra sırasının gelmesini bekleyen yaşlıca bir beyefendi de "parayla naylon torba satın alınması" kararını eleştiriyor. Kasiyer kız hemen atlıyor; "Siz anlamıyorsunuz, ne olduğunu bilmiyorsunuz, birşeyden haberiniz yok,çevreyi korumak için torbalar parayla satılacak" diyerek bir kez daha girişiyor söze ki bizler yaşlıyız ya neredeyse bunaklar diyecek de... Ne diyorsun sen diyoruz ikimizde... Allame-i cihan kasiyer hanım kız ;çevre bilinci dersi verecek aklı sıra bize... Ve özellikle de bana...Beyefendi karşılık veriyor "naylon torbaları parayla satmağa kalkışıncaya kadar alınması gereken ne çok önlem var, ondan haberin var mı senin?" diye soruyor.Eşeğini dövemeyen, palanını dövermiş örneğinde olduğu gibi kasiyere açıklamalar yaparken beyefendi...Benimki de can değil mi?...Sabrım taşıyor; dökülüyor sözler dilimden...-Ben senin belki de henüz doğmadığın günlerden beri "naylon" karşıtı yazılar yazarım, üstelik de bilimsel içerikli...Sen kulakdan dolma, ezberletilmiş sözlerle, kakma çivi, sokma akıl söylemlerle;çevreyi kurtaracağını mı sanıyorsun?...Bak Didim sokakları karbonmonoksitli yasaklı kömürlerle nasıl da kirli havalı... Tüm canlıların soluk almasına zararlı bir hava var dışarıda; buna karşı söyleyecek bir sözün var mı?... Ah be canımıniçi; çevre bilinci naylon alışveriş torbasına indirgenmiş yükselen yeni neslin internet akıllı, google bilgili bireyi... Dışarıda soluduğun karbonmonoksitli kömürle, kısalan ömür arasındaki denklemi kuramayan gencilim...Yapılaşma uğruna sökülen ağaçlar, denizden çalınan kıyılar, hava kirliliğine neden olan araçların egzost gazları, içme sularına ve denizlere karışan kanalizasyon ve kimyasal içerikli atık sular...Çevre sorunlarına neden olan insan kaynaklı olumsuz tutum ve davranışları daha da saysam; kafan karmakarışık olacak... Yılbaşından başlayarak parayla satacağın naylon torbanın içine sığmayacak...A benim yavru kuşum, civcivim; yarın doğuracağın çocuk içecek su, yiyecek ekmek, soluyacak hava bulamayacak...Ama sana buyruk verildiği gibi, sen naylon torbayı parayla satınca bilesin ki çevre kurtulmayacak...Çünkü öylesine büyük yanlış tutum ve davranışlar var ki çevre ve doğa karşıtı...Örneğin; rant söz konusu olduğunda, etkilisi de, yetkilisi de kılıfına uyduruyor ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRME RAPORLARI'nı bile...Senin ve doğuracağın çocuklarının çalıyorlar geleceğini...Bunlardan yana bir bilgin, bir düşüncen, söyleyecek sözün var mı?...Sıkma canını; yılbaşından sonrasını bile beklemeden, bir sonraki alışverişe geliriz bez pazar torbalarımızla...Annelerimiz gibi...Gerçi annelerimizin pazar torbaları Merinos Sümerbank basmalarından dikilirdi. 60'lı yıllarda naylon bu ülkeye "modernlik, çağdaşlık, yenilik" diye girdiğinden beri...Ne Sümerbank basmalarımız, ne İpekiş yünlülerimiz, ipeklilerimiz, ne de insan sağlığına uygun, yaşanabilir kentlerimiz kalmadı...Nasıl ki "sözde insan sağlığı için" sigara kullanmak yasaklanıyor ama GDO'lu, mısır şuruplu, soyalı ürünler halkın sofrasına ulaşıyor... İşte naylon torba üzerinden çevreyi kurtarmak da öyle bir şey...Yarım, yamalak...Dostlar alışverişde görsün...Gerçek anlamda çevre dostu olmak, çevreyi korumak, ülkenin, ulusun yarınlarını kurtarmak...Büyük sorumluluk ister, özveri ister, özel çıkardan önce kamu çıkarını, yararını koruyup, kollayıp, gözetmek ister...Sonuç olarak bütün bunlar bir naylon torbaya indirgenemeyecek ince işler...
Ve bir anımsatma yapalım bir de balıklar için çevre ve gelecek üzerine üç beş söz söylemişken:2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Gerı kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek.İşte bu nedenle;Gelecekde alık, alık sormak istemiyorsanız; NEREDE DENİZLERİMİZDEKİ ONCA BALIK?... Başlayınız sormaya siz de; SENİNKİ KAÇ SANTİM diye... Ve yakaladığınız balık 20 cm'den küçükse...Büyüsün diye atın denize gerisin, geriye...