Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Nasıl bir dostluksa bu.

  • 28 Şubat 2018 Çarşamba


İsrail de aynen ABD gibi, son yaşananlardan sonra teröre açık destek veren bir devlet olduğunu kanıtlamış oldu. Bunun doğrulandığını aynı konuda her sefer söz eden siyasi parti liderlerinden de duyuyoruz. Evet bu doğru. Duyuyoruz duymasını da, bu konunun yanlış olduğunu ve Ortadoğu da yaşanan tüm olumsuzlukların başında olan bu ülkenin birileri tarafından yönetildiğini yıllarca söylemekten dilimiz damağımız kurudu. Şimdi ne olduğunu görmek ve ortaya çıkan resmi algılamak için siyasetçi veya alim olmana gerek yok. Bu gün yaşananlardan da anlaşılacağı üzere, hem yanımızda hem de PYD yanında olması pek inandırıcı gelmiyor bana.

Amerika Birleşik Devletleri, yıllardır sürdürdüğü politikalar sonucunda nihai sonuca varacak olan ve bu şartlar yerine getirildiği taktirde Ortadoğu’yu kan gölüne döndürecek olan girişimini sonunda hayata geçirmiş oldu. Kısa adıyla BOP denilen ve çoğu kişilerin henüz açılımını bilmediği Büyük Ortadoğu Projesi’nin sanırım sonu bu son açıklamalar olan kısmı olsa gerek. Yıllarca yapılan tüm çalışmaların semeresinin sağlandığını burada görmemek biraz amiyane tabirle aptallık olur diye düşünüyorum.
İsrail devletinin 1947 tarihi itibariyle kurulması aşamasından sonra, bölgedeki gelişimi için gerekli yapılanmalar sağlanırken, son yılların flaş konusu ise BOP projesi adı altında yapılan çalışmalardı. Bazı siyasilerin, siyasi çıkarlar doğrultusunda verdiği destek, ABD ile olan müttefik ilişkimizin sonucu olup, getirisinin ne olacağı hakkında hiç düşünülmeden yapılan desteklerdi. Bunu yanlış olduğunu sağır sultan bile biliyor. Unutulmaması gereken bir konu var. İsrail’in düşüncelerinde var olan tehdit unsurlarının ortadan kaldırılması planları ise, bu mevcut çalışmaların ve BOP projesinin hayata geçirilmesi için gerekli düşüncedir.
Peki şimdi birlikte düşünelim. Suriye’nin iç işlerine karışılarak bölgede savaş sinyallerinin verildiği tarihten günümüze kadar düşünmek, karşılığında olabilecek sonuçları ortaya koymaktadır. Suriye’nin karışması sonucunda, yeni birçok değişik örgütlerin ortaya çıkması sonucu kime yarıyor diye düşünmek gerekir. Özellikle, Kuzey Suriye’de yapılması planlanan ve Akdeniz’e kadar olan kısmını içeren güvenli hat için verilen çaba, yine bu konunun bir parçasıdır. Orada yaşatılan terör ile ortaya çıkan başka unsurların idaresiyle amaç, şimdiki gelinen noktada İsrail için oluşan tehditlere karşı ve BOP projesinin gerçek plan notlarından birini sağlamaktadır.
Başta benim hiç arzu etmediğim, hatta günümüz sözleriyle siyasilerimizin tamamı hatta Cumhurbaşkanının bile dile getirdiği teröre destek veren ülkeler diye addedilen tavır, başta ABD’yi kapsamaktadır. Bir an evvel bu kararın geri döndürülmesi gerekiyor. Geri adım atılmadığı taktirde yaşanacaklardan kimlerin sorumlu olacağı zaten ayna gibi belli. Biz Atatürk’ün sözlerinde olduğu gibi her zaman “yurtta sulh cihanda sulh” sloganının doğruluğundan emin bir ülkeyiz. Diyecek başka söz var mı bilemiyorum. Artık anlayana.