Selma Erdal

Tüm Yazıları


Mutluluk

  • 23 Şubat 2018 Cuma


Bilindiği gibi OECD (Türkçe mealiyle; Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ; ülkelerin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapılarını değerlendirmeye alır, genellikle yıllık olarak düzenlediği yazanaklarla (rapor karşılığı Türkçe kullanım) ya da bir çeşit karnelerle ülkelere not verir sanki ülkeler birer öğrenciymişçesine…
Gerçi bizler bunca yıllık; özde/sözde/ileri düzeyde sıfatlarıyla tanımlanan demokrasimizi her nedense bir türlü içimize sindiremediğimiz, özümseyemediğimiz sürece...Kuşkusuz bu öğrencilik durumları da sürecektir Dünya döndükçe ve böyle karneler verilecektir BOPlayan, hoplayan eş-başkan derken, en son padişahlıkda karar kılan yöneticilerimiz var oldukça…
Ama sizler yine de aldırmayın o fitne fücurlara;biliniz ki bizim demokrasimiz 10 numara !... Biz bırakalım şu eş-başkan mı, ex-başkan mı,yoksa esas oğlan-başkan mı ya da padişah mı nitelemelerini de dönelim sadede... Ve bakalım endekslerdeki Türkiye ile ilişkin saadete…
Her yıl yayınlanan OECD’nin İYİ YAŞAM ENDEKSİ yazanaklarına göre; her yıl verilen not, varılan sonuç hep aynı... Ülkenin MUTLULUK derecesi oldukça kesad, olunca da yedi düvel çokça hased... Bu durumda ülkemizin notu nasıl 10 numaralık olsun ki... Doğal olarak mutluluk karnesi kötü olan ülkelerden birisi oluyor TÜRKİYE… Birincilikse; her zaman Danimarka’nın…
Oysa TÜİK’in verilerine göre de mutlu sayılmakda ülkemiz, bu nasıl bir mutluluk algısı ise?…Gerçi "resmi ideoloji" böyle buyurduysa; sorgulamak ne haddimize?...
Bu durumda siz, siz olun;OECD’nin verilerine sakın aldırmayınız, kendinizi mutsuz sanmayınız, elin yabanı işte ; ne anlar ki Türkün hissiyatından ?...
Ne bilir ki elin yabanı; Türk nelerden mutlu olur, nelerden mutluluk duyar ?...
Onlar bilemezler ki Türk Ulusu’nun mutluluğunun kaynaklarını…
Yarı aç, yarı tok olsa da karnımız Sağlığımız yerinde ya; mutluyuz !...
Çeşmeden akmasa da suyumuz... Şükür kurumadı kuyumuz !...
Çamur, balçık olsa da yolumuz...Kesmiyor ya çapulcu; mutluyuz !...
Tarhana, soğan, ekmek aşımız... Yavuklumuz cilveleşti mi... Kolay, kolay çatılmaz kaşımız… Yersarsıntısı, sel baskını, orman yangını... Yine de sağ kaldı başımız... Girmedikçe toprağa; mutluyuz !...
OECD’nin ya da TÜİK’in değerlendirmeleri, verileri bir yana; nedir şu MUTLUK denen kavramın anlamı acaba ?... Mutluluk dediğimiz kavramın içerdiği anlam nedir ?... Nedir mutluluk ?... Elle tutulur, gözle görülür bir olgu mudur ya da duyulur, duyumsanır, anlaşılır bir oluşum mudur ?... Yoksa dillere düşmüş, sözlüklere girmiş sıradan bir sözcük müdür mutluluk ?... Nedir mutluluk ?... Varlıklı olmak mı ?... Sağlıklı olmak mı ?... Başarılı olmak mı ?... Güzel olmak mı ?.. Belki de bunların tümünü elde tutmak mı ?... Hani şu Nazım Usta’nın Abidin’den resmini çizmesini istediği mutluluk ; nedir sizce ?... Sağlıklı çocuklarınızın , size bağlı eşinizin olduğu bir aile ortamında yaşıyor olmak mı ?... Belki de saymakla bitiremeyeceğiniz tutarda parayla kasanızı doldurmak mı ?... Belki de en başarılı , en akıllı, en çalışkan olmak gibi özellikleri tekelinizde bulundurmak mı ?... Kim bilir belki de ; güzelliğinizle onurlanıp , herkese burun kıvırmak mı ?... Nedir sizce mutluluk ?... Tartışmaya gerek yoktur ki mutluluğun anlamı, algısı; kişiden, kişiye değişir… Kanımca değişmeyecek olan ; mutluluğun önkoşullarından birinin sağlıktan geçtiğidir . Gerçi sevgi , para , başarı … Bunlar da önemli koşullardır , ama sağlıklı değilseniz ; paranın , sevginin , başarının tadına nasıl varabilirsiniz ?... Bir başka önemli koşul olarak da paylaşmaktan söz edebiliriz ; çünkü mutluluk paylaşılınca daha bir anlam kazanır , daha bir güzelleşir , daha da çoğalır . Mutluluk ; biz insanların yaşayabileceği en güzel duygudur. Kişinin ; Doğa’nın / Tanrı’nın ona sunduklarıyla hoşnut olabilmesidir . Kişinin kendisiyle barışık olabilmesidir . Kalıcı mutluluklar yaşamanız ve yaşatmanız dileğiyle; neden mi değindik şu MUTLULUK konusuna?...
20 Mart; Dünya MUTLULUK GÜNÜ olduğu için...Ve ülkemizde de 12-20 Mart Günleri; MUTLULUK HAFTASI olarak kutlanacağı için...
Sakın, sakın ola ki nankör gelmeyiniz; AK-EGEMENLERİMİZ bizleri nasıl da düşünüyorlar, bizlere MUTLULUK HAFTASI bile düzenliyorlar, şükredin ve kıymetini bilin...Ve bu arada elinize bir de bez alıp; dökülen şehid kanlarını silin, silin ki mutluluk gülüşlerinize kan bulaşmasın...