Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Mutlu olmanın tek yolu para

  • 14 Nisan 2018 Cumartesi


Mutluluk nedir diye hiç düşünen var mı? Onu tarif edebilenler acaba uygulamakta ne derece başarılılar? Hayatlarında kaç kere mutluluğu tattılar? Bir kişi hayatında mutlu olduğu günleri toplasa acaba kaç gün ortaya çıkar? Mutlu olmak içim ne yapmalısınız? Sizin için mutluluk yakalamak hangi konuda olur? Bu soruları gördüğüm kişilere bir gün boyunca sordum. Mutluluk sözünü duyan herkesin gözlerinin güldüğünü gördüm. Peki sizce nedir bu mutluluk terimi.

Geçenlerde bir istatistik yapılmış bu konuyla ilgili. Bana o kadar da enteresan gelmedi doğrusu. Çünkü, bir kişinin mutlu olması için, başta elinde avucunda yaşamını sürdüreceği kadar para olması lazım. Bu istatistikte sondan dördüncü olmuşuz. Yine de iyi sayılır. Sonuncu bile olsaydık ben hayret etmezdim. Mutluluğu arayanları aramak için az önce bahsettiğim gibi ben de araştırdım. Benim araştırmamda ise bir tane olumlu kişi yok.
Mutluluk sınıfta kaldı. Evet sınıfta kaldı çünkü, her evde sınıf ile ilgili sorun yaşanıyor. Bu sınıf sadece okuldaki sınıf değil elbette. Yaşamsal sınıf. Yaşamsal sınıfta hakikaten sınıfta kalındı. Biri köşe dönerken, diğeri değil köşe dönmek, hayalini bile kuramıyor. Okul sıralarında duranlar zaten mutsuz. Çocuğunun ne zaman hangi sınava gireceği ve ne şekilde gireceğini henüz bilemeyen çok aile var. Alın size mutluluktan yana olmayanlar. Siyasi söylemlerde atılan kötü sloganlar bile insanları etkiliyor. Sorduklarımdan hemen hemen hepsi aynı dertten yakınıyor.
İnsanların elindeki parası geçimine yetmiyor. Geçim derdi büyük. Aldığı zamlar, gelen zamların yanında devede kulak. Bu kişi nasıl mutlu olur? Evine et girmiyor. Ot bile girmeyen ev var. Onun da zaten artanlarını pazarda toplayıp geçinenler var. Pazar yerleri ve marketler el yakıyor. Yediği gıdalar ne kadar doğal bilmeden tüketmek zorunda.
Sosyal yaşam bitik. Evden işe, işten eve gidiyor. Eskisi gibi eğlencesi yok. Önceden evinde televizyon seyrederken çekirdek alanlar şimdi onu bile alamıyor. Seyretmeyi bile bırakanlar var. Elektrik bedelleri can yakıyor. Çocuklarını uzaklara okul için yollayanların çoğu artık tansiyon hastası olmuş. Nedeni, her gün onları düşünmekten olduğunu söylüyorlar. İş sahibi esnafın müşterisi yok olmuş. Eskisi gibi iş yapamıyor. Esnafın bankalara kredi borcu var. Sokaklar kavga gürültü ve eşkıyalarla dolu. İnsanlar evlerinde otururken bile, dışarıdan gelen kavga sesleri ile huzursuz. Nasıl mutlu olabilir.
İnsanlar senede bir kere olsun dinlenme hakkına sahipken, tatile gidecek parayı ayıramıyor. Petrol fiyatlarının artması sonucunda zaten ulaşım derdi had safhalarda. Çalışma saatleri uzun ve bu durumdan rahatsızlık duyanların sayısı çok fazla. Dinlenmek için vakit yok. İş yerine ulaşmak için gecenin bir yarısında evden kalkıp işe gidenler çoğunlukta. Hafta sonu bile çalışanlar var. Çocuklarını bırakacak güvenli yer bulamayanlar sıkıntıda. Bulsan da zaten her şey paraya dayalı. Havaların kirliliği sonucunda sinir sistemleri yok olmuş. Her kes hasta olmuş durumda. Hatta hasta olsa da ilaç alacak para yok. Bu durumda mutlu olabilmek için yapacak da bir şey yok.