Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Mücadele Günü

  • 30 Nisan 2018 Pazartesi


Hep yadırgamışımdır, 1 Mayıs’larda meydanın orta yerinde “Bayram” diye davullu zurnalı halay çekmeyi. İşçinin/emekçinin 1 Mayısları bayram bilip eğlenmek hakkıdır, ancak günümüz şartları mücadeleyi işaret ediyor, hem de çetin, meşakkatli mücadeleyi…
Alın teri döken, dirsek çürüten sınıf, tarihinin en olumsuz koşullarını yaşamaktadır.
-İstisnalar hariç-sendikaların sonuç alıcı ağırlığı yoktur.
-İşsizlik ürkütücü boyutlardadır. Özellikle yüksek okullu beyaz yakalı işsizler ordusuna; özelleştirmelerle yeni işsiz yığınlar katılmaktadır. Üretici köylülerin tarla/bahçe terki sonucunda büyük şehirlerin kenar semtlerinde yeni işsiz orduları kümelenmektedir.
-Hayat pahalılığı ve işini kaybetme riski, emekçileri bireyci ve boyun eğici hale düşürmüştür. Dolayısıyla işçi sınıfının mücadelesi giderek daha dar alanlarda ve azınlık tarzında boy vermektedir.
-İşçi sınıfının, özellikle sarı sendika patronluğuna özenen yönetici kesiminde oportünist eğilimler had safhadadır. Gerek iktidar, gerekse muhalefet partileri – önümüzdeki seçimlerde olacağı gibi- bu kesim içinden milletvekili adayları devşirmektedir.
-İşçi ücretleri açlık sınırı düzeyindedir. Son yıllarda ülkemize komşu ülkelerden, özellikle Suriye’den sığınan yabancıların çalışma alanına katılımıyla söz konusu ücretlerin düşüklüğü inanılmaz boyutlardadır.
-OHAL şartlarında sınıfın üzerindeki baskı artmakta; siyasi erkin başı bu dönemde grevlerin olmamasıyla övünmektedir.
-Başkanlık modelini savunanlar-kazandıkları takdirde-iş adamlarını kabinelerine şimdiden davet etmektedirler. Görünen odur ki, emekçilerin üzerindeki sömürü ve baskının artması olasılığı gündemdedir.
Bu ağır koşullar altında tüm çalışanlar 1 Mayıs’ı mücadele günü olarak algılamalı, işçi sınıfının öncülüğünde mücadeleyi yükseltmelidir. Unutulmamalıdır ki, sınıfın varlığını tehdit eden esas tehlike emperyalist devletlerden gelmektedir. Ülkemizin üreten kurumlarının kahır ekseriyetinin uluslar arası tekellerin eline geçtiği göz önüne alındığında; emekçilerin sömürüye karşı mücadelesi aynı zamanda ülkemizin bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olacaktır.