Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Mide, Zoka ve Çöp Arasındaki İlişki…

  • 05 Ocak 2019 Cumartesi


Sel suyuna düşmüş bir çöp parçasının hiçbir stratejisi yoktur.

Bittabi… Belirli bir planı da mevcut değildir.
Çünkü çöpün aklı yoktur.
İçinde akıp gittiği suya direnecek mecali yoktur, bilinci yoktur…
Çöp, çöptür.
Sadece bir çöp…
Ondan, çöpün dışında bir şey olması beklenemez.
Beklenmemelidir.
Çünkü eskilerin dediği gibi, “eşyanın tabiatı böyledir…” değiştiremezsiniz.
İşte… Bütün bu nedenlerle çöp, suyun kendisini sürüklediği yere doğru akar gider.
Kaderi budur. Makûs talihi onu suyun o kıyısına ya da bu kıyısına doğru iter durur. Bu bir sürükleniştir; elinizden hiçbir şey gelmez…

Ama insan çöp değildir.
Kendisini özgür-bağımsız-bilinçli kılma yolunda inşa etmeye çalışan bir bireydir.
Ülke… İşte bu inşaat ustalarından oluşursa bir yerlere gelebilir.
Birey olma meşgalesi, toplumsal sorumlulukları üstlenme seviyesini yakaladığında [ancak] yurttaşlık ve vatandaşlık bilincine ulaşır.
Toplumsallaşır.
İşte ülkenin siyasal sorunları ile yatıp, çözümlerine ulaşma gayretiyle kalkma işlevi bir insanın zihninde böyle oluşur.
Toplumsal sorumluluk, bireyin kendi kendisini geliştirdiği ölçüde ve özgün bireyliğini inşa ettiği seviyede oluşur.
İşte siyaset, bütün bu evrelerin bileşkesinde emek verilecek bir meşgaledir.
Böyle olmalıdır.
Ancak böyle olduğunda değerlidir.
Üst düzey bir sorumluluk mertebesine ulaşmadığında siyaset bir alış-veriş ilişkisinden başka bir şey değildir.
Tezgâhında makam-mevki-koltuk-rozet-ve-çıkar pazarlanan bir esnaflıktan öteye geçemez… Böyle bir ortamda kurulan adi-ortaklıkların çıtasının üzerinden atlayamaz.
Çöp…
İşte bu dükkânın içinde üretilen ticari bir metadır...
Çöpçüler, çöp üretiminin mühendisleridir.
Hummalı bir faaliyet sürdürülür dükkânın içinde.
Üretilen çöpler paketlenir, sarıp sarmalanır ve üzerlerine sevk edilecekleri yerlerin adresleri yazılır.
Sonra bir zil çalar kapının önünde.
Çöp arabası gelmiştir.
Çöp işçileri çöpleri çöp arabasına yükler.
Çöp kamyonunun şoförü gaza basar… Ve sırtına yüklenen nadide emanetleri kendisine emredilen adrese doğru yönlendirir.
Resmi kayıtlarda siyaset olarak isimlendirilen merdiven-altı ilişkiler zinciridir olup-bitenler… Çark böylece biteviye dönmeye devam eder.
Ve yolda giderken çöp arabasının usta şoförü şöyle düşünür:
- Bütün bu ilişkilerin merkezinde “duygusal” beklentiler vardır… Beklenti, çöp mühendislerinin oltalarına taktığı yemdir. O yemlerin peşinde koşuşturan yalaka takımı ise, üç-dört-beş… Kağıtçılık becerisi oranında zokayı çiğner ve yutar…
Peki ya hazmetme meselesi?..
O mümkün değildir.
Çünkü hiçbir mide, hiçbir zokayı hazmedecek beceriye sahip değildir.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr