Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Mega Projelerimiz(!)

  • 21 Şubat 2018 Çarşamba


Toprakları boş yatırarak üretmeyen çiftçisine para ödemek anlaşılabilir gibi değil. Bu olumsuz uygulama ve gelişmeler, toprakların bazı şirketlerin eline geçeceğinin habercisidir. Çok farklı adlar altında aç ve yoksullara para ödemek basit çıkarlar dışında (bağımlı yoksullar- oy deposu) mantıklı değil. Üretmeyenlere para vermenin topluma yansıması, mega projelerle mega soygunlara kapı aralamaktır. Kendi aldığı karşılıksız parayı sorgulayamayanların, egemenlerin aldıklarını sorgulamaları olası değil. İşin en kötü yanı karşılıksız olarak para alan kişiler bunu bir hak olarak görmeleri halinde, daha büyük haksızlıklara karşı çıkma hakkını ve haklılığını kaybederler(!)
Her koşulda okkanın altına giden, vergisini ödeyen halktır. Ödenen vergilerin %77’si dolaylı(en haksız vergi) vergilerden oluşmaktadır. Bu halk açlarını ve toklarını sırtında taşımaktadır! Bu fedakârlığın ödülü, din ile aldatılmak olmamalıdır. “Devlet garantörü olduğu büyük projeler için yüklenici firmalara borçlanarak zarar etmeye devam ediyor. Uzmanlar vergi zamları ile zararın halka fatura edildiğini belirtti.
ARTI GERÇEK-Kamu kaynakları kullanılmadan özel şirketlere Yap-İşlet Devret (YİG) modeli ile yaptırılan projelerin halka maliyeti tartışılıyor. Uzmanlar, temeli borçlanmaya dayalı olan bu model ile yapılan projelerde devletin zarar ettiğini ve kamu kaynaklarının israf edildiğini belirtiyor. Türkiye’nin mevcut proje stoku ile dünyada en fazla kamu-özel ortaklığı modelini uygulan ülkelerden biri olduğunu belirten iktisatçı yazar Mustafa Sönmez, ortaya çıkan zarar tutarı ile hükümetin ‘cebimizden beş kuruş çıkmadan yaptırıyoruz’ diye övündüğü projeler ile kamu çıkarlarının göz ardı edildiğine dikkat çekti.”
Mega projeler için, ihale Yasası’nın 21/b maddesi uygulanıyor. 2002’den buyana bu yasada yüz dolayında değişiklik yapıldığından demokratik rekabet ortadan kaldırılmış, adrese teslim ihalelerin yolu açılmıştır. Olağanüstü hallerde uygulanması gereken bu madde, olağanüstü çıkarlar için uygulanır olmuştur(!)
150 milyon kişilik hava limanının yapıp işletecek olan şirket yolcu başına 20 Avro alacak. Belirlenen rakamlara ulaşılmadığı zaman fark hazineden ödenecek. Sözde cebimizden beş kuruş çıkmayacaktı(!) İki köprü ve bir tünel için önümüze konacak fatura 2 milyar dolar dolayında.
İstanbul- İzmir Oto yol projesi 16 milyar dolar. III. Havaalanı projesi 10 milyar dolar. Marmaray projesi 5 milyar. Öteki milyar dolarlık projeleri saymıyorum. Avrasya Tüneli’nin maliyeti; 1.245 milyar dolar. 25 yıl için 68 bin araç geçiş güvencesi verilmiş. 25 yılın sonunda 3.102 milyar dolar kazanacak.
Osmangazi Köprüsü 22 yıllığına, günlük 40 bin araç geçiş güvencesi verilmiş. Bu belirlenen sürenin sonunda 2,355 milyara mal olan köprü, 12 milyar dolar kazanacak(!)…
Yavuz Sultan Selim Köprüsü için ödenecek yıllık zarar 460 milyon dolar. Bu köprü 3 milyar dolara tamamlanmıştır, işletmecisine 10 milyar dolar olarak geri dönecek(!) Bu köprü için günlük olarak verilen geçiş güvencesi,135 bin araçtır. Bu rakama ulaşmak olanaksız ama; kamyonların bu köprüden geçme zorunluluğu var. Sendika ORG sitesi konuyu şöyle özetliyor: “ YAP-İŞLET-DEVRET,ZARARI HAZİNEDEN TAHSİL ET(!)” Evet, yapılan bu. Bir takım şirketlere kazanma güvencesi yoksul halkımızın sırtından verilmiştir!