Selma Erdal

Tüm Yazıları


Matematiksizlik,Tarihsizlik, Talihsizlikdir

  • 22 Mayıs 2019 Çarşamba



Ülkemizin kurtarıcısı ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basışının 100. yılı kutlamalarının coşkusu sürerken, yeni eğitim düzenine ilişkin açıklamalar yapılınca çoğunluğun tadı kaçtı. Özellikle de ulusumuzun aydınlık geleceği bağlamında kaygılananlar arasında...Bencilce düşünüp "neyse ki küçük çocuklarım yok" diye sevinse miydim yoksa ülkemizin geleceği,en değerli kaynağı olan genç insan varlıklarına (ki onlar işlenmemiş madenler gibidirler) gereğince yatırım yapılamayacağı için üzülse miydim, bilemedim.
Biz lisedeyken bütün dersler zorunlu yalnızca Din Dersi seçmeliydi, bizler de seçmezdik. O yıllarda Bursa'da Museviler de yaşardı, onlar seçmek zorunda değiller, ama sizler eğer derslere girerseniz size hem Din Dersi için, hem de Disiplin Notu için 10 veririz diye bir bakıma "rüşvet" önerirlerdi. İsteyen girer, istemeyen de girmezdi. Dinde zorlama yoktur derdi Din Dersi öğretmenlerimiz...Sonuç olarak o günlerin eğitim düzenin sonrasında; her birimiz olduk bir baltaya sap ve de çok iyi öğrendik Matematiksel hesap, ayrıca da Tarih ,Coğrafya...Bundan sonrakiler ilahiler eşliğinde yalnızca mürid olacaklar tekkeye,tarikata yeni eğitim düzeninde...


1980 sonrasında Turgut Özal'la başladı eğitim-siz-lik düzeni...
Bu nedenle benim çocuklarım aynı dönemde iki ayrı okula gitti. Birincisi Milli Eğitim denetimli ve de paralı okullar...İkincisi; ATATÜRKÇÜ ANNE denetimli özverili, özenli , üstelik de parasız eğitimli ev ortamındaki çok özel okullar...
Bu durumda çocuklarını aydınlık ve çağdaşlık yolunda yetiştirmek isteyen ana-babalar kolları sıvamalı...Okuldaki dersler not alıp,sınıf geçmek için, evdeki dersler yaşamda başarılı olmak için alınmalı derim...
Nasıl ki Sovyetler döneminde "din" yasaklanmış olsa bile, halk inancından vaz geçmedi... Ana, babalar da çocuklarına gerçek bilimi öğretmekden hiç ama hiç var geçmemeli... Nasıl ki Totaliter rejimlerin dayatmalarına karşı çıkan halklar oldu insanlık geçmişinde... İşte onların yaptığı gibi dayatılan eğitim sistemine karşı; çocuklar çok sağlam yetiştirilmeli...Uluslararası düzeyde başarılı olmaları hedeflenmeli...Bu durumda;çocuklarını çağdaş bireyler olarak yetiştirmek de ana-babaların işi...İyi de her ana-baba eğitimli değil ki derse birileri...Ne yapalım; bu işler zincirleme trafik kazası gibi...Yoksa kuş yuvada gördüğünü nasıl işlerdi?...
Haydı ana-babalar; cahil kalmasın çocuklar!...
Kim bilir belki de...
Bundan böyle MATEMATİK, TARİH, FELSEFE öğrensin diye...Ki TARİH öğretisi kuşkusuz yanlı olacakdır; Türkün Tarihi çarpıtılarak öğretilecekdir sözünü edeceğim okullarda...Ama MATEMATİK ve FELSEFE öğretiminde şaşmaz bilimsel terazi her an için yerli yerinde olacakdır dengesi...Nerede mi?...
İyi bir eğitim alması, bunun için de hiç bir özveriden kaçınmayan ailelerin, çocuklarını yabancı okullara göndermeleri durumunda...Örneğin; Alman Lisesi, Fransız Okulları (ki İstanbul'da bir kaç tane var), İtalyan Lisesi ya da Robert Kolej gibi okullara göndermeleri durumunda...
Milli ve Yerli oldukları savıyla ülkeyi yönetenlerin döneminde, üstelik de kendi ülkemizde devşirmelerin en hası yetiştirilecekdir, eğitimde alınan yanlış kararların olumsuz dışsallıkları sonucunda...İnternet üzerinden yayılan Amerikan tipi kültürel emperyalizm için hayıflananlar; en çok 10 yıl sonrasında Alman, İtalyan, Fransız kafalarla karşılaşacaklar kendi ülke sınırlarımız içinde...
Düşündükçe, daha ne karamsarlıklar ve de karabasanlar kaçıracak uykuları...
Bu sorunları yaşamamak için; vara, yoğa ya da zırt, pırt şu eğitim düzeniyle oynanmamalı...21. yüzyılda uluslararası her türlü yarışta "ben de varım" diyebilmek için eğitim düzeni MATEMATİK-SİZ, FELSEFE-SİZ, TARİH-SİZ bırakılmamalı...