Selma Erdal

Tüm Yazıları


Maske(ye) Taktım

  • 08 Temmuz 2020 Çarşamba


Küresel salgından korumak için kendimizi; kurallara uymaktayız. İnsanlarla aramızdaki fiziksel metraj konusunda çok özenli ve özellikle de maske takma konusunda son derece hassasız.
Ama maske kumaşları konusuna da kafamızı takmaktayız. Çünkü maske üretiminde kullanılan kumaşlar dış ülkelerden getirilmekte ve gümrük duvarları da bu kumaş için kaldırılmakta ki bunun Türkçe anlamı dışarıdan getirilen bu kumaşlar için gümrük vergisi alınmıyor AK-Hükümet tarafından alınan kararlar gereğince...
İşte bu kumaş nedeniyle bendeniz de yalnızca maske takmakla kalmadım, maske kumaşına da kafayı taktım ve kafamda sıralandı sorular birbirinin ardı sıra...
- Bu kumaşı dokumaktan aciz miyiz ki biz, maskenin yapıldığı şu tülbent gibi bez; dışarıdan getiriliyor ?... Yoksa Yeni Osmanlılık bu mudur ki dokuma tezgahlarımız maskelik bezi dokuyamaz durumda atıl bırakılmış, tıpkı Avrupalı'nın "hasta" olarak tanımladığı Osmanlı Devleti'nin son yıllarında olduğu gibi ?...
- Ne özelliği varmış ki bu kumaşın gelişmiş 20 ülke arasında yer aldığı savıyla kurum satan bu ülke, maske yapımı için muhtaç kalmış yabanın bezine?...
Önce Merinos'un, Sümerbank'ın ve daha sonra nice dokuma fabrikalarının kapılarına kilit vurduranlar; yaban ülkelerinde gezine, gezine maskelik kumaş mı aradılar?...
Ve de...
Acaba bu maskelik kumaş ithalatı işinden kimler yarar sağladı?... Kimler maske üretimi nedeniyle paraları kasaya attı?...
Elbette yakındır bunlar da gelecektir gündeme...
Gerçi... Aman efendim; bizim ne üstümüze vazife ?... İş bilenin, kılıç kuşananın... Maske de takanın. Her ne kadar sıcak havalarda "özellikle de hızlı yürürken" maske takmak bir eza olsa da....Takmayana da 900 TL para ceza olduğu bir gerçek. Ama maske aracılığıyla halkın sağlığıyla oynayanlar ya da görevlileri kandıranların varlığı da bir gerçek şu küçücük Didim'de bile...
Kurallara uymayarak maskesiz gezenler, onca uyarıya karşı her ortamda ve özellikle de toplu taşımada insanlara yakın duranlar... Her türlü olumsuz davranışı görmek olası yalnızca ülke genelinde değil, Didim özelinde de...
Ama en çok şaşırdığım olaya gelince de 8 Temmuz 2020 sabah saatlerinde Halk Bankası önündeki kuyrukta gerçekleşen bir maske skandalı...
Bankanın önündeki kuyruk oldukça uzun, bekleyenler arasında en çok 75 santim aralık var. Kimilerinin yüzü maskeli, kimilerinin yüzündeyse arsızca bir gülümseme var. Çünkü bankada işini bitirip çıkan, maskesiz tanıdığına kendi maskesini veriyor, başkasının kullandığı maskeyi alan diğeri de bankadan içeriye giriyor. Yoldan geçerken tanık olduğum bu olaya, bankanın güvenlik görevlisi acaba seyirci mi kalıyor ya da bu kurnazlığı görmediği için o kişiyi "hiç kuşku duymadan" içeriye mi alıyor?...
Bunca uyarı yapılıyor; salgının ölümcüllüğü üzerine, üstelik de tehlikenin sürdüğüne ilişkin... Ama bizim kurnazlarımız; halk sağlığını hiçe sayıyor ve salgının yayılma hızı kesilmediği için de hepimiz tehlike içindeyiz.
Ve en yukarılardan gelen güçlü ses bağırıyor; ülke uçuşa geçiyor diye... Sanki ekonomimiz take off aşamasında sanacak duyanlar da...
Oysa uçuşa geçen; fiyatlar... Ve uçuyor halk; yoksulluk uçurumundan aşağılara doğru...
Ve de uygarlık, çağdaşlık, gelişme, gelişmiş uluslara erişme; ne zaman uğradı ki bizim illere?...
Ama kurnazlıkta, aldatmada, kaytarmada, kaçakçılıkta, kopyacılıkta; kimse su dökemez elimize...
Bir de ne imiş?... Avrupa bizi kıskanıyormuş. Dünya bizi parmakla gösteriyormuş.
Kuşkusuz gösteriyordur "bir ülke bu kadar hızla nasıl düşüşe geçer?" diye izlemeleri için merak edenlere...

Ve maske dışında kafamıza takılan başka şeyler...

*Üniversite giriş sınavlarında "aykırı" şarkıcı Mabel Matiz'in şarkı sözleri sorulmuş, şarkıcı Mabel bile, gerçekten de matiz olmuş.Hey gençler, üniversite adayları!...
Matematik, Tarih, Fizik, Kimya neyine gerek?...
Üniversite sınavını kazanmak için önemli olan piyasa şarkılarını bilmek...
Gelecek yıl sorular kesin Orhan Abinizden ya da Ebru Gündeş ablanızdan çıkar; iyi çalışın!...
Bu arada "matiz" sarhoş olmak anlamında, Rumca'dan biz söz... Aklı başında olmayıp, söylenenleri anlamayan ve de şaşkınlık geçirenler için de kullanılırdı dünlerde... Ama bugünlerde Aşık Veysel, Yunus Emre, Karacaoğlan yerine genel kültür sorusu Mabel Matiz'den...


*Baroları bölmek istiyorlar; muhalefet partileri tek ses, tek yürek, AKEgemenler'in bu girişimine karşı...
Ama Saadet Partili Temel Karamollaoğlu da muhalif eleştirilere katılıp, açıklamalarda bulunurken... Benim gözlerimin önüne gelen tek bir görüntü; 2 Temmuz 1993'de Madımak otelinde 37 can yakılırken, Sivas'da Belediye Başkanı olarak gazete ve televizyonlarda "ayaklananlarla birlikte" yer alan yüzü...
Dolayısıyla inandırıcı gelmiyor demokrasiden yana söylediği hiç bir sözü...


*Ve emeklilerin aylıklarına Temmuz zammı yapıldı...
Ayılana gazoz...
Bayılana limon...
Corona'ya kolonya...
Maaşlara yüzde 5,7
Oyna yavrum, oyna...