Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Manifesto

  • 12 Mayıs 2018 Cumartesi


Manifesto bir geminin yükünü gösteren liste olarak algılanır. Manifestonun başka anlamları da var. Sözlükteki sözcük karşılığı şöyle anlamlandırılıyor:
1.isim, ticaretBir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste
2. Bildiri
3. Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi

Manifesto; bir kişi, kurum veya grubun toplumsal yarar temelinde yapmayı planladıklarını topluma ilettiği mesajdır. Manifesto içeriği ile toplumsal istemlerin kesişmesi, gerçekçi bir saptamayı yansıtır. Bizim vurgulamak istediğimiz nokta 3. Madde ile kesişiyor.
İktidar kendisine muhalefet etme sürecine girmiş gözüküyor.16 yılda yapamadıklarını yapmayı vaat ediyor. Yapamadıkları, yapmak isteyip de yapamadıkları değil; kendi istediklerini yapmak isterken bozarak bu hale getirdikleri. Eğitim, sağlık, yargı ve güvenlik en çok bozulan alanlar. Bunlara iç ve dış barış da eklenebilir: “Türkiye’de uzun zamandır hayatın her alanında bir çöküş yaşanıyor. Ekonomide, hukuk ve adalet sisteminde, sosyal yaşamda, eğitim, sağlık, çevre politikalarında düzelmesi uzun yıllar alacak hasarlar bırakıldı. Toplum, her konuda kutuplara ayrıldı, ayrıştırıldı. 16 yıllık AKP ve Saray iktidarı, ‘bölme’ hastalığına tutuldu. Sadece kitleler değil, devlet kurumları, köklü yapılar ortadan ikiye ayrıldı. Böl, ayrıştır, yönet taktiğinden artık verim alınamadığı ise ortada. Siyasi iktidar, uzun süredir ülkeyi idare edebilmekten uzak. Ülke yönetilmiyor, Olağanüstü Hal (OHAL) rejimi, çıkan KHK’lar ile zorla ve baskıyla yönetilmeye çalışılıyor.”(ERK Acarer, BİRGÜN,12/05/2018)
AKP bir manifesto açıklıyor ise, bu mutlaka irdelenmeli ve halk adına gerekli bilgilendirmeler yapılarak paylaşılmalıdır. Ancak manifesto her koşulda bir muhalefet etkinliğidir. Bunu bir iktidar yapıyor ise, mutlaka özeleştiri yapmalı ve neleri, niçin yapamadığını halka açıklamalıdır. Böyle bir açıklamada, neleri nasıl yapacağını ve niçin yapamadığını da açıklamalıdır. Böyle bir açıklama haklı nedenlere dayanır ise, halk iktidara olan güven duygusunu yitirmez. Ancak, gerekçeler gerçekçi bulunmadığı an bundan iktidar zarar görür.
Şimdi manifestoda yer alan konuları satır başlıklarıyla irdeleyelim:
1-Faizler düşecek,
2-Enflasyon düşecek,
3-Vergiler düşecek,
4-İşsizlik düşecek,
5-Dargelirliler zenginleşecek,
6-Türkiye şahlanacak(!)
Aslında manifestoda yer alan satır başları yapılamayanların bir itirafıdır. Örneğin; daha çok özgürleşeceğimiz ve hukukun her alanda egemen kılınacağından söz ediliyor. Bunun için ilk yapılması gereken şey, hemen OHAL’in kaldırılmasıdır. Buna karşın son çıkarılan yasa böyle bir niyetin olmadığını gösteriyor:
““Bakanlar Kurulu’na verilen yetki, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının yemin ederek başladığı tarihe kadar geçerlidir. Bu süre içinde Bakanlar Kurulu birden fazla Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarabilir.”
“(….)TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan tartışma ve muhalefetin yoğun tepkilerinin ardından kabul edildi. ‘Meclisi fiili olarak ortadan kaldırma hamlesi’ olarak değerlendirilebilecek tasarının, AKP’nin Meclis çoğunluğunu kaybetme korkusu nedeniyle düzenlendiğini görmek zor değil. Cumhurbaşkanının yemin süresinin ne olduğu belirsiz.”(ERK Acarer)
Bu yasa manifestonun hükümsüzlüğünü gözler önüne seriyor. Zaten iktidarın muhalefetteymiş gibi manifesto sunması yeteri kadar anlamsızdır. Bunun için önümüzdeki seçimleri iyi değerlendirmek gerekmektedir. Bu kapsamda, HDP’nin baraj altında kalmaması için Haziran’ın yeni bir 15’liler çıkartması yapması gerekebilir.