Selma Erdal

Tüm Yazıları


Makyavel'i Okumak

  • 08 Ekim 2019 Salı


*Bugünlerde Trump'ın tweet'lerinin şifresini çözebilmek için Machiavelli'yi (kısaca Makyavel diyoruz Türkçe'de) okumak gerek...Elbette ki "Amaca ulaşmak için her araç geçerlidir" görüşü çerçevesinde Yüce Lorenzo De'Medici'ye ithaf ettiği, gerçekteyse belki de dünya genelinde tüm ülke yöneticilerine yol gösterdiği PRENS adlı kitabını özellikle okumak gerek...
Yaşadığımız dalgalı, bulutlu günler nedeniyle; PRENS'in sayfalarında gezintiye çıkarsak...Makyavel'in yaşadığı 15. yüzyılda uygarlık yönünden yeniliklerin sancıları çekilse de; ülkelerin henüz barbarllıklarını sürdürdükleri, uluslararası üstünlüklerin teknolojik ya da ekonomik değil, kaba güce, yırtıcılığa, güçlünün haklı olduğu ilişkilere göre sürdürüldüğü gerçeğidir. Bu bağlamda günümüze baktığımızda; durum 15. yüzyılda var olan ilişkilerden başka mıdır?... İşte burada; öncelikle Amerika'yı ve Trump'ı düşündüğümüzde, genelde dünya ülkelerine ve bugünlerde ülkemize geçirttiği kramplar nedeniyle...
Makyavel'de gözlenen amaç; devletin varlığını korumak için, tüm nesneleri araç olarak kullanmak, gerektiğinde kiliseyi bile (ki o çağ insanının dinsel bağnazlığı da düşünülürse)...Ona göre; bir hükümdarda olması gereken en önemli özellik yetenek (bizdeki kifayetsiz muhterislere selam olsun)... Çünkü Makyavel YETENEKLİ bir hükümdarın devletini kolaylıkla elinde tutabileceğini söylüyor.
Makyavel'e göre; hükümdarın gerçek amacı, yalnızca toprak genişletmek olmalı. Sürekli yeni ülkeler işgal etmeli, egemenlik alanını genişletmeli bir hükümdar... Bunu gerçekleştirmek için de şunu öneriyor:"Silah gücünüz ne olursa olsun, bir ülkeyi ele geçirmek için o ülke halkının sizden yana olmasına gereksiniminiz vardır."Kuşkusuz Osmanlı beylik sürecinden, üç anakaraya yayılan bir imparatorluk olana kadar bunu gerçekleştirmiş ve Makyavel de PRENS kitabını yazarken Osmanlı Devleti'ni örnek göstererek bir çok öneri getirmiştir. Oysa devlet saygınlığını, kişiliğini, kimliğini yitiren bir anlayışla Türkiye'yi yönetenlere karşın; Amerika Birleşik Devletleri de kuruluş aşamasında Osmanlı'yı örnek almıştır, PRENS'i okuyup, Emperyalizmin Düşünce Babası Makyavel'i "çok iyi" anladıkları için...
Makyavel'e göre; işgal edilen ülkeyi elde tutmanın en kolay yolu, ülkenin hükümdarının soyunu ortadan kaldırmaktır, böylece iktidar için hak iddiasında bulunan olmayacaktır. Kuşkusuz Osmanlı bu yöntemi ilk dönemlerinde uygulamıştır ama Amerika; günümüzde de sonuna kadar uygulamaktadır. Örneğin; Saddam'ın ve Kaddafi'nin soyunun kurutulduğu anımsanırsa... Tanrı bilir yakın gelecekte; Makyavel'in öğütleri kim bilir kimin soyunun kurutulması için tutulacaktır ABD tarafından?... Tanrı Türk'ü koruya diyelim de "bela" uzak dursun bizden... Amen!...Yine bu bağlamda Makyavel diyor ki:"İnsanlar ya elde edilmeli ya da onların kökü kazınmalıdır, hafif baskılara direnemezler. Bir insana baskı yapıldığı zaman öyle davranmalı ki intikam almaya olanak bulamasın"Ve gerektiğinde kan dökülmesinden yana...Bir ülkeyi işgal eden devletin, öncelikle zayıf kişileri elde etmesinin uygun olduğunu ileri sürüyor. Gerçekten de Osmanlı'nın son dönemlerinde işgalciler, ülkeyi bu yöntemle içten çökertmeye çalışmışlardır.
Makyavel güçlü olana her hakkı tanıyor. Diyor ki:"Fetih isteği normaldir ve doğal bir şeydir. İnsanlar bunu yapabiliyorlarsa ayıplanmamalı, övülmelidirler. Fakat başaramayacakları halde istiyorlarsa ayıplanacak birşeydir bu."Öyle anlaşılıyor ki Makyavel'e göre; güçlü olan, güçsüzleri ezip geçmelidir. Belki de Hitler ya da Mussolini Makyavel'den etkilenerek (bugünlerde savaşın başlamasının 60. yıldönümü olan) İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'nı yaratan koşullara neden olmuşlardır. Bugün de Trump'ın Ortadoğu bataklığında neden olduğu sorunlar gibi...
Savaşdan söz etmişken; Makyavel "akıtma suyla değirmen döndürülmez" diyenlerden... Diyor ki:"Bence, yalnız kendi güçlerine dayananlar, insan ve para güçleri ile iyi bir ordu oluşturup her türlü saldırıya karşı koyabilen hükümdarlar, yeterli hükümdarlardır. Buna karşılık kendi başlarına savaşa girişemeyen ve kendi şehirlerinin kale duvarlarına kapanıp kalan hükümdarlar her zaman başkalarına muhtaçtırlar."Burada "tank palet fabrikası" üzerine söz söylemek mi?... Asla!... Büyüklerimiz bizden çok iyi bilirler nasıl olsa; değil mi?...
Makyavel'e göre en sorunsuz ve korunması en kolay hükümdarlık olarak dinsel hükümdarlıklar... Ve bu konuda da diyor ki üstad:"Fakat insanüstü yöntemlerle yönetildiklerinden ve insan aklının bu alana yetişmesi imkansız olduğundan bunlardan söz etmem küstahlık olur. Tanrı'nın işidir bu. Bununla beraber, bugün kilisenin nasıl olup da bu kadar maddi bir güce ulaştığı, bir Fransız kralını korkutabildiği ve onu İtalya'dan kovabildiği aynı zamanda Venediklileri çökertebildiği sorulabilir."Dinsel ya da dindar hükümdarlar denilince; bir ülke içten, içe nasıl yıkılırmış, yaşasaydı bugünlerde Makyavel, kesinlikle bu konuyu da yazardı bizleri gözleyince...
Ve paralı askerler... ya da yardımcı askerler; örneğin ÖSO gibi..."Onların size bağlanmaları için paradan başka bir araç yoktur.Ve ödediğiniz para da uğrunuzda ölmeleri için yeterli değildir.""Bu askerler kendileri için iyi ve yararlı olabilirler. Fakat onları çağıranlar için her zaman zararlıdırlar. Çünkü yenilirlerse siz de kaybedersiniz, savaşı kazanırlarsa siz onların esiri olursunuz."Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti bu gerçeği yaşamıştır. Müttefikleri (ki onlar Almanlar) yenilince, Osmanlı da yenilmiş sayılmış ve diğer ülkelerce,toprakları bölüşülmüştü.
7 Ekim 2019 günlü "sahibinin sesi" atv'de; ÖSO, Türk askerlerinin gözetiminde tatbikat yaparken geliyor yansıya. Bir kamyonetin üzerine yerleştirilmiş uzak namlulu silahı bir kez ateşledikten sonra, ikinci atış için üç ÖSO'lu uğraşıp duruyor, ama her şey boşuna, silahı doğrultup da ateşleyemiyorlar. Bizim bordo bereli yardım etmek için yanlarına geliyor en sonunda...İyi ki bu tatbikat; bir de gerçek saldırı olsa, bu beceriksizler silahı kullanana kadar, karşı tarafın elleri armut mu toplayacak?...
Bilindiği gibi Makyavel siyaset felsefecilerinin önde gelenlerinden sayılır ve ayrıca da emperyalistlerin değer verdikleri düşünürlerin en başında gelir. O PRENS adlı yapıtını; Osmanlı Devleti'ni, İtalyan Prensi'ne çeşitli olaylarla örnek vererek (kuşkusuz başka hükümdarları da örnek gösterse de) kitabını ithaf ettiği Prensi'ne, İtalyan Birliği'ni oluşturabilmesi için yol göstermek amacıyla yazmış. Ama onun bu çalışması; Hitler'den, Trump'a tüm emperyalistlere yol gösterici olmuş. Demokrasi algısının; tedavülden kalktığı günümüzün dünyasında, güçlü olanın yaşadığı ve orman yasalarının egemen olduğu çağımızda Makyavel'in düşünceleri 15. yüzyıldan daha çok günümüzde sonuna kadar uygulama...Böylesi bir düzende; askerin başına çuval geçirtenler... Umarım ki Trump'ın tehditlerine sessiz kalarak, tüm ulusun başına çuval geçirtmezler!... Ve 33.230 TL gaymeyi denkleştiremeyen ana-babaların yürekleri de yanmaz İNŞALLAH!...