Selma Erdal

Tüm Yazıları


Magazin Gündemi Gibi Bir Yazı

  • 28 Ocak 2019 Pazartesi


Televizyon programlarında magazin izleye, izleye; sanıyoruz ki ideolojimiz magazinizm, ülkemiz de bir magazin devleti...Durum böyle olunca; magazin programları izler gibi izliyoruz, ülkede olan biteni...Şöyle bir baktığımızda son günlerde yaşananlara; acaba neler takılmış radarımıza?...Öyle diyor ya magazin ustaları; dedikodularını aktarırken bizlere...Efendim...Gelirsek asıl konulara...Fazıl Say'ımız, Güneşimiz, Ayımız; bir kaç gün önce yeniden evlendi, konsere çağırdığı gibi, düğüne de çağırdı mı acaba AKBAŞKAN'ı?...Gerçi çağırmış olsaydı, basına yansırdı.Ve çağırsaydı, çok da "şık" olurdu.Çünkü AKBAŞKAN; evlenip, yuva kuran kim varsa, çağrıldığında gidiyor düğünlerine...Kuşkusuz giderdi SAY'ın düğününe de...Acaba SAY; beste yapacağına, en az 5 çocuk yap der diye mi korkdu da çağırmadı AKBAŞKAN'ı?...Oysa onların konserdeki buluşması; halka bir umutdu, buzlar çözülüyor, toplumsal ayrışma, yakınlaşmaya dönüşüyor anlamında...Kanımca SAY; kutuplaşmanın önlenmesi bağlamında çok büyük bir olanağı kaçırmış oldu.Canı sağ olsun, mutlu olsun...Aman üç gün sonra, bu ülkede yaşananlardan sıkıldım diye bir kez daha VEDA MEKTUBU yazmasın da...
Ve gelelim bir başka konuya...Bakalım yine ne takılmış radarımıza?...Yılmaz Özdil'in 2500 TL bedelli "prestijli" baş yapıtı Mustafa Kemal kitabı üzerine bir kaç olumsuz söz söyledik diye afra, tafra yapanlar, bize kızanlar oldu.
Canları sağolsun...Bununla birlikte Aziz Nesin'in oğlu ve NESİN VAKFI'nın başkanı Prof.Dr. Ali Nesin " Yılmaz Özdil kazandıklarından Nesin Vakfı'na yardım etse" sorusuna karşı bakın ne demiş?...-Vakfa haram para sokmamŞimdi bu durumda; YOZDİL üzerine yazdıklarımıza kızanlar,acaba kızacaklar mı koskocaman matematik profesörü Prof.Dr. Nesin'e de?...Gerçekden merak ediyoruz.
Ve uluslararası jet sosyeteden...Venezuellalı MADURO...USA karşısında mağdurdur o diyoruz, yine bize karşı çıkıyorlar...Neden?...Oysa yıllarca kan ağladı o topraklar... Dünde yaşananlar unutuldu mu ?...
ŞİLİ'DE AV...ARJANTİN'DE YILLARCA DİKTATÖRLER KUDURMUŞ HAV, HAV...
GERİLMESEYDİ ÖZGÜRLÜK İÇİN BİR YAY GİBİ VENEZUELLA'DA CHAVEZ...
BUGÜN HALA GÖZ YAŞI DÖKÜYOR OLMAYACAK MIYDI ARKA BAHÇEDEKİLERDEN; VENEZUELLA, PARAGUAY VE ÖZELLİKLE DE URUGUAY?...
Chavez'in ardından sürekli deniyor Sam Amca, acaba yine atabilir miyim kanca Venezuella petrollerine ve Venezuella'nın ardından diğerlerine...
Nasıl ki SADDAM'ın ardından Irak halkı, iyice ırak kaldı "demokrasi" kavramından...Nasıl ki Libya halkı perişan oldu; KADDAFİ'nin ardından...
USA'nın "demokrasi getirme" amacıyla karıştırdığı her ülkeden yalnızca ölüm, kan ve kayıplar geldi halklara...
Ola ki alaşağı edilirse MADURO; ardından mutluluk mu gelecek sanıyorsunuz Venezuella'ya da?...
USA; petrollü toprakları sever, o topraklarda yaşayan halkları değil...

Ve yine bizden bir söylem, ilginç, şaşırtıcı...Şok...Şok...Yok canım; şok geçiren hiç kimse yok...Alışıldı artık böylesi açıklamalara...Ama radarımıza takıldığına göre, bu açıklamalara da değinmeden geçemeyeceğiz izniniz olursa...Kamusal alanda duyulan ve sarsıcı etkiler yaratan açıklamalarıyla bakın ne demiş AKP'li İsmet Yılmaz?...-AKP'ye oy verirseniz ruz-i mahşerde beraatınız olur.Fon müziği eşliğinde, tüm yazar, çizer taifesinin korosu eşliğinde;"Bu dünyada TCK 299'dan beraat edelim yeter, bu dünya bize Cennet olur" nağmeleri yayılırken
halkdan da sorular geliyor:-Dini siyasete karıştıranlar yüzünden acaba dahaneler duyacağız, neler göreceğiz?...Tam da bu arada magazin yorumcusu ses diyor ki:-NECMETTİN ERBAKAN GÜNLERİNDEN BERİ, TÜRK SİYASETİNE GİREN RİYALLERİN DESTEĞİYLE BUGÜNLERE GELİNMİŞLİĞİN sefası mıdır, cefası mıdır yaşadıklarımız?...Balık hafızalılara ya da dünleri düşünmeden günlerini geçirenlere bir anımsatma olsun sözlerimiz...İsmet Yılmaz'ın sözleriyle doldu gözlerimiz; ne kadar (K)olaymış böyle oy verip, beraat almak; Cennet düşlerine dalmak...Neredeyse İslamın 5 Şartı yerine, AKEGEMENLER'in arasına katılmak Müslümanlık için önkoşul sayılacak...AKEGEMENLER'le tanışmadan ölenler; Cehennemlik mi sayılacak?...
Tehlikeli sözler bunlar.Mantık dinidir denilen İslam dinine zarar verir böylesi açıklamalar.Çünkü mantıklı birileri adama sorar; "mantık bunun neresinde?" diye...Sonra hayıflanır durursunuz; yüzde 99'u Müslüman olarak tanımlanan bu ülkede neden deistler ve ateistler çoğalıyor diye...Aman, aman ha; kimselerin dindarlığını verdikleri oylara göre sorgulamaya kalkışmayınız.Üstelik bu aralar akademik çevrelerde de Türkiye'de Dindarlık konulu araştırmalar yapmak pek moda... Araştırmalar bitip de sonuçlarını öğrendiğinizde ne kadar içseniz de soda, sonuçlarını hazmedemezsiniz...Bırakın bu ince işleri; Tanrısı ile kulun arasına girmeyi...İslam dininin en önemli özelliği değil miydi bu?...Tanrı ile kulun arasına girilmez.İslam dininde ruhban sınıfı yokdur. Bay İsmet Yılmaz'a kalırsa; AKP'ye oy vermeyenler arasında Cehennem'e gidecek kurban çokdur.Şunun şurasında birazcık aklımız kaldı başımızda, onu da şaşırtıp yoldan çıkartmayın...Bizleri delirmişler kervanına katmayın.Neredeyse seçim sandıklarının başına oturtacaksınız Sağ Melek'le , Sol Melek'i...Günah defterlerine yazdıracaksınız AKP'ye oy vermeyenleri...Hiç kaygılanmayınız; nasılsa yine kazanacaksınız.Her ne kadar "yerli ve milli" olmakdan yanaysa da hedefleriniz, ithal seçmenlerle herkesi yenersiniz.İthal samanlarla, soğanlarla nasıl ki büyüyor ülkemiz, ithal seçmen oylarıyla da büyüyor yandaş kitleniz.Bu nedenle halkın dinsel inançlarını zedelemeyiniz.Ve son olarakkentimiz, şirin ilçemiz Didim dolaylarından da aktaralım bir havadis...Halkın arasına karıştığımızda, kameralara konuşanlara göre; AKP'nin adayı Bay Kamacı halkın sorunlarıyla oldukça ilgiliymiş, sıkıntılarıyla bilgiliymiş.Buna karşın Halkın Partisi'nin adayının sanki burnu Kafdağı'nda, otağı da oralarda kurulu olmalı ki hiç halkın arasına karışmaz, derdiniz nedir diye sormaz, dertlerini saracağına ilişkin tatlı sözler söylemezmiş.Böylesine ilgisizlik karşısında; yayılan söylencelere göre, Didimliler gönüllerini vereceklermiş onlarla göz,göze gelenlere, kapılarını çalıp dertlerini soranlara...Bizden söylemesi...31 Mart 2019 günü kullanılan oyların sonrasında, 1 Nisan şakası yapıvermesin Didimliler size...Dost acı söyler, düşman güldürür.İşte durumlar kısaca böyle...Bir magazin programının daha sonuna geldik; bir başka programda görüşmek umuduyla...