Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Lokum mu desem, Şeker mi desem !!!

  • 01 Ağustos 2020 Cumartesi


Lokum,şeker,bal ne dersek diyelim hepsi tatlıdır,
İşte o tatları tadabilmek adına kullanılır “Şeker tadında” diye,
Eskiden BAYRAMLARIMIZ şeker tadında,bal tadında,lokum tadında olurdu,
Bayramları yaşamak bir başka sevgiydi,
Bir başka sevinçti,
Hele birde çocuksanız, o sevinçler anlatılmaz yaşanır ancak.
Yoksulluğun paçadan aktığı dönemlerde bile çocuklar bayram geleceğini öğrendiklerinde o mutluluğu ancak yaşayanlar bilir,
Ben bilirim,benim kuşağım,benden önceki kuşaklar bilirler
Ondanda daha önceki kuşaklar bilir,
Hatta çok eskilere gitmeye gerek yok
Şu an 40’lı, 50’lili yaşlardaki kuşaklarda bilir,
Bir hafta öncesinden başlanırdı bayram hazırlıkları,
Şeker Bayramında ayrı,
Kurban bayramında ayrıydı sevinçler,mutluluklar.
Çocuk sevinci demek yeni ayakkabılar,
Yeni urbalar,
Hatta köylerimizde yaşayanlar için yeni şapkalar demekti,
Ama alınanlar hemen giyilmezdi,
Hatta yattığımız yatağımızın baş uçunda tutulur,gözümüz gibi korunurdu,
Bayram sabahı ailemiz bayramlıklarımızı giydirir,güzelce süslenirdik,
Babalarımızın bayram Namazından gelmesi beklenir,
Hatta birazcık yaşı büyüklerimiz “9-10 gibi” bayram namazına götürülürdük,
Sabahın erken saatlerinde kalkılır ve bayramlaşmak, büyüklerimizin ellerinden öpmek için heyecanla beklenirdi Bayram namazı çıkışlarını
Şeker bayramlarında ilk önce evdeki büyüklerimizin elleri öpülür, bitince de konum komşular,hatta köydeki tüm büyüklerin kapıları aşındırılırdı,
akide şekeri,peynir şekeri ve hatta para verenler bilinir öncelik sırası onlarındı,
Paranın durumu da çok önemliydi,
Delik 2,5 kuruş,
Bakır renkli beş kuruş,on kuruş ve hele birde ak yirmi beşlik verenler çok sevilirdi,
O paralarla iki bisküvi bir lokum alınır kaymaklı yapılıp yenirdi, en büyük zevkimiz idi,
Ya şimdi, çocuklarımız yani bizim torunlarımız böyle bir zevki tadabilmekteler mi?
Ne de yaşayabilmekteler mi?
Elektronik çağda, teknolojinin bu kadar geliştiği çağda
Her şeye sahip çocuklar “Z Kuşağı adını verdiler birde” mutlu mu?
Doyumsuzluğu yaşayan bu çocuklarımızın mutlu olduklarını sanmıyorum,
Doyasıya arkadaşları ile Sokaklarda oynayıp yaşayabilmekteler mi?
Sokaklara, Parklara arkadaşlarıyla oynamaya gidebiliyorlar mı?
Sanmıyorum,
İstisnalar hariç.
O zaman nasıl bir BAYRAM bu yaşanan bayramlar,
Nasıl bir BAYRAM mutluluğu bu yaşananlar,
Her şeye sahip çocuklarımızın mutsuzluğu karşısında şaşkınlığı ve çaresizliği yaşıyorum,
Ellerinde tabletler,çok pahalı telefonlar,bilgisayarlar
Ama mutsuzlar,bir o kadar da başarısızlar.
Ben çocuklarımızın bizim yaşadığımız Bayram mutluluklarını yaşatmayı çok isterdim,
Mutlu çocukların başarısı bir başkadır,
Çocuklarımızın,torunlarımızın bizim yaşadığımız Bayram mutluluklarını yaşamalarını isterdim,
Hem de çok isterdim,Bal tadında,Şeker tadında,Lokum tadında…