Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Leyla ve Eylül’e yüreğim yanıyor

  • 07 Temmuz 2018 Cumartesi


Hiç mi yüreğiniz sızlamadı? Bir insan aç kalsa, kendisine yiyecek bulur. Hiçbir şey yapamazsa, kalkar belediyelere ait mevcut aşevlerinde karnını doyurur. Eğer biraz onurlu biriyse gider bir parça ekmek ile soğanı katık edip karnını doyurur. Henüz bebek yaştaki küçücük kız çocukları Leyla ve Eylül şimdi aramızda yoklar. Mideleri bozuk, utanmaz, düzensiz birkaç insanın, bu ülkede açtığı yaranın sonucudur bu yaşanan acıların getirisi.

Ne oldu bu güzel yavrulara. Bu güzel yavrular, açlığını vicdanıyla tartamayan, sokakta aylak aylak gezmeyi kendisine meslek edinip, eline basit bile olsa iş almak istemeyen, aptal zihniyetli, okuma kültüründen uzak, hayat ile barışık olmamış, aile sevgisini bilmeyen, kadını sadece bir obje gören şerefsiz bir zihniyetin temsilcisidir.
Bu yaşanan terbiyesiz ve ahlaksız dramın, suça dönüşmesi sadece bu günün meselesi değil, onlara yapılanların vicdani kısmının bu gün ile nitelendirilmesinin olmayacağını herkesin bilmesi gerekir. Böyle gelişen ahlaksız olayların failleri aramızda gezinirken, ben bu insanlık dışı konudan utanıyorum. Bu güne kadar neden hala bu konu ile ilgili bir tedbir alınmadığı konusunda utanıyorum. Ben henüz ağzı süt kokan bir çocuk için yapılanları neden hala bu ülkedeki bazı zihniyetlerin koruduğunu anlayamıyor ve utanıyorum. Eylül ve Leyla’ya yaşatılan bu alçakça konunun benzerleri bu güne kadar hep oldu. Bu güne kadar olanlar varken, bu gün mü akıllara geldi yaptırımlar utanıyorum.
Mecliste alınan kararları yakinen takip eden biriyim. Bunları takip etmek gerekiyor ki, ben araştırmalarımı doğru yapıp, kitaplarımı o konuyla ilgili doğru yazabileyim. Para konusu olduğunda parmaklar havada. Zam istendiğinde parmaklar havada. Vekillerin geleceği ile ilgili konular için parmaklar havada. Vekillerin imlandı, sağlığı ve geleceği için alınan kararlarda eller havada. Ne yazık ki, iş ne zaman garibanın ocağına ateş düşürecek konuya geldiğinde ses seda yok. Biz bir karar alacağız ama bunun için meclise önerge verelim. Görüşelim. Komisyon kuralım.
Ne komisyonuymuş bu. Komisyona bile gerek yok. Bir günde toplanın ortak karar mı alırsınız, yoksa KHK’larla bu işi çözer misiniz o iş sizin tasarrufunuzda. Bir günde çıkarır bundan sonra olacakları yaptırımlarla, cezalarla yok ederim. Şu anda yapacağınız ve alınacak önlemler acaba bu iki yavrumuzu, bu Eylül ve Leyla’yı geriye getirecek mi? Bu güne kadar genç kızlarımıza yapılan bunca saldırıların sonunda ne olduğunu hep gördük. Bir gün tutuklandılar, ertesi gün aramıza salındılar. Bir de utanmadan sırıtarak insanların arasına katıldılar. Böyle bir vicdan asla olamaz. Böyle bir vicdan, henüz daha çocuk olan kızlarımıza evlenebilir fetvası verenlerin düşüncelerinden cesaret alanların ülkede yaptığı infialden başka bir şey olmayıp, cesaretle yapılan vicdanların yok edilmesi halidir. Tüh yazıklar olsun.