Selma Erdal

Tüm Yazıları


Kuyruklu Yalan Değil, Kuyruklu Yıldız

  • 09 Aralık 2019 Pazartesi


Bilim uzmanlarının ileri sürdükleri verilere göre; dinozorlar çağında, Dünya’ya bir meteor çarpmış, ardından uzun süre karanlık bir çağ yaşanmış. Bu süreçte de dinozorlar yok olmuş.
Dinozorların yok olmasının ardından; Dünya’nın efendisi memeli hayvanlar olmuş. Onların evrimi sonucunda da; insan Dünya’nın efendisi olmuş.Ve yine bu bilim uzmanlarına göre; Dünya’ya bir kez daha meteor çarpabilir ve insanlar da yok olabilirmiş, dinozorların yok olduğu gibi…
Bu veriler, öngörüler doğrultusunda ya Dünyamız’a bir meteor çarparsa; eyvah ki eyvah… Külliyen yokuz!… Bu durumda moleküllerimize ayrışacağımız kesin… Nereye gideceğimize ilişkin de hiç bir veri yok; bilim adamları cennet ve cehennemin nerede olduğuna ilişkin bilgileri açıklamıyorlar. Ancak bizden sonra Dünya’ya gelebilecek yaratıklar fosillerimizi bulduklarında ne yaparlar, onları da bilmiyoruz.


Şimdi durduk yere, neden mi girdik METEOR muhabbetlerine?...
Çünkü 8 Aralık 2019 günü akşam haberlerinde televizyon kanallarından duyurulduğuna göre; uzayda yolculuk eden ve bizim Güneş sistemimize giren ve de bugüne değin gözlenen en büyük kuyruklu yıldız... İşte o yıldız var ya o yıldız; varsayımlara göre 8 Aralık 2019 gecesi Dünya'ya "teğet" geçip gidecekmiş uzayda yaptığı yolculuk sırasında...
Kazakistanlı bir gökbilimci keşfetmiş ya da farketmiş bu yıldızı... Bunu duyunca sardı mı bendenizi bir endişe, bir kaygı, aynı anda da bu koskocaman yıldıza içten bir saygı...
Bu yıldız ya çarparsa gezegenimize diye düşünmeden edemedim doğrusu ki biz "teğet geçen ekonomik krizler" sonucu 2000'lerin ilk yıllarından beri battıkça, batıyoruz da... Nasıl güven duyalım bu durumda "teğet geçeceği söylenen" bir kuyruklu yıldıza?...
Üstelik bir Hüseyin Rahmi Gürpınar da olamayız ki KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA BİR İZDİVAÇ benzeri bir roman yazalım. Dolayısıyla biz de bu koşullarda yıldızın olumlu ve de olumsuz dışsallıkları çerçevesinde yalnızca "yıldız Dünya'ya çarparsa neler olur?" diye birazcık kafa yoralım.
Varsayalım ki bu devasa kuyruklu yıldız gezegenimize çarptı; kuşkusuz bu bir kıyamet, bir yok oluş olabilir ama başka neler olur?...
Bir kere; ülke genelinde kadın cinayetleri son bulur. Çocuklara dokunanlar, yolda yürüyen kızlara saldıranlar bütünüyle yok olur.
Kentimiz Didim, yaşadığımız il Aydın; Jeo-termik santralların neden olduğu ve de olacağı çevre sorunlarından kurtulur. Düşüncesizce Menderes'in sularını kirletenler, zeytin bağlarını, tarım alanlarını yapılaşmaya açanlar, Bafa Gölü ve çevresine aç gözlerini dikenler tümüyle yok olur.
Elbette ki ekonomik sorunlar ve ekonomik sorunlar nedeniyle yaşanan ölümcül olaylar biter, terör biter, savaşlar biter, siyasetçilerin kavgaları biter ve de yozlaşma, Araplaşma, uluslararası alanda aşağılanma biter. En önemlisi de günden güne yitirilen demokratik haklar, TCK 299 nedeniyle yargılanmalar, sorgulanmalar, suçlanmalar biter.
Biter mi, biter elbette...
Ama...
Ola ki 10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde eğer değerli okur; bu yazımızı okuyor ise, devasa kuyruklu yıldız, gezegenimize zarar vermeden geçip gitmiştir. Bizleri de dertlerimizle, sorunlarımızla başbaşa kalmaya mahkum etmiştir.
Ne diyelim?... Umudumuz bir başka bahara, bir başka kuyruklu yıldız ya da meteora mı?... Yok, yok;
bu gidişle uzaydan gelebilecek dış etkenlere gerek kalmadan, bu gezegende yaşayanlar Dünyamız'a kıyametini yaşatacaklar nasılsa...