Selma Erdal

Tüm Yazıları


Kutlu Olsun Cumhuriyetimiz

  • 26 Ekim 2018 Cuma


Bugün Cumhuriyetimiz’in 95. yaşını kutluyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun…
29 Ekim 1923 günü; dosta, düşmana kuruluşu duyurulan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’nin doğum günüdür. Övünerek, kıvanarak, onur duyarak, coşkuyla Cumhuriyet Bayramımızı kutluyoruz.
Tek bir tümce ile CUMHURİYET demek, KADININ VAROLUŞU demekdir.Çünkü 29 Ekim 1923’de kurulan Yeni Türk Devleti kadına; varlığını, kimliğini, benliğini, yurtdaşlık bilincini kazandırmışdır. Osmanlı’nın kuruluş yıllarında DEVLET ANA diye anılan, devlet gibi güçlü olan kadın; Hilafetin Osmanlı’ya gelmesiyle gerilemeğe, ikinci sınıf konuma düşmeğe, giderek yok sayılmağa başlamışdır. İşte Cumhuriyet’le birlikte; ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ ile kadın yeniden ayağa kaldırılmış, erkeğinin yanında eş, eşit konuma getirilmişdir.Türk kadını; Cumhuriyet’in devrimleriyle var olmuşdur, yurtdaş olmuşdur.Cumhuriyetimiz’in Türk kadınına kazandırdığı haklar, saygınlık, kimlik, yurtdaşlık bilinci ne yazık ki son yıllarda saldırıya uğramakdadir. Bu kazanımlar yok sayılarak Türk kadını toplumsal yaşamın dışına, Osmanlı’da olduğu gibi evin dar alanına itilmek istenmektedir. Bütün bu saldırılara karşın elbette ki biz Türk kadınları, Cumhuriyet kadınları; ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ’nin aydınlanmasında karanlıklara değil, çağdaşlığa, uygarlığa yol alacağız.Bu böyle biline…
Cumhuriyet'le birlikte kadın; her alanda ve her anlamda var olmuşdur.Kadının gelişimi, aile yapısındaki yeri;Cumhuriyet’le birlikte değişme ve gelişme göstermişdir.Atatürk’ün Cumhuriyet’le birlikte Türk Ulusu’na vermek istediği görüş, düşünce, değer yargısı, amacı; TÜRK KADINI’nı, erkeğe eş, eşit yapmak, toplumun yarısının yaşamdan dışlanmasını önlemek üzerinedir.1926 yılında MEDENİ KANUN’un kabul edilmesiyle birlikte; kadın bir yurtdaş olarak aile mallarının yönetiminde ve mirasdan pay almada erkekle eşit bir konuma getirilmişdir. 1930 yılında yapılan ANAYASAL değişiklikle; kadınlara genel seçimlere girme hakkı verilmişdir.Cumhuriyet’le Türk Kadını yeni bir düzenin kadını olmuş, kendini var etmesi için tüm yasal düzenlemeler getirilmişdir.Osmanlı Devleti’nin yok olmasıyla birlikte; kadına yönelik dar görüşler de yeni yönetimin değer yargılarıyla yok edilmişdir. Medeni Kanun’la birlikte çok eşliliğin kaldırılması ve boşanmanın erkeğin tekelinden alınarak kadına da hak tanınması dönemin önde gelen yenilikleri arasında sayılabilir.
Atatürk Devrimleri içinde; ilk önce anılması gereken kuşkusuz HUKUK alanında yapılanlardır.Çünkü kadının “ikinci sınıflığı” MEDENİ KANUN ile erkekle eşit konuma getirilmiş ve kadın var olma uğraşına bu yasa çerçevesinde tanınan haklarıyla başlamışdır.Böylece Türk Kadını’na erkeği ile eşit haklar tanınmışdır.Kuşkusuz bu yasanın yayınlanması ve yürürlüğe konma aşamasına gelinceye kadar pek çok tepkiler gösterilmişdir. Ama Atatürk’ün kararlı tutumu sonucunda yasa kabul edilmişdir. Bu yasa ile her şeyden önce Türk Kadını’na KİŞİLİK verilmiş, yasanın 8. maddesinde; herkesin yasa sınırları içinde eşit olduğu hükme bağlanmışdır. Yine 11. maddede yer alan 18 yaşını bitiren kız-erkek herkesin ergin olacağı hükmü yer almışdır.
Cumhuriyetimiz'in 95. yılında, ATASI'nın yolunda yürüyen CUMHURİYET KADINLARI vardır ve onlar sonsuza dek var olacaklardır. Buna karşın ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ'ne karşıt görüşlerle; "ille de karanlıklarda kalacağım" diye ayak direten kadınlar da vardır.Her kadın; aklının, özgür istencinin ve kimlik bilincinin etkisiyle seçimini yapacakdır. Aydınlıklara mı yürüyecekdir, yoksa karanlıklara mı gömülecekdir; yolunu kendisi seçecekdir.Bizler Cumhuriyetimiz'in 95. yılında bir kez daha yineliyoruz ki ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ'nin bizlere kazandırdıklarıyla; aydınlığa, çağdaşlığa, uygarlığa çıkan yolumuzdaki yürüyüşümüzü usanmadan sürdüreceğiz...Kutlu Olsun Cumhuriyetimiz'in 95. yaşı !...Eğilmesin yerlere çağdaş, uygar, yurtsever TÜRK KADINININ BAŞI!...