Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Kuşatılmışız !..

  • 24 Ekim 2018 Çarşamba




Ülkemiz,Cumhuriyetimiz ve TÜRK tipi Demokrasimiz resmen ve alenen kuşatılmışız.
Kurtuluşumuz ufukta gözükmemektedir.
Neden mi,
Yerli ve işbirlikçi sermaye ile birlikte tüm siyasi partilerimiz çember içine alınmış,emir eri yapılmış,
Halk ise kullanılmaya hazır birer piyon,
Hem de üç kuruş paraya satın alınmış birer piyon,
Hal böyle olunca kurutuluşumuz ufukta gözükmemektedir.
Nereden çıkardın bunu hocam demeyin,
Görünen köy kılavuz mu ister,
Hayır,apaçık ortada her şey.
Sağda ve hatta ılımlı İslam adını verdiklerimiz de dahil hepsi Yabancı ve işbirlikçi sermayenin emrinde,
Solda diye yutturulan CHP’de ise ruhu bile kalmamış solun,
Hatta kurucu ideolojisinin kırıntısını bile taşımayan CHP nin de SOROS gibi Emperyalist çetelerin emrine sokulmuş,
Yerli üç beş Holding, grup ve Sermayedarın da içeriden yönettiği bir parti iken daha ne bekliyoruz,
Onların işbirlikçisi olmayanı mı kaldı,
Küçücük Belde belediyelerinden tutunda Büyük Şehir Belediyelerine kadar her biri öyle.
Olmayanı ise bir elin BEŞ parmağından az.
Belediyeye o aday olmuş,bu aday yapılacakmış,
Kardeşim kime aday yaparlarsa yapsınlar değişen ne olacak ki?
Al birini,vur öbürünü,
Ya da tersinden okuyalım vur birini al öbürünü.
Tüm siyasi partilerimiz gibi CHP de kuşatılmış,
Tıpkı ülkemiz gibi…
CHP’de aday yarışı tüm hızıyla devam etmekte,işin içinden nasıl çıkılacak bilmiyorum,
Parti meclisi şunu aday yapılımı diyecek,
Yoksa MYK mı bunu yapalım diyecek,
Daha da kestirme MYK üyesi ve yerel yönetimlerden sorumlu Gn.Baş.Yardımcısı mı tayin edecek belli değil,
Birini tayin ettiriliyor,
Bölge Milletvekillerinden birisi gidecek diğer aday lehine itirazını koyacak,
Sonra da Genel Başkana intikal eden olayı genel Sekreter çözsün diye görevlendirilecek,
Tabi ki Büyük Şehir Belediye Başkanları hariç.
Genel sekreter de kendine göre liyakat esasına baz almadan kendine daha yakınını tayin edecek,
Sende gideceksin “TIPIŞ,TIPI” oy vereceksin,
Hem de içine sinmemesine rağmen partili sorumluluğu ve ahlak anlayışı gereği ya çaktırmadan kenara çekilip söz söyleyecek,yada benim gibi partiden atılmaya göze alıp var gücünle eleştireceksin.
Sonra mı ne olacak,
Birilerinin söylediği gibi,
ATASÖZÜMÜZ gereği “ Atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacak”…
Oldu mu şimdi bu,
Demokrasiye sığdı mı?
İşte bunun adı tam da uydu mu?
TÜRK Demokrasisi…