Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Kültür

  • 25 Aralık 2018 Salı


Herkes koşullarının belirlediği sınırlar içinde kendi istediği gibi yaşayabilir. Her şeye karşın, hiç kimse kendi istediği yaşantıyı başkalarına dayatamaz! Kültür bir yaşama biçimidir, demokrasi kültürü onurlu yaşamların güvencesidir.
Beklentileri gerçekleştirmeyecek olan bir kişinin eylem, istem ve beklentilerine katılmama hakkı her koşulda yaşamsaldır. Üstelik bu kararlar ona katılmayanların yaşantısını hiçbir biçimde etkilememelidir. Eğer kendini bilmez birileri haddini aşarak başkalarının yaşamlarını belirlemeye kalkışır ise; bu istem ve beklentilerden etkilenen veya bu antidemokratik istemlere karşı çıkanlar konunun muhataplarını uyarırlar.
UYARI.
Kimler uyarılır? Hata yapanlar veya yanlış yapanlar uyarılırlar.
Uyarı amaçlı eleştiriler suçlama olmadığı gibi, kendisi de bir suç değildir. Uyarı hata veya olası suçları engellemeyi amaçlar. Yani, özünde uyarı bir insani görev ve demokratik bir hak olarak nitelendirilir.
Hata istemeden yapılan şeydir. Yanlışlar için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Yanlış bilerek ve isteyerek yapılır ise suçtur!
KİMLER UYARIR?
1-Uyarıyı demokratik bir hak olarak görenler.
2-Eylem veya işlemlerden zarar gören veya görme olasılığı olanlar.
3-Aydınlar, düşünürler, sanatçılar(yarınları bugünlere taşıyan görenler olarak) ve alan uzmanı olan liyakatli kişiler.
4-Uzlaşı isteyen, barıştan ve özgürlüklerden yana olanlar.
5-Ülke çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koyan yurtseverler.
6-Toplumsal kurum, kuruluş ve doğal olarak muhalif olması gereken muhalefet partileri.
7-Dördüncü kuvvet olarak adlandırılan özgür basın.
DÖRDÜNCÜ KUVVET.
Eskiden devlet organizasyonu anlatılırken, demokrasi göstergesi olarak; yargı, yasama ve yürütme ile ifade edilen kuvvetler ayrılığına dördüncü güç olarak basın eklenirdi. Güçler ayrılığını bütünleyen bağımsız ve demokratik medyanın gücü tartışılmazdı. Toplumun gözü ve kulağı olan, toplumu bilgilendirme, kamuoyu yaratma ve kamuoyu adına iktidarı denetleme görevi vardı. Bağımlı ve tutsak bir basın kendinden beklenen insani görevleri yerine getiremediği gibi, kitleleri yanıltma doğrultusunda çaba harcamaları anlaşılır gibi değil. Bir kısım basın, bu olumsuz yaklaşımları nedeniyle yararlı değil, tam anlamıyla zararlı bir odağa dönüşmüştür! Oysa kuvvetler ayrılığı eşliğinde özgür basın kamu adına kuvvetler ayrılığının güvencesi olabilirdi. Aynı zamanda kendisinin ve demokratik yaşamında(!)
Ve yoksul ve inadına cahildir ki, onlar;
Uçmayı bilmez gönülleri taşa kesmiştir!
Yaratıcılıklara uzak kalan kulluklarıyla;
Zihinleri tutsak, bedenleri işgal altında!