Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü kutlu olsun


Atatürkçü Düşünce Derneği Didim şube  Başkanı Türker Bacaksız Köy Enstitülerinin Kuruluş Yıldönümünü yayınladığı bir basın bildirisi ile kutladı.  Başkan Bacaksız Cumhuriyet Döneminde Eğitmenlik

 Paylaş


Atatürkçü Düşünce Derneği Didim şube Başkanı Türker Bacaksız Köy Enstitülerinin Kuruluş Yıldönümünü yayınladığı bir basın bildirisi ile kutladı. Başkan Bacaksız Cumhuriyet Döneminde Eğitmenlikle başlayan eğitim seferberliği ile okur yazar oranının yükseltilmesi ve kalite getirilmesi için kurulan bu okulların bazı çıkar çevreleriyle yapılan pazarlık sonucunda kapatıldığını söyledi ve Köy Enstitüleri Kurucusu İsmail Tonguç ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i de andı.
ADD Didim Şube Başkanı Türker Bacaksız yayınladığı bildiride şunları söyledi: “ Zorunlu ilköğretim II. Mahmut zamanında 1824 fermanı ile başladı. İlkokullara öğretmen yetiştiren, öğretmen okulları 16 Mart 1848 yılında açıldı. Biz bu gün 16 Mart gününü öğretmen okullarının kuruluş yıldönümü olarak kutluyoruz.
Kurtuluş savaşı sonrası Türkiye’de eğitim-öğretimin durumu içler acısıdır. Türkiye Cumhuriyetinde 2345 ilk okul,3061 öğretmen mevcuttu. 13-14 milyon nüfusun %80’i köylerde yaşıyordu. Okuma yazma oranı %5 civarındaydı.
Cumhuriyetin ilanından sonra eğitim seferberliği başladı. Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati 1926 yılında 4 adet köy Muallim Okulu açarak eğitim devrimini başlatmış oldu.1928 yılında harf devrimi ile eğitim seferberliği hız kazandı.1930’lu yıllarda 40 bin köyden 35 bininde öğretmen yoktu. Öğretmen okullarından yılda 300-350 öğretmen mezun oluyordu. Bunlarla açığı kapatmak yıllar alacaktı.
Cumhuriyetimizin kurucusu, Türk devriminin öncüsü Mustafa Kemal Atatürk’ün teklifiyle askerde okuma yazma öğrenen köy çocuklarından, onbaşı ve çavuş olarak terhis olanlar köy eğitmen kurslarından geçirilerek kendi köyleri veya istedikleri köylere eğitmen olarak atandı. Bu kurslar genişletilirken, köy Muallim Mektepleri de açılmaya devam etti.
Milli Eğitim seferberliği hızla gelişirken Atatürk’ün ölümünden sonra en yakın takipçisi İsmet İnönü zamanında Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç 17 Nisan 1940 yılında dünyanın en özgün eğitim kurumları olan Köy Enstitülerini açılışını gerçekleştirdiler. Köy enstitüleri köylerde öğretmenlik yapacak eğitimcileri yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Öğrencilerin tamamı köy çocuklarından seçiliyordu. Köy enstitüleri şehirlerin dışında köylerin yanı başında geniş araziler üzerinde kurulmuştur. Kız erkek karma eğitim veren bu okullarda derslerin %50’si genel kültür dersleri %25 tarım,%25 işçilik ve demircilik gibi uygulamalı derslerdi.
1941 yılında köylerde çalışacak sağlık memurları ve ebelerinde bu okullarda yetiştirilmesine karar verildi.Köy Enstitülerine öğretmen yetiştirmek amacıyla Ankara Hasan Oğlan’da Yüksek köy enstitüsü açıldı.Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bir yurt gezisinde Kepirtepe Köy enstitüsünü ziyaret eder.Bir kız öğrenciye çantasında ne olduğunu sorar.Öğrenci çantasını açarak gösterir.Bir parça ekmek,3-5 köfte bir de dünya klasiklerinden bir kitap vardır. İnönü çok mutlu olur. Yanındakilere dönerek ”ne zaman Türkiye’de Erinden Generaline;sade vatandaşından Cumhurbaşkanına kadar herkes ekmekle kitabı bir araya getirebilirse gerçek kalkınma başlamıştır” der.
Köy Enstitülerinin amacı sadece öğretmen yetiştirmek değildi.Hasan Ali Yücel Köy Enstitülerini şöyle tanımlamıştı:”Biz İstiklal mücadelesinden sonra sosyal hayatımızda yaptığımız üyük devrimleri köylere götürecek devrimci düşünce adamı yetiştirmek isteriz.Çünkü ümmet devrinin böyle bir adamı vardır.Bu adam imamdır,imam insan doğduğu zaman kulağına ezan okur,öldüğü zaman mezarında dua okur .Yani doğumundan ölümüne kadar bu toplumun tek hakimidir.Köylü her derdini imama danışır.Biz imam yerine köye devrimci düşünceli çağdaş adamını göndermek istiyoruz.Ne yazık ki bugün imamlar ve cemaatler tarafından yönetiliyoruz.
Köy enstitülerinin açılışıyla beraber bu okulları kötüleme kampanyaları da başladı.Tek tip kıyafet giymeleri komünistlikle suçlanmasına sebep oldu.Dinsizlikle suçlanmaya başlandı.Kız erkek birlikte okumaları Türk örf ve geleneklerine uymadığı, asılsız ilişkiler yaşadıkları dedikoduları çıkarıldı. Bilhassa toprak ağaları çok rahatsız oluyordu.Toprak ağası Eskişehir CHP Milletvekili Abidin Fotuoğlu 1943 yılında Meclis konuşmasında “Bu okullarda yetişenler yarın bizim kafamızı keserler” demişti. CHP milletvekili toprak ağası Kinyas Kartal yıllar sonra Köy Enstitülerinin neden kapatıldığı sorusuna şu yanıtı verir: “Köy Enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi.Doğuda en yüksek eğitim gören benim.Köy Enstitüleri bizim devlet üzerindeki gücümüzü kıracaktı.Bunu içimize sindiremedik.Benim 258 köyüm var.Köylüler bana bağlıdır,ne dersem onu yaparlar.Ama Köylere öğretmenler gelince benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler.Demokrat Parti ile pazarlık yaptık kapattık.” Toprak ağası Eskişehir Milletvekili Emin Sazak bir konuşmasında Köy Enstitüleri için şöyle der “Benim bindiğim eşek benden akıllı olmamalıdır, akıllı olursa beni düşürür” Buna benzer karalamalar devam ederken İkinci Dünya Savaşı sonuna doğru 1945 yılında Sovyetler Birliği Türkiye’den Kars, Artvin, Ardahan’ı Boğazlarda da askeri üs isteyince İsmet İnönü ABD’den askeri destek istemek zorunda kalır. ABD yardımı şartlı olarak kabul eder.
Türkiye’de serbest seçimlerle demokratik sisteme geçilmesi,5 yıllık kalkınma planları ve köy Enstitüleri gibi Sovyetler sistemine benzer uygulamaların kaldırılmasını ister. İç ve dış baskılara direnemeyen İsmet İnönü Hasan Ali Yücel’i Bakanlıktan alır. Yeni Milli eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer, İsmail Hakkı Tonguç’u görevden alarak bir okula öğretmen olarak atar. Önce Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünü kapatır. Köy enstitülerinin ders programlarını değiştirir. Okullarda din dersleri ve İmam Hatip okulları açılır.1950 seçimleriyle başlayan iktidar değişikliği ile 1954 yılında Köy Enstitüleri kapatılarak öğretmen okullarına dönüştürülür. Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen Köy Enstitülerinden yetişen 1398’i bayan,15943’ü erkek toplan 17342 öğretmen Türk aydınlanma meşalesini yurdun en ücra köşelerine götürerek eğitim ve öğretim seferberliğinin neferleri olarak çalıştılar. Onların yaptığı binalarda eğitime devem eden öğretmen okulu mezunları da aynı ruhla görev yaptı.
Dinin siyasete alet edilmesi, Cumhuriyet hükümetlerinin İmam Hatip okulu açma yarışı sonucu bu günlere gelindi. Her şeye rağmen Türkiye Cumhuriyeti çağdaş medeniyete ulaşmak için Atatürk çizgisinde yürümeye devam edecektir.
Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü kutlu olsun.”


Atatürk