Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Konuyu kökten çözmek lazım

  • 19 Ağustos 2019 Pazartesi


Değerli dostlarım; Her gün yeni bir zam kapımızı çalıyor. Habersiz misafir geldiğinde yüreğim artık hoplayarak kapıyı açıyorum. Acaba yine mi zam geldi diye. Napolyon’un para para para dediği gibi bizler de artık zam zam zam demeye başlayacağız bu gidişle. Dilimiz damağımız zam ile kurudu yahu. Zammın olmadığı gün neredeyse kalmadı gibi. Hani özel günler var ya, bence zamlara göre özel günler belirlenmeli. 1 Temmuz Balık zammı günü. 5 Temmuz kömür zammı. Her ayın ilk Pazar günü elektrik zammı. Her ayın ilk Cuma günü mezar ve defin zammı. Aklına geldikçe ilave et.

Değerli dostlarım; geçenlerde sahilde bir kano kiralayıp binmek istedim. Abi zam geldi bu sabah dedi çalıştıran çocuk. Yahu ne zammı bu alt tarafı suda yüzecek. Yakıt yok bir şey yok. Olsun abi bu gün zamlı. Kurtarmıyor. Akşam eve geldiğimde, bu zamları unutmak için iki yudum içeceğim. Manava uğrayıp biraz roka, biraz tere ve diğer yeşilliklerden, bir tane küçük kavun alayım dedim, bir gün önceden daha farklı. Haftada bir içtiğim rakıyı şimdi kızarak her gün içmeye başladım. Nerde inceyse oradan kopsun. Markette rakının litresi 208 lira olmuş.
Değerli dostlarım; Sadece bunlar değil, daha neler var neler. Az günler çabuk geçer. Öğrenciler sınava girdiler. Kazananları kutluyorum. Ya anne ve babalar. Onlara nazar değmesin. Nasıl bir cambazlığa alışmışlar ki, anlatması güç. Yakında onların derdi de başlayacak. Kayıt parası, harç parası. Yurt parası, ev parası. Yol parası, bot parası. Kefen parası. Sonunda kefen parası derken hazineye gönderiverdik bir anda. Şimdi kefen bile almaya gücümüz kalmayacak. Okullarda bunca masraf varken, okula ne gerek var. Mesela, tarımı bitmiş bir ülkede boşu boşuna ziraat mühendisine ve veterinere ne gerek var. Kapatın gitsin. Hastanesi özele devredilen hastane varken, sokaklarda üfürükçüler çoğalmışken, ilaç piyasadan kalkmışken, ne gerek var doktora. Kapatın tıpları gitsin. Memlekette terör örgütleri kol gezerken, içki fabrikaları, boya fabrikaları bir bir kapanırken ne gerek var kimya mühendisine. Kapatın gitsin. Kimya mühendisi deyince aklıma geldi. Bir arkadaşımın oğlu aradı ve “Erol amca merhaba. Arzu ettiğin bir içki olursa haberim olsun” dedi. Bende “Hayırlı olsun oğlum. Okulun bitti sanırım. Hangi içki fabrikasında başladın” dedim. “Hayır amcacığım ben işsizim. Babamın içkisini evde ben yapıyorum.”
Değerli dostlarım; Bütün ahali kimyager olmuş bu memlekette. Bunu bu hale getiren devlet büyüklerimize minnet borçluyuz. Bundan sonra ne gerek var kimyagere. Hatta ben bu tür aklı selim kişilerden başka bir ricada bulunacağım. İçki işini nasıl olsa çözdünüz. Birde şu petrol ürünlerine el atsanız diyorum. Yakıtlar el yakıyor. Belki sayenizde ucuz yakıt alırız da, konu kökten çözülmüş olur.