Selma Erdal

Tüm Yazıları


Konuşuyoruz

  • 04 Ekim 2018 Perşembe


Gündem değişken, ama hızlı değişken, koşuyor olayların ardından ve biz de gündemin ardından koşuyoruz, kızıyoruz, öfkeleniyoruz, eleştiriyoruz... Ve sürekli konuşuyoruz değişen gündemi...Dün konuştuğumuz konu;bugün için gündem dışı, yarın neler olacağı da bugünden değil kimsenin işi...Çünkü biz ne dündeyiz, ne yarını düşünüyoruz; yalnızca günü yaşıyoruz, yalnızca günü konuşuyoruz...

Konuşuyoruz Araplar'ı...Araplar'dan herkes yakınıyor; varsılları menkul ya da gayrı-menkul neyimiz varsa satın alıyorlar petro-dolar karşılığında diye... Bu ülkenin yurtdaşları yarı aç, yarı tok yaşam savaşı verirken; Araplar'ın yoksulları da sırtımızdan geçiniyor diye...Buna karşın Araplar'dan şikayet edeni de içeri tıkıyorlar.Bu gidişle ülkenin asli unsuru Araplar olacak, bizim pabuçlar dama atılacak.Hani bu ülkeyi ayyaş ve dinsiz Kemal kurmuştu;O'nun ülkesinde ne işleri var?...Çarpılacaklar maazallah...
Konuşuyoruz Yumurta-sız-lığı...İstanbul'da toptancıların elinde ancak bir ay yetecek kadar yumurta kalmış...Güler misin, ağalar mısın?...Dışarıdan şarbonlu et getirenlere karşılık; kedi-köpek besleyeceğinize, koyun-keçi besleyin, tavuk besleyin dedik halka...Ardından oldular halka, halka; saldırdılar çıldırmışçasına...Bu durumda bir selam çakalım onlara; ne et, ne süt, ne yumurta... Başlayın Vegetarian yaşama...Ne yapacaksınız yumurtayı?...Siz kedilerinizi kopeklerinizi besleyin bahçenizde ya da balkonunuzda iki tavuk bir horoz beslemek yerine...Sonrasında nasıl çözüm bulursunuz bilemem; protein eksikliği çeken beyinlerinize?...
Konuşuyoruz Amerika'yı...Bugün Amerika ile yeniden yakınlaşmalar başlıyor diye zil takıp oynamağa kalkışanlar var...Bununla birlikte; Ege Denizi'nde gerçekleştirilen NATO Kararlılık Gösterisi-92 Tatbikatı sırasında 1 Ekim 1992'de USS Saratoga (CV-60) uçak gemisinden atılan iki Sea Sparrow füzesi ileTürk Deniz Kuvvetleri’ne ait Muavenet Zırhlısının vurulmasının yıl dönümünü unutmayanlar var... Sözde dost ateşiyle, sözde yanlışlıkla vurulan Şehidlerimizin ve yaralıların olduğu günü unutmayan, anımsayan duyarlı yurtdaşlarımız var.Ki o atışlar nedeniyle "Geminizi batırdık özür dileriz" diyen o Amerikalı'nın; "Amerikan Atari" diye bir oyunları vardı Amerikan askerleri için yazılmış ve bu bilgisayar oyununda öldürülecek hedefe Türk askerleri konulmuş...İşte bu oyunun gerçeğini de Muavenet Zırhlısı'nı vurarak oynadı "dost" Amerikalılar. Şimdi de sırada ekonomi gemisini mi batırmak var?...
Konuşuyoruz İlber Hoca'yı...İlber Ortaylı; değerli bilim insanı...Seveni de çok, sataşanı da...Atatürk'ü anlattığı günlerde; demediklerini bırakmadılar ona...Sonra düşüverdi televizyon yansılarına; Kraliçe Elizabeth ve dönemin first lady'si Hayrünisa Gül ile Kur'an dinlerken Bursa Ulu Cami'de...Bugünlerde kütüphanesini Saray'a bağışladığı duyuldu; yine kimileri pek sevindi, kimileri de eleştirdi.Ardından da duyuldu ki Kültür ve Turizm Bakanlığı'na danışman olarak atanmış.Dün Gül bahcesinde geziyordu,bugün de Saray'ın hizmetinde...Yeter ki Türkün tarihini doğru öğretsin de bu ülkeye...Sipariş üzerine sakın ola ki Araplar'a menkibeler düzüp, kahramanlık payesi vermesin de Türk Tarihi'nde... TRT'nin Ertuğrul dizisinde olduğu gibi...

Konuşuyoruz Meral Bacınızı...Kınalı Eli Bacınız demiş ki Meclis'in açıldığı 1 Ekim 2018 gününde:- Üç Türk biraraya gelir devlet kurar
Sevinip, coşmuş bu sözlerle onun yancıları, yandaşları...Sanki cevher yumurtlamış kınalı bacıları...Bilmezler ki; "Üç Türk biraraya gelir devlet kurar" sözü Meral katunun sözü degil, Türk Siyasal Tarihi kitaplarina geçmiş bir gerçeğin özüdür.Önemli olan yeniden, yeniden devlet kurmak değil, kurulu devleti yıktırmamak ve daha da yüceltmektir.

Konuşuyoruz işte...Her yeni günde, gündemde yeni olan ne varsa...Bir gün Güneş ufukdan yeniden doğarsa...Mutlulukla susmasını da biliriz...