İlter Gözkaya Holzhey

Tüm Yazıları


Köle Ticareti

  • 31 Temmuz 2020 Cuma


Ko­ro­na virus pan­de­mi bütün dünya va­tan­daş­la­rı­na bu­laş­ma­sı eşit, fakat daha fazla yok­sul halkı zor du­rum­da bı­rak­tı.Zen­gin fakir ara­sın­da­ki uçu­rum daha be­lir­li ola­rak açığa çıktı. Sağ­lık si­gor­ta­sı ol­ma­yan­lar te­da­vi ola­mı­yor. Ölen­le­rin çoğu yok­sul ül­ke­ler­de, kriz­den do­la­yı artan iş­siz­lik­te yok­sul­la­rı vurdu.Ge­ze­gen­de eşit pay­la­şı­mın ol­ma­dı­ğı, sa­na­yi­de ge­liş­miş ül­ke­ler­de yok­sul var­lık­lı ara­sın­da­ki farkı be­lir­gin hale ge­tir­di.Ame­ri­ka’da beyaz bir po­li­sin si­ya­hi va­tan­daş Ge­or­ge Floyd’u öl­dür­me­siy­le pro­test gös­te­ri­le­ri baş­la­dı. Kısa sü­re­de tüm dün­ya­ya sıç­ra­dı, Ko­ro­na ’ya rağ­men bil­has­sa sos­yal med­ya­yı iyi kul­la­nan genç nesil, artık yeter di­ye­rek so­ka­ğa çıktı.Ev­ren­sel hu­ku­ki ve vic­da­ni ku­ral­lar ülke sı­nır­la­rı­nı aştı. Genç yaşlı, siyah beyaz çok sa­yı­da in­san­lar, in­san­lık suçu zaman aşı­mı­na uğ­ra­maz, diye ses­len­di­ler.Bil­has­sa Af­ri­ka kö­ken­li, be­yaz­la­rın ha­ki­mi­ye­tin­de ya­şa­yan, hak­sız­lı­ğa uğ­ra­yan in­san­lar böyle gel­miş, böyle gi­de­mez, de­di­ler.Bir şey­ler de­ğiş­me­liy­di, insan hak­kı­na, onu­ru­na ve temel ev­ren­sel de­ğer­le­re yö­ne­lik iş­le­nen suç­la­rın mağ­dur­la­rı­nın to­run­la­rı isyan et­ti­ler.Te­le­viz­yon­da mil­yon­lar­ca insan, İngil­te­re’de Bris­tol ken­tin­de gös­te­ri­ler­de, köle tüc­ca­rı Ed­ward Cols­ton’un hey­ke­li­ni yı­kı­la­rak de­ni­ze atıl­dı­ğı­nı, iz­le­di.Cols­ton 1672 – 1689 yıl­la­rı ara­sın­da bin­ler­ce kadın, erkek ve çocuk kö­le­le­ri Af­ri­ka’dan Ame­ri­ka’ya ta­şı­mış­tı.Av­ru­pa’da Por­te­kiz, İngil­te­re gibi de­ni­ze sı­nı­rı olan ül­ke­ler köle ti­ca­re­tin­den en çok fay­da­la­nan ül­ke­ler­di.Mi­lat­tan sonra 476 yılı köle ti­ca­re­ti­ne baş­lan­mış sa­yı­lı­yor. Önce Af­ri­ka kı­ta­sın­da ya­pı­lı­yor­du. Daha sonra Av­ru­pa’ya, 1492 yı­lın­dan sonra Ame­ri­ka’ya ulaş­tı. Ge­liş­me­miş ve az ge­liş­miş ül­ke­le­ri de­mok­ra­si dersi veren Batı’da göç­men­ler, kö­ken­le­ri Av­ru­pa’da olan be­yaz­lar­la aynı hak­la­ra sahip de­ğil­ler. Bir yan­dan göç­men kö­ken­li in­san­lar için sü­rek­li uyum ke­li­me­si­ni kul­la­nı­yor­lar, diğer yan­dan ara­la­rı­nı al­mı­yor­lar. Yerli sa­yıl­ma­yan bu sınıf ki­ra­lık ev bul­ma­da, iş ara­ma­da zor­luk çe­ki­yor­lar. Cilt rengi, din ve adı ya­şa­dı­ğı ül­ke­le­re göre ya­ban­cı sa­yı­lan­lar ay­rım­cı­lı­ğa uğ­ru­yor.Sö­mür­ge ya­pı­lan Kongo’da geçen in­san­lık dışı ya­şa­nan kat­li­am­da mil­yon­lar­ca insan öldü, zo­ra­ki ça­lış­tır­ma­ya zor­lan­dı. Bu ne­den­le Bel­çi­ka kralı II. Le­opold en çok nef­ret ve öf­ke­yi hak etti. Brük­sel’de hey­ke­lin başı ko­pa­rıl­dı, vü­cu­du­na kır­mı­zı bo­yay­la katil ya­zıl­dı.Aynı soy­dan gelen şim­di­ki kral Phi­lip­pe uzun bir süre sustu. Af­ri­ka kö­ken­li ve insan hak­la­rı­na, hür­ri­ye­te eşit mu­ame­le­ye ina­nan Bel­çi­ka va­tan­daş­la­rı kral ko­nuş­ma­ya­cak san­dı­lar. Fakat kral bu sefer sus­kun­lu­ğu­nu boz­mak zo­run­da kaldı.Kongo baş­ka­nı Felix Ts­hi­se­ke­di’ye mek­tup ya­za­rak, ata­la­rı­nın yap­tı­ğı kat­li­am için özür di­le­di. 1998 yı­lın­da Ame­ri­ka­lı ga­ze­te­ci Adam Hochsc­hild King Le­opold’s Gha­ost adıy­la yaz­dı­ğı ki­tap­ta Bel­çi­ka ta­ri­hi­ne sahip çık­ma­lı, özür di­le­me­li, diye yaz­mış­tı. O ta­rih­ten beri Bel­çi­ka’da tar­tış­ma devam edi­yor­du.
1830 yı­lın­da Bel­çi­ka Hol­lan­da’dan ay­rıl­dı. Le­opold’un oğlu Bel­çi­ka Meş­ru­ti­yet ida­re­sin­de, Kongo’yu özel malı ola­rak sahip oldu. Ka­uçuk, fil­di­şi ve köle ti­ca­re­ti­ne 1908 yı­lı­na kadar devam etti. Bel­çi­ka’dan sek­sen defa büyük olan Kongo’yu dev­le­te dev­ret­ti. Kongo 1960 yı­lın­da ba­ğım­sız ülke oldu. Bel­çi­ka ve Ame­ri­ka et­ki­si­ni devam et­tir­di. Bugün Bel­çi­ka’da 250.000, çoğu Kongo kö­ken­li Af­ri­ka­lı ya­şı­yor. Yük­sek tah­sil ya­pan­la­rın sa­yı­sı yüzde alt­mış ol­du­ğu halde, layık, ol­duk­la­rı iş­ler­de ça­lı­şa­mı­yor­lar, işsiz olan­la­rın sa­yı­sı da ol­duk­ça fazla.1960 yı­lın­dan sonra tah­sil amacı ile ge­len­ler, Kongo ida­re­sin­de huzur ve düzen bu­la­ma­dık­la­rı için dö­ne­me­yip, Bel­çi­ka’da ka­lı­yor­lar.Oku­du­ğum ve kay­nak ola­rak kul­lan­dı­ğım ma­ka­le­de adı geçen Mi­rel­le Ts­he­usi Ro­bert, ay­rım­cı­lı­ğa karşı sa­va­şı­yor. Ta­ri­hin unu­tul­ma­sı­na engel olmak is­ti­yor, ki tek­ra­rı veya ben­ze­ri ya­şan­ma­sın.Be­yaz­lar si­yah­la­ra eşit mu­ame­le­yi öğ­ren­mez­ler­se, ay­rım­cı­lı­ğa karşı önlem alın­maz­sa De­mok­ra­si’den bah­set­mek doğru olmaz.Be­yaz­la­rın hâkim ol­du­ğu kı­ta­lar­da durum bir­bi­ri­ne ben­zi­yor. Göç­men kö­ken­li­ler pas­ta­dan hak et­tik­le­ri par­ça­yı ala­mı­yor­lar.Al­man­ya’da son ya­pı­lan bir araş­tır­ma­da basın ve med­ya­da, film, müzik tüm sanat dal­la­rın­da ne­re­dey­se hiç yer al­mı­yor­lar.Göç­men­ler üze­rin­de ko­nu­şu­lu­yor, ama ken­di­le­riy­le ko­nu­şul­mu­yor.Panel veya bi­lim­sel top­lan­tı­la­ra davet edil­mi­yor. Göç­men­ler­den şid­det söz ko­nu­su olun­ca haber ya­pı­lı­yor.Göç­men­ler şid­det kur­ba­nı olun­ca hemen hemen hiç bah­se­dil­mi­yor.“Yani, yok öyle Ben ya­pa­rım, ya­nı­ma kâr kalır, diye ma­sa­dan kal­kıp git­mek. O hesap pu­su­la­sı bir gün to­ru­nu­nun ma­sa­sı­na ya da hey­ke­li­nin önüne gelir di­ki­lir, öde­tir­ler. Her­kes bil­sin yani, tarih böyle bir şey.”Zafer Arap­kir­li
Hoşça kalın!