Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Kolaylaştırıcılarımız (2)

  • 03 Aralık 2018 Pazartesi



İnsanların yaşantısını kolaylaştıran oluşumlar (dış katkılar dışında) insanlar tarafından üretilmiştir. Hiç kuşkusuz, bu oluşumlara çevrenin ve doğa koşullarının katkıları yadsınamaz. Kurumlar, yaşantıları belirleyip düzenlerken; bir kültür birikimini yansıtırlar. Kurumlar etkileyen, belirleyen ve belirlenendir.KURUMLAR.
Dilimizdeki yaygın anlamı, kuruluş veya müessese karşılığıdır. Aile kurumu toplumun temelini oluşturur. Kurum, kendini büyük görmenin de karşılığıdır. Ayrıca bacalarda biriken isli katı maddeye de kurum denir.
Kurumun en önemli özelliği, kuruluşun yasal dayanağının olması uzun ömürlü olmasıdır. İlkelerinin bilinirliği kendisine olan güveni pekiştirir.
“Kurumlar, bir toplumda sosyal yaşamımızı birbirimize benzer şekilde gerçekleştirdiğimizi ifade eden ve sağlayan kültürel süreçlerdir. Bir başka deyişle davranış örüntüleri, toplumsal roller ve etkileşim süreçlerinden oluşan, kültürün büyük kısmını anlatmak için kullanılan bir kavramıdır. Kurum denilince, `toplumsal kurum` anlaşılır.
Kurumlar, temel davranış örüntülerine göre şekillenirken, toplumlara özgü bir yapıya kavuşurlar. Her bir toplumun kültürü, örfü, ananesi farklı olduğu için kurumları da farklıdır. Fakat her toplumda temel kurumlar vardır.” (www.türkçebilgi.com)
İLKELER.
“İlke,bilimselyöntemde nesnel gerçeğin belirgin özelliklerinin ve yasaların genelleştirilmesi ile elde edilen ve insana hem teorik çalışmalarında, hem de uygulama faaliyetlerinde yol gösteren genel dayanak noktasıdır.”
Temeldüşünce, temelinanç,umde,prensipDavranışkuralı.Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip.Öge,unsur.Temelbilgi.

(……..)Her türlü tartışmanın dışında sayılan kural.

Bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural.

Başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak.

Temel düşünce, temel kanı.” (https://nedir.ilgili.org/ilke)

İlkeler geçerliliğini sürdürdüğü sürece ve meşruiyetini korumak koşuluyla her zaman en büyük yaşantı kolaylaştırıcıları arasında yerini alacaktır. Bir toplumda kurumların ve ilkelerin oluşması uzun bir süreci kapsar. Kurumsallaşma her koşulda toplumun gelişmişliği ile ilgilidir. Buradaki gelişimle kastedilen pozitif gelişmedir, değiştirilme değildir. Emperyalizm ve kapitalizmin bunalımında kurumların ve ilkelerin toplum lehine değil, toplumun aleyhine ve sermaye lehine yeniden düzenlendiğine tanık olmaktayız. En yakın örnek ise; cumhuriyetin kazanımı olan kurumların farklı biçimlerde etkisiz kılınmasıdır.

Cumhuriyet kurulduğu gün ona karşı olanlar kendi aralarında örtük örgütlülükler yaratmıştır. Su yüzüne çıkmayan bu çabalarını, saygın bir kurum olması gereken inanç kurumlarının olanaklarıyla sürdürmüşlerdir. Kendilerince yeterli iç ve dış destekler bulunca da, örgütlü olarak ortaya çıkmışlardır. Tek tek düşürülen kurumlar, yaşantımızın bir alanındaki yıkıntılara karşılık gelmektedir!

Onlar güneşe vurgun iken güneşlerinden vuruldular!

Döküldü yaprakları çınarların, dallar öksüz kaldılar.

Aldatma şampiyonları kullanarak asırlık silahlarını,

Maneviyatın mirasçılarını inançlarından vurdular!