Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Kişisel çöküş - konkordato - iflas!

  • 02 Ekim 2018 Salı


Eğer gerçekten Atatürkçü iseniz, Atatürkçü düşünceyi rehber edinip, içinize sindireceksiniz. Bunun başka yolu yok.
“Bağımsızlık benim karakterimdir,” diyen bir yüce insanın dünya görüşünü kavramaya çalışacak ve onu yaşamınızın pusulası haline getireceksiniz.
Bilindiği gibi; bir ülke bağımsızsa, uygarlığın yolu açıktır.
Halkçılık, laiklik, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devletçilik zaten iki adım ötededir.
Hele hele devrimcilik, olmazsa asla olmaz bir yaşam biçimidir.

Ancak yine bilindiği gibi, bir de kişisel bağımsızlık meselesi vardır.
Bu hikmet, bağımsızlık idealinin [iki adım değil] hemen önündeki ilk niteliktir…
Bağımsız bir kişilik, bireysel yükseklik mertebesinin en üst katında yer alır ve başlı başına bir erdemdir.
Ülke için sıraladığımız “6 Ok”un da bir üst katındadır bu değer…
Çünkü bir insan, kişi olarak bağımsız bir karaktere sahip değilse, ülkenin bağımsızlığını savunma mücadelesinde de [gerçek anlamda] yer alamaz. Bir o yana yalpalar, bir öteki yana…
Hemen iki sokak ötede kişisel bağımsızlığını birilerine ipotek edebilir.
Çeşitli beklentiler uğruna birçok şeyini feda edebilir.
Önüne atılan bir havuca ulaşmak umudu ile tüm değerlerinin çarçur edilmesine ve bizzat kendisinin kullanılmasına izin verebilir.
Kişisel düşüncelerine, yoldaşlarına, dostlarına ihanet edebilir.
Onları şunun için-bunun için satabilir. Şunlara-bunlara pazarlamak isteyebilir.
Kendi yolunun erdeme teğet geçen çizgisini terk ederek aynada kendisine bakan görüntüsüne dahi bakamayacak bir hale gelebilir.
Hemen birkaç adım sonra da [doğal olarak] utanma duygusunu yitirebilir.
Ve en kötüsü, bu yeni kimliğine iyice alışıp, halinden rahatsızlık duymayacak bir perişanlığın içine yuvarlanabilir.
Bu durumda doğal olarak görüntü öne çıkar; içerik dibe batar.
Reklamların dünyasında oynanan köşe kapmaca çürük/dökük bir tahterevalliye dönüşebilir…
Psikoloji bilimi ulaşılan bu halin adını koymuştur: Çöküş!
Ama işin en acıklı yanı, toplumsal uyuşturucuların etkisi ile çöküş halinin acısının –artık- duyulamamasıdır.
İşte gelinen bu nokta filmin sonudur.
Bu noktada çöküş hali, kişisel konkordatoyu bir sıçrayışta aşar ve iflasın kuyusuna tepe taklak yuvarlanılır.

Geçmiş olsun!


@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com