Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Kısır Döngünün Merkezinde Biz Varız…

  • 12 Aralık 2018 Çarşamba



Dünya’da 900 milyon aç insan var.
Ve son bir yıl içinde bu sayı, 75 milyon artı…
Bu trajik bilgiyi açıklayan kişi, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı Jacques Diouf adlı sorumlu bir kişi…
Bu “değerli” kişi, önemli bir sayıyı daha açıklıyor:
- Geçtiğimiz yıl içinde Dünya’nın silahlanmaya harcadığı para, tam 1.204 Milyar Dolar… Oysa açlık sorununu çözmek için gereken meblağ, sadece, 30 milyar dolar!..
İşte kapitalizmin Dünya’yı ve insanlığı getirdiği eşik budur…
Çağımızda kapitalizm, bizlere okutulan masal değildir.
Kapitalizm, ürettiği malı satmak için Pazar arayan büyük devlet ekonomilerinin elinde “emperyalizm” biçimine dönüşüyor ve milli-devlet ekonomilerini ele geçirme stratejisi üzerine bina ediliyor.
Kapitalist sistem, ürettiği malı satabilmek için, kendi iç pazarının yanında dış pazarlara da ihtiyacı vardır.
Bu dış pazarlardaki “liberalizm edebiyatı” gerçekte, yabancı malların bu pazarlara ellerini kollarına sallayarak girebilme özgürlüğüne verilen addır.
Yabancı mallar sıfır gümrükle ve olabildiğince geniş imkanlardan yararlanarak o pazara akıtılabilmelidir. (İşte Gümrük Birliği )
Ekonomik olarak istila edilen ülkenin önemli kaynaklarına el konabilmelidir. (İşte özelleştirmeler)
Ve o ülkenin yönetimine mümkün olduğu kadar nüfuz edilebilmeli, halkın bilincinin şekillendirilmesini yöneten araçlara el konabilmelidir. (İşte işbirlikçi siyaset ve işte havuz medyası denen olgu)
Hesap tamamdır!
Piyasa iyi durumdadır.
Borç tavandadır.
Yabancı mallar pazardadır.
Ülkenin tüm ekonomik kaynakları yabancılara çalışır durumdadır.
Bankalar, milli kaynaklar, medya, stratejik iletişim araçları ve hatta siyaset… Ve hatta ülkenin en önemli insan kaynakları… Hepsi!
Onların elindedir.
Onların tekelindedir.
Onların hükmü altındadır.
Onların kasasını doldurmaktadır.
İşte çağdaş kapitalizm denen “Yeni Dünya Düzeni”… Yani emperyalizm, hedefindeki ülkeleri sıkıp suyunu çıkartırken, [bir yandan da] bu vahşi soygun düzenine başkaldıran insanlar üretir.
Bu insanlar, her bir ağızdan,
- Tam bağımsızlık, özgürlük ve adalet, diyeceklerdir.
Evet… Eşyanın tabiatı böyledir… Günden güne çoğalacaktır bu insanlar…
Çünkü sömürü korkunçtur.
İstismarın gücü insanları birbirine itecek, kenetlenmelerini sağlayacaktır.
Kaçınılmaz [sosyal ve ekonomik] bir zorunluluktur bu… Üstü örtülemez bir gerçektir.
Kenetlenen insanlar çoğalacak, çoğalacak, bilinçlenecek…
Bilinçlendikçe kenetlenecek; kenetlendikçe bilinçlenecektir…
Ve işte o zaman… Emperyalizm [çaresiz] silaha başvuracaktır!
Kendisi silah kullanacak, kışkırttığı insanlara silah satacak, kışkırttığı insanların saldırdığı insanlara da silah satacaktır…
İşte bu noktada da yukarıda sözünü ettiğimiz Jacques Diouf adlı kişinin sözlerinin anlamı ortaya çıkacaktır.
Ne diyordu Dünya Gıda ve Tarım Örgütü Başkanı?..
- Geçtiğimiz yıl içinde Dünya’nın silahlanmaya harcadığı para, tam 1.204 Milyar Dolar… Oysa açlık sorununu çözmek için gereken meblağ, sadece, 30 milyar dolar!..
Bu noktada kavramamız gereken gerçek şudur:
- Bu kısır döngünün merkezinde bizler varız. Ya bir an önce kenetleneceğiz ve bu kör düğümü çözeceğiz ya da o kısırlığın gölgesinde pineklemeye devam edeceğiz…

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr