Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Kışa gelecek zam beni ürkütüyor

  • 14 Mayıs 2019 Salı


Kışa doğru doğalgaza yüklü bir zam geleceğini düşünüyorum. Özellikle soğuk bölgelerin bu zam için şimdiden kendilerini alıştırması gerekiyor. Bu zam konusu şimdi nereden çıktı diyebilirsiniz. Rüzgarın nereden eseceği bilinmez. Biraz düşünmek zammın kapıya dayanacağını göstermektedir. Zam konusunda sıkıntı yaşamayacak yer olarak ben, Ege ve Akdeniz’deki sahil kasabalarını ve tatil yörelerini görüyorum. Nedeni ise bana göre çok açık.

Anadolu’nun iç kesimlerinde Özellikle doğusunda ve Karadeniz bölgesi ile Balkanlardan gelen soğuk dalgaların odak noktasını oluşturan Trakya ve Marmara bölgeleri, kışın çok yoğun olarak doğalgaz kullanmaktadır. Yani bu şu demektir. Doğalgaz ile ısınmasını sağlamaktadır. Elbette daha ılıman bölgelerde de doğalgaz kullanılıyor ama soğuk olan kışı yoğun geçen bölgeler daha fazla tüketiyor. Isınmanın bir başka yolu ise, elektrik ile yapılan harcamalardır.
İki ayrı enerji sistemi olan doğalgaz ile elektrik arasında ticari anlamda büyük fark ortada duruyor. Bu fark aradaki fiyat dengesi olmayıp, satışı sağlayan devlet ve özel sektör kavramlarının piyasadaki izlenimleridir. Doğalgazın dışarıdan ithalatını devlet sağlayarak yine devletin kontrol mekanizması tarafından dağıtımı yapılmaktadır. Ticari olarak düşünürseniz doğalgazda devletin kasasına giren daha fazla, elektrik tüketiminde ise devletin kasasından çıkan daha fazla olarak görülmektedir. Aradaki fark ise yapılan zamlarla dengeleniyor.
Günümüzde elektrik üretiminden kazanılan bedelin kaymağını özel şirketler yemektedir. Neden diye soracaksanız söylemekte yarar var. Elektrik üreten özel şirketler, bunu değişik şartlarla elde ediyorlar. Bunların başında Hidroelektrik Santralleri, Rüzgar elektrik santralleri, Jeotermal elektrik santralleri gelmektedir. İşin en büyüğünü birinci sırada olan Hidroelektrik santralleri sağlıyor. Yani kısaca HES olarak bildiğimiz bu santralleri hepimiz yakından tanıyoruz. Bunlar elbette olacak ve ülkeye gerekli olan enerjiler sağlanacaktır. Fakat işin garip tarafı, bu santrallerin ülkemizde işletimi özel sektör tarafından sağlanıyor. Maliyetlere gelince, örnek vermek istiyorum. Bu günün şartlarıyla birim fiyatı 2 sent olan bir üretim, devlet tarafından sekiz sente alınıp, 12 sente satılıyorsa, burada tüketici cebinden on sent gibi bir rakamı çıkarıyor demektir. Yani olan tüketiciye oluyor. Kazanan ise özel sektör. Devlet ise tüketim için koyduğu vergiler ile aradaki farktan kazanıyor. RES diye bilinen üretim ise, ülkemize atılmış olan bir hata diye düşünüyorum. Onların tam kapasite faaliyet göstereceği yerler yani rüzgarın hızının faydası Akdeniz bölgesi ve Ege’nin bir bölümü yeterli enerji sağlayabilir düzeydedir. Doğalgazın çok tüketimi onun ithalinin artmasına neden olacaktır. Arz ve talep konusudur. İthalini az yaptığınız bir enerjinin yerini özel sektör elinde olan enerji daha fazla tüketilmeye mecburdur. Yani elektrik ile ısınma olabilir. Bunu nasıl dengelersiniz. Çünkü sizin dış ülkelerle anlaşmanız varsa bu ürün girecektir. Fakat her ne sebeple olursa olsun zam koyarsanız ve insanın cebini iyi yakarsanız ısınma ibresi elektrik yönüne kayacaktır. Benim düşüncem bu.