Musa Dinç

Tüm Yazıları


Kemal Varol’un "Âşıklar Bayramı" Kitabına Dair

  • 11 Mayıs 2019 Cumartesi


Musa DİNÇ / Sağlık H. İletişim Uzmanı, Eğt. Yazar


Sayın Kemal VAROL; genç bir eğitimci, üretken ve başarılı bir yazardır. Aynı coğrafyanın havasını teneffüs etmiş, yazar ve şair yönüyle de zengin, Diyarbakır’ın verimli toprağından beslenmiş, mütevazı bir hemşerim ve dostumdur.
En son “Sahiden Hikâye “ adlı kitabıyla Sait Faik Hikâye ödülüne layık görülmüş.
11. Kocaeli Kitap Fuarı’nda verimli imza günlerim oldu. İletişim yayınlarından çıkan Sayın Kemal Varol’un “Âşıklar Bayramı” kitabı dikkatimi çekti. “Âşıklar Bayramı” kitabını baştan sonuna kadar okudum, etkilenmedim desem yalan olur; çünkü ona benzer anılarım canlandı ve hüzünlendim. Kemal arkadaşımızın kitabını çok başarılı buldum ve gelecekte de daha güzel eserler vereceğine de inancım tamdır, Onu tüm yüreğimle kutluyorum.
Âşıklar Bayramı kitabı
Kendi sorunlarıyla boğuşan yalnız bir avukat, baba sevgisi ve şefkatinden yoksun büyümüş, parçalanmış bir ebeveynin çocuğu. Yirmi beş yıl aradan sonra ansızın gelen davetsiz konuk / baba.
Yaşlı, hasta; pankreas kanseri. Kırmızı reçeteyle ilaçları ancak verilebiliyor, tek sosyal güvencesi yeşil kart. Sürekli ağrı ve sızılarla boğuşan babasının içler acısı hali. Kader ağları çok fena örülmüş. Baba ile oğul arasında dile kolay tam bir çeyrek yıl önce bağlar kopmuş. Hesaplaşma ve sorgulanmayı kafasından geçiren Avukat oğul Yusuf’un çaresiz, kanadı kırık, yardıma muhtaç babasının içler acısı ıstıraplı hali karşısında gerginlik yaratacak his ve duygularını bastırır. Onu hastaneye götürür, acil polikliniklerinde bir nebzecik olsa da ağrı ve sızılarını dindirmek için acil tedavisini sağlar, Onu kirlerinden arınmak adına hamama götürür, çarşıda ona yeni giysiler ve ayakkabı alır. Âşık babası zamanında kendi çevresinde, yöresinde âşıklar dünyasında sevilen, sayılan ve hatta aşkları ve sevdaları olan biridir. Âşık babası yanından üç tellisi bağlamasını hiç yanından eksik etmez, gözü gibi bakar. Onun tek dileği Kars’a gitmek ve Âşıklar Bayramı’na katılmaktır. Kars’ta her yıl âşıklar bayramı düzenlenir. Babasının hasta halini gören Avukat Yusuf işlerini avukat ortağına bırakır. Babası Kars’a gitmeyi kafasına koymuştur bir kere. Her ne kadar onun gitmekten caydırmak istese de mümkünatı yok. Babasını oto gara getirip, uğurlamak için otobüse bindirir; ancak son anda babasının hasta halini düşünür, gönlü pek elvermez. Kendi arabasına bindirir ve Doğu Anadolu yollarına koyulur, ver elini Kars. Uzun bir yolculuk maratonuna kalkışır. Avukat Yusuf’un iş yaşamı, çalkantılı aşk yaşamı, karşılık bulmayan aşk serüvenleri, mektuplaşmalar derken, babası ile arasındaki yakınlık mesafesi, yol boyunca gerginlik, stres ve belirsizlikler, yorgunluk ve uykusuzluk girdabının içine girer. Tüm bu olumsuzluklar yanında, babasının geçmiş yıllarda arkasında bırakmış olduğu aşkları, sevdaları, dostları ve dostlukları ve konaklamalar da biraz teselli bulur. Buna rağmen çaresizlik, yılgınlık, yalnızlık hezeyanları… Pişmanlıklar ve gelgitler yakasını bırakmaz. Babasına karşı ön yargıları ve aralarındaki buz dağının erimesi müzik öğretmeni ile babasının iletişimi sayesinde olur. Babasının aslında müzik öğretmeni vasıtasıyla sürekli arkasında gizli güç babası olduğunu öğrenir. Babasına biraz daha sevgi bağı pekişir. Azrail, hasta babasını Erzurum’da yoklar, yakın dostu bir doktorun desteğiyle ambulansla Kars’a getirilir.
Gurbet ellerde çaresiz, yalnız ve hasta babası olan üç günlük yol macerası ve kalbi yenik düşen yitirilen bir babadan yadigâr kalan geçmişe dair babası ile olan siyah beyaz çocukluk fotoğrafı ve üç telli bağlaması ile sekiz köşeli kasketi…
***