Selma Erdal

Tüm Yazıları


Kaygılıyız

  • 22 Şubat 2018 Perşembe


*Öğretmen olmak...Geçmişde "HAMİLİ KART YAKİNİMDİR" yazardı işe başvuranların cebine konan TORPİL/KAYIRMA/FIRSATÇILIK /HAKSIZ REKABET kartlarında...Günümüzdeyse; "HAMİL-İ TARİKAT" referansın yerine geçmekde iş başvurularında CV niyetine...Kukusuz ZEVCESİ, KERİMESİ de TÜRBANLI TAİFESİ oldu mu?... İşe göre adam değil, adama göre iş icad edilir; anında...
Sözleşmeli öğretmen alınacağına ilişkin açıklamalar karşısında çığlık, çığlığa sevinen gençleri televizyon yansılarından izledikçe... Bu işin sözlü sınavında neler sorulabileceğini düşündükçe... Kaygılıyız onlar için...
*Bilindiği gibi AKP döneminde diplomalı işsizlerin sayısı tavan yapmışdır. Üniversite mezunu gençler; okudukları alanların dışında çalışmağa bile razıyken, büyük çoğunluğu işsiz, aylak, sokaklarda... Dünden gelen bir tanımlamayla; bugün artık her biri gerçek bir kaldırım mühendisi...
Her mahalleye milyonerden, her mahalleye üniversite düzenine geçilince; olacağı budur işte...Gençler üniversiteye devam ettikleri süre içerisinde; işsizlik sorunlarının başlangıcını ertelemiş oluyorlar en az 4 yıl kadar...Sonrasında değişmeyen yazgı; ha 4 yıl önce, ha 4 yıl sonra aynı sorun, aynı dert karşılarında...Üniversiteler; ülkenin beşeri kaynaklar ekonomisine yatırım sağlamak amacıyla değil, işsizlerin sayısını bir süreliğine erteleme bağlamında bir çeşit tampon kurum işlevini görmekde, toplumun patlama durumuna gelmemesi anlamında...Ve bu arada ölen olur, evlenip koca ekmeğine razı olan olur, yurt dışına giden olur, hastalanıp çalışamaz duruma gelen olur, siyasi suçlardan cezaevlerine giren olur; türlü seçenekleri var Hükümet'in /hükümet edenlerin işsiz sayısının düşüşüne ilişkin umutları bağlamında ne yazık ki...Ve sürekli açılan "niteliksiz" üniversiteler bu ülkeye öyle büyük kazık ki...Ama ayırdında olan kaç kişi ?....Aymazların varlığından dolayı çok, ama çok kaygılıyız...
*Av, avcı...Doğa'da avlanan; dişi aslan...Büyük payı kapan; erkek...Ama kraldan sayılan bu haşmetmeap; pek bir ürkek...Akbabalar, sırtlanlar ve hatta tilkiler bile; geliyor avın başına...Kral aslan; umarsızca, kaçıyor uzaklara...Dişi aslanın çabaları boşa çıkıyor; av kalıyor asalaklara...
Ve işte yine o tilki;Karganın ağzından peynirini kapmak nedir ki?...Çöküyor aslanın, avının başına; av artık ona şölen...Bakalım Ortadoğu avlaklarında; kim olacak en son gülen?...Kimin avı, kimin ağzında belli değil; ortalık karmakarışık...Hiç böylesine karamsar olmamışdık 29 Ekim 1923'den bu yana...Yarınları düşündükçe kaygılıyız...


*Adalet..."Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız.Alkışlar önüne kansız ellerle çıkınız" demiş Mahatma Gandhi...Dün kendisi KANSIZ ELLERLE çıkmış olsa da halkının önüne; ne yazık ki bugün ülkesinde kadınlara TOPLU TECAVÜZ KAMPANYASI sürmekde...Ve onların Hindistan'ından Dünya geneline yayılan ÜFÜRÜKÇÜLER, TÜKÜRÜKÇÜLER, TAROTÇULAR, FALCILAR nedeniyle;bu MİSTİK YAŞAM HAVARİLERİ eliyle...Dünya giderek bilimsellikden, bilimsel bilgiden uzaklaşmada...AKTİF DİRENİŞÇİ, ANTİ-EMPERYALİZM SAVAŞÇISI, HURAFE DÜŞMANI KEMAL ATATÜRK'DEN NE KADAR DA UZAK şu GANDHI denen adam...Aynısının tıpkısı KILIÇDAROĞLU'nun da ATATÜRK yerine,bu HİNTLİ FAKİR'e öykünüp, özenip, ATATÜRK'den ve ilkelerinden uzak kalarak,BAĞIMSIZ TÜRKİYE'ye tuzak kuranlara el verdikçe... Kaygılıyız CHP için de...
*Ne oldu hamile 15'lik kızlara?...Tacizler, tecavüzler dur, durak bilmiyor;gerçekleşiyor son hızla...Onlar bu yaşananlara aldırmayıp; düşmüşler ZİNA'yı yeniden almak için suç kapsamına... Çünkü dert değil onara çocuklara yönelik cinsel saldırılar, sapkınlıklar...Onlar kadın-erkek çapkınların yatak muhabbetlerini izleyecekler, gözleyecekler...Ama çocuklara tecavüz sonucu peydahlanan çocuklar...İşte onlar gerekli...Ne de olsa arka bahçelerine MÜCAHİT, MEMLEKET OF THE TAYYİBAN'a ÜMMET devşiriyorlar...HITLER; ARİ IRK için İNSAN HARALARI oluşturmuşdu,bunlar da İ-MAN KAFALI MÜCAHİT ve de yeni mücahidleri doğuracak KOYUN/NİSA hasadında... Kaldı mı bunlar da emanete hıyanet etmeme anlayışı, edep ve haya?... Yetiştirilsin diye gözetimlerine bırakılan çocuklar için söylenen; "eti senin, kemiği benim" sözlerini bunlar yanlış anlamışlar kanımca...Akıl hastanesindeki deli akıllandım demiş,çıkmış hekimlerin karşısına sınava...Ağzını göster, burnunu göster...Ne sorsalar yanıt doğru geliyor. Sonunda hekimler yeterli bulmuşlar sınavı; aferin öğrenmişsin demişler. Tezden gelmiş yanıt deliden; kafa derler buna, kafa deyip, poposuna şaplak atarakdan... Bunlar da çocukların kafasının yerini şaşırmış olan deliler, şuursuzlar...Toplumsal yapımızın bu denli bozulmasından dolayı kaygılıyız...


*Nuh tufanı...gerçek mi,masal mı?...Bugün hala tartışmalı bir konu; NUHUN EFSANESİ, NUHUN MASALI...Ve NUHUN TUFANI gerçekden de yaşandı mı yoksa yaşanmadı mı sorunsalı...İnanan var, inanmayanlar da var...İşin gerçeği;NUHUN GEMİSİ, peri masalları gibi VANDAL İNSANI yok etmek için uydurulmuş bir MİTOS olabilir.MİTLER, MASALLAR; elbette ki anlayana, DOĞA'ya duyarlı olana...Dinsel bağlamda anlatılması konusuna gelince; işte görüyoruz DİNDAR geçinenin ya da DİNCİ'nin bu masala ne kadar inandığı ortada... Belki de yeryüzündeki EN MÜSLÜMAN HÜKÜMET tarafından; katlediliyor bunca ORMAN ve dolayısıyla bağrında barındırdığı CANLAR...Elden ne gelir ki?...Olunca EGEMEN; 21. YÜZYIL MODELİ VANDALLAR ORDUSU... Ki onlar ne MİTOS'dan, ne de dinsel masallardan çok uzakdalar...Onlar var oldukça da daha çok yanar ORMANLAR ve ORMANLAR DA YAŞAYAN CANLAR...Bunca merhametsiz vandal ülkeye egemen oldukça kaygılıyız...