Selma Erdal

Tüm Yazıları


Kasetler, Kasetçiler

  • 22 Mayıs 2018 Salı


Kasetler ve kasetçiler diye girişince biz söze...Gelmesin kimseciklerin ağzına yüreği...Anılarımızın arasında küllenip gidecek olanları; yine karıştıracak fırıncının değil, dilimizin küreği...Çünkü kasetler nedeniyle, sandalyelerden kayanların kasetçisi yakalanmış da...Dolayısıyla kimin kasetleri ya da kimin kasetçisi türünde sorularla ortalık bulanmadan ve sorulara açıklıkla vermeden bir yanıt; dönelim düne ki çapkınlıklarına dikilmeli mutlaka bir anıt diyerek o anlı, şanlı siyasetçilerimizi şöyle bir anımsayalım. Dönelim yüzümüzü 2014 yılına doğru...
Sabah ezanından, yatsıya; beş vakit namaz mı ?...Yok canım daha neler ?...
Hoca Allahuekber; televizyonlarda “flash, flash” biteviye haber… Ne türden haber ?...
Elbetteki magazin; kalk magazin, yat magazin… Kaymasın aklın, fikrin, zihnin; gereksiz başka konulara… Sokma burnunu üstüne elzem olmayan işlere, yorma kafanı, sıkma canını dünyevi sorunlarla… Beş duyunla kaynaş, oynaş, benzeş, bütünleş; magazinle, magazin kimlikleriyle…
Böyle olunca/oluşturulunca memleketin ahval-i şeraiti ve de ahalisi; her halk layık olduğu yönetimle, yöneticilerle buluşur sözlerini tasdiklercesine, kim bilir dersiniz nice olur bu memleketin hali ?... Nice olacak a canım?... Paparazziler yalnızca artiz kısmısının peşine düşmez; siyasetçileri adım, adım gözler, dikizler, röntgenler…Çiçek sulayanları da yakalar, Kızılcahamam kazazedesi first lady ile sefir hanımı gazete sayfalarına da basar…Cumbabanın hanımefendisinin ayakkabıcısını, berberini tutar kulağından asar…Ve dilden, dile gezer; taaa Menderes ile Operacı Aydan hanımefendiden beri siyasetçilerin aşk öyküleri “ki Anayasa Mahkemeleri’ne bile düşer en özel anlar, anılar”… Hasan Fehmi Güneş’le güreş tutan Aynur Aydan; “bakan düşüren kadın” ünvanıyla tarihe geçer… Deniz Baykal’ın yaşadığı İklim değişikliği; tahtını sarsar, koltuğu da Kılıçdaroğlu kapar… Sosyal demokratlar çarşafa dolanır da, MHP’liler onlardan geri mi kalır ?... Orada da at izi, it izine karışmış…Çarşaflar çokça buruşmuş…Kurt mu, koç mu, damızlık aygır mı ?... Yoksa koca delikli kevgir mi ?...Sapır, sapır dökülmekte kalantor adamlar; yataklarında madamlar… Gerçi yadırgamamalı; “at, avrat, silah” ülküsüyle yola çıkmadı mı bunlar ?...Nedir bu koparılan yaygara ?... İşte bunlar da milliyetçi zampara… Tamam, tamam da; olmasın kızmaca, darılmaca…Memleket meseleleri çözüm beklerken; oluyor mu böyle, görülen her hatuna sarılmaca ?... Sonucunda gelecek elbetteki yerilmece... Gözden düşmece; kurunun yanında, yaş da yanmaca…Oylar MHP’den kaymaca, kaçmaca…

Sabahtan, akşama değin; magazin, magazin…Paparazziler işbaşında; yirmidört saat…Ellerinde kameralar…Nereye dönse kameralar; dolu kamaralar amma ve lakin artiz takımıyla değil, zampara siyasetçilerle…Ki artiz takımının bile çıktı mı ayyuka dedikodusu; verilmekte eline pasaportu, işinden de, eşinden de olmakta… “Yüce bir amaç için siyaset” yapan adamlar, siyasetteki hizmetleri yerine, seksüel yaşamlarındaki hezimetleriyle gelirlerse gündeme, hesap vermezler mi kamuya ?...Değil mi ki düşmüşler kamusal alana; kamuya hizmet için, üstelik de bu hizmetin bedelini almaktalar peşin, peşin Devlet’in bütçesinden… Ve şu magazin imparatorluğunda; magazin toplumu pek bir meraklı…Alıştırıldı dedikoduculuğa, gözetleyiciliğe, özel yaşamları didiklemeceye, yurttaşlar artık yürek koymuyor halkın gönenci için imeceye… Umurunda mı sanki; sanal kamusal alanda paylaşıma sunulan görüntülerin yayılmasının, siyasal ahlaka uygun olup, olmadığı ?... Ha Deniz Baykal, ha Deniz Seki ?... Kim, kiminle ne etti ki ?... Ha Cihan Paçacı, ha Tamer Karadağlı ?... Gizli, saklı neler yaptı ?... Buyurun , izleyin; kameralarda kayıtlı… İsterseniz HD teknolojisiyle, isterseniz üç boyutlu… Olmasın kızmaca, darılmaca; “anketlerde oylarımız ne kadar arttı acaba?” diye saymaksa, boşuna yorulmaca… Her gün düşmekte kadın cinayetleri gündeme; erkeklerin elleri kanlıca… Yaşananlara karşı çıkmak, eleştirmek şöyle dursun; “ölen, ölür kalan sağlar bize yeter” aldırmazlığındaki beylerin hatunlarla keyifleri demlice… Ampulu söndürmek yerine, mumları söndürmek olmuş aslanların, kurtların işi…Gördüler mi afet-i devran bir dişi; işte o zaman “memleket sevdalısı” muhalefet, sandıktan çıkmak için atakta değil, “aşk adamı” olarak yatakta… Değil mi ki magazin ülkesiyiz ?...Eh bu koşullarda kameralar da kayıtta…Oyları soran olursa; çantada keklik değil, yolcu olmuş kayıkta…Düş olacak gibi seçimlerde sandıktan çıkmaca …Bir kez daha yineleyelim; sakın olmasın halka küsmece, darılmaca… Darılan olursa da; afet-i devran dişilerle avunmaca…

Vee...
Bunca sözden sonra anımsadık mı dünü acaba?...
İşte Deniz Baykal'ın başını yakan ve koltuğunu Kurnaz Kemal'e kaptıran olaylar dizinini hazırlayan ve de FETÖ'den aranan Eski Emniyet Müdürü Zeki GÜVEN; 22 Mayıs 2018 günü, Eskişehir'de bir AVM'nin otoparkında, yanında yine FETÖ'den aranan Eski Hakim eşiyle birlikte kıskıvrak yakalanmış.Daha anlaşılır bir deyişe; Deniz Baykal'ın kasetçisi, koltuğunu yitirmesine neden olan kişi yakalanmış.Allah Devlet'e, Millet'e zeval vermesin, kimseyi de kasetçilerin illete düşürmesin... Amen!...