Selma Erdal

Tüm Yazıları


Karmakarışık

  • 10 Ekim 2019 Perşembe


"Başka Türkiye yok... Dik dur, eğilme, yanındayız, Ecevit gibi dirayetli ol, canımı ye." Kim demiş bu sözleri?... Yılmaz Özdil efendi...
Başka kimler neler diyor?... Bunca süredir, Suriye kararları yanlış da olsa, eleştirsek de... Suriye'ye giren askerlerimiz için duacıyız diyor hemen, herkes...Elbette ki Kılıçdaroğlu ve Akşener de harekata yaktılar yeşil fener... Yine de bilinmez ki bu harekatın sonrasında ne olur, ne biter?...
Daha dünlere kadar; bunca eleştiri, bunca karşı çıkış ve ansızın değişen bakış... Hani insanın aklına da gelmiyor değil; yoksa bu "destekleme" politikası AKBaşkan'dan kurtulmak için işlenen sinsice bir tuzak mı diye...
Ve Suriyeli devşirme Hüsnü Mahalli; sanki kendisinin gerçek mahalli imişçesine, bizden çok ahkam kesmekte... Bu harekat nedeniyle Türkiye'ye ve AKBaşkan'a neredeyse kefen biçmekte...
Bir dönemler AKBaşkan ve zevcesiyle elele pozlar veren Şivan Perwer de "Biz size ne yaptık, saldırıyorsunuz. Sizin devletinizi kuran biziz. Yazık değil mi ırkçılar, zalimler. Direneceğiz, en son kalan kişiye kadar direneceğiz. Kürdistan'ı size bırakmayacağız." açıklamalarıyla Türkiye'ye meydan okumakta... Anımsanacağı gibi; PKK'ya yakınlığıyla bilinen Şivan Perwer, Kürt açılımı sırasında Türkiye'ye gelerek Diyarbakır'da konser vermişti. Açılımcılar m'ailecek Tatlıses ve Perwer ile Megri Megri şarkısını söylemişti.
Ve bir de...Mardin’de terör soruşturması nedeniyle görevden alınan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün torunu Heja Türk, Twitter'da Barış Pınarı Harekatı ile ilgili, "İçimde tarifsiz bir öfke var", "Kürdistan’ı yem ediyorlar" şeklinde paylaşımlarda bulunmuş gazetelerin yazdığına göre...
Ve bu arada da elbette ki...Trump'ın etkili-yetkili sözcülerinin, Hillary Clinton gibi PKK gözcülerinin öfke, tehdit dolu açıklamaları da havada uçuşuyor.
Sonuç olarak ortalık karmakarışık...Yine de tüm ülke olmuşken tek nefes; MEHMETÇİKLERİMİZ'in sağlığı ve ülke bütünlüğümüz için... İşte bu durumda bizim de bir kaç sözümüz olsun KÜRDİSTAN düşleri kuran "sözde" dostlara da, "gerçek" düşmanlara da...Elbette ki teşbihde (ki Türkçesi benzetme) hata olmaz der; bizden öncekiler, öyleyse bizim de sözlerimiz gelsin hayvanlar aleminden...
Bir zamanlar dağlara, ovalara söz geçiren kurt; gel zaman, git zaman kocamış, olmuş köpeğin maskarası…Bir de arsızca geçmiş karşısına; karga marsığı… Bir türlü kapanmıyormuş gagası…Çatlak sesinde özerklik nakaratı…En sonunda sabrı taşan Kurt; başlamış söze:-Sen bir kara kargasın, seni kandıransa kurnaz tilki…Sanma ki giydirecek sana hükümdarlık koltuğunda samur kürkü… İşi bittiğinde sıyırıp alacak; sırtındaki kara kılı, tüyü… Ağzında tuttuğun kurtlu peynire kanıp da…Sanma ki bağışlayacak sana mandıra… Kandıra, kandıra edecek seni düşman; domuzdan, ayıdan, aslandan seni koruyan şu kocamış bozkurda…Dese de vereceğim sana ganimetten parsa…Parçalayacağım koca çınardan büyücek bir arsa… Gönderse de seni kursa; altın kafesteki bülbül gibi öteceksin umuduyla… Bilesin ki işleri bittiğinde; senden de kalmayacak geriye ne cibre, ne posa…
İşte önünde komşu ağaçlara konan kuşlar…İşte savaşta nesli tükenen Libyalı taklacı güvercin… Ve Mısır’ın aynakları da komşusu taklacılar gibi kefenleri çoktan giydi… Suriye’nin kukumavları kaç yıldır perişan; iyicesine düşüncelere daldı… Irak’ın yedikardeşleri desen konacak dal bulamadığından kendini çöllere saldı…Velhasıl...İşte böyle, böyledir durum karakarga kardeş…Sen de avlanırsan kafana göre; akbabalar bırakmaz yerde senden de bir parça leş… Hele ki kurnaz tilki tam kalleş; kendi kartalını kondurmak varken, sen gibi marsığı neden kondursun şu ulu çınara ?… Ki o ulu çınarın dallarını paylaştırmaya gelince sıra; domuz, aslan ve en başta tilki bilmelisin ki diyecekler sana; “sen şöyle çekil bakalım bir kenara”… Ola ki gaklayacak olursan öfkeyle; benzetirler akibetini Libyalı “taklacı güvercin”e, Mısırlı “aynak”a, Iraklı “yedikardeş”e ve Suriyeli “kukumav”a… En iyisi mi sen, tükenmeden neslin; edepli, edepli otur dur, tünediğin dalda…Sabrı taşan bozkurt bir öfkelenirse; koparır o kara kafanı bir ısırıkta…Sen, sen ol; aklını başına devşir karga kardeş... Ki o bozkurt bu topraklara çok gömdü leş…

Ama ne yazık ki... Sorun çözülmüyor kara karga kardeşe söz söylemekle... Onun peşinde gezen onca hayvanat; Ergenekon'dan çıktığından beri bozkurt için hep pusuda beklemekte...
En çok kurnaz tilki; alaşağı etmek için her türlü yolu denemekte...Ona ve arkadaşlarına karşı duran bir tek SARIŞIN KURT oldu bu dünyada...Ne yazık ki O'na saygı duymak varken; başarıyı bağışladılar yeşil sarıklılara...İşte gün bugün, saat bu saat...Hiç kafanızı takmayın, yüreğinizi de yakmayın ana-babalar!...Kurtuluş Savaşı'nı ATATÜRK değil de, "yeşil sarıklılar" kazan-mış-mış ya... Ortadoğu batağında da kurnaz tilki Coniler'in de, kara karga PKK'nın da icabına bakarlar. Şu yesil sarıklılar varken... Korkulur mu hiç?...Üstelik ETNOSPOR'da boy gösteren "okçular" da yetişir, kurtarırlar bu memleketin şan ve şerefini...Farkında mısınız bu harekat nedeniyle ne de güzel unutturdular bize; ekmek kaygısını, zamları... Enflasyon oranlarını... Artık hiç yormazsınız kafanızı; enflasyon nasıl belirleniyor diye, her gün şehid haberleri geldikçe, onlara fatiha okurken... Ancak aklını başınıza gelir; atılan her kurşunun parasal karşılığı daha sonra cebinizden çıkarken...Enflasyon sorunsalına gelince sıra...Çift mi tek mi, atıyorlar yazı tura... Enflasyon bağlı olsa da yabancı dövize, kura... Zamlar yükselse de arş-ı alaya... Resmi yalan söyleme kurumu İSTATİSTİK, yapar açıklamayı der ki "korkmayın" durum hiç değil krıtik...Ohh; be ne ala memleket dersiniz ve ilk seçimlerde yine koşa, koşa oy verirsiniz.En sonunda bir Başkomutan'a sahip olmak da var fıtratınızda; şimdiden ümmete mübarek ola!...