Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Karabasan

  • 11 Ağustos 2018 Cumartesi


Bir karabasan bu, uykularımı bölüyor; yatağımdan fırlayarak uyanıyorum.
Sesler, görüntüler kafama çakılmış sanki…
Altları çıplak, yüzükoyun yatırılmış çocuklar;
Çocukların makatlarına krem sürmeler, spey sıkmalar;
“Çok acıyor”, “Ben bir şey yapmadım” diye korku içinde koşuşturan çocuklar;
Bir yerlerden gelen “Allah ü ekber!” nidaları…
Olay geçen hafta oldu. TÜRKTELEKOM’un yaşları 11-14 arasında değişen basketbolcu çocuklarına, yöneticileri tarafından otel odasında tecavüz edildiği sosyal medyaya yansıdı.
Atatürk Türkiyesi’nde yer yerinden oynaması beklenirdi. Acılar yüreklere gömüldü. Olay her zaman yapıldığı gibi örtbas edildi.
Gerçi örtbas edilmese de bu tür olaylara-içimiz yanarak-şahit olmaya devam edeceğiz. Bir zihniyet; bastırılmış hayatların sapkınlığa dönüşmüş hali, bu.
“Cemaat” dedikleri dinsel bağlantılı topluluklarda baş gösteren ve yaygınlığını gösteren ve adına “oğlancılık” denilen bir olgu. Turan Dursun, Kulleteyn adlı biyografisinde ; cemaatlerin yatılı okullarında tanık olduğu böylesi ilişkilere yer verir. Medyada ünlü bir cemaat hocası bir sohbetinde sıradanmış gibi bu tür sapkınlığa, “Bizim camiada buna kabaklama denir” diye ‘izahat” da veriyor.
Bizim malum ahali Kutsal Kitap’ta vaat edilen “huriler ve gılmanlara(genç erkek) bu dünyada da ulaşmayı amaç edinmiş olabilir. Kimbilir…

Özetle; tekil olaylar değil, bunlar. Kaynağını yüzyıllar öncesinde bulan çarpık bir dürtünün dinsel kisveye bürünmüş halidir, yaşanan. Türkiye, “şeyhler, dervişler, mensuplar memleketi” olmaya devam ettiği sürece gencecik çocuklarımızla birlikte bizim de canımız yanmaya devam edecek.
Ülkemiz ekonomik olarak çözülmektedir. Daha önemlisi insan malzemesi de o hızla çürümektedir.
Lanetlemekten öte elimizden bir şey gelmiyor.
Şimdilik…