Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Kapıldık gidiyoruz bahtımızın rüzgarına

  • 14 Ağustos 2018 Salı


Bağımsız olan ülkeler ulusal sözcüğünü kullanırlar. Biz her alanda ulusal sözünü kullanmaya başladık. Ulusalcılık kelimesi öyle bilindiği gibi basit kelime değildir. Ulus kelimesinden türemiştir. Ulus kelimesini her defasında açıklasam da isterseniz inatla bilmek istemeyenlere anlatmakta ısrarcı olacağım.

Aynı sınırlar içinde yaşayan halkın egemenliğinin gerçek adıdır ulus. Yani ulus devlet kavramının gerçeğe dönüşmesi için, sınırı, bayrağı, milli marşı aynı olan ve aynı topraklarda yaşayan, egemenliğin kayıtsız şartsız halkın elinde olan kavramdır. Ulusalcılık ise, bu kavram içinde yaşayan topluluğun ta kendisidir.
Her konuda sarıldığımız bir kavram oldu çıktı. Ulusçuluğu benimsememiş kişiler bile, işine geldiğinde ulus kavramını konuşabiliyor. Dersin ki, sanki bu kişi harbiden ulusalcı. Konuştuğu kavram ile, yürekteki tam zıt. Ben bu yaşıma kadar Ulusal Süt Konseyine göre hareket edildiğini bilmiyordum. Evime süt lazım olduğunda ya pazara, ya sütçüme telefon ederek, ya da marketten paket olarak acil vaziyette temin ettim. Bunun dışında süt ile birliktelik sağlayan bir konuyu yaşamadım. “Hanım alışverişten gelirken Ulusal Süt Konseyine uğra da, canım çok süt çekti, biraz eve süt getir.” Ne hikayeler üretilir bizim ülkemizde.
“Bizim yeni doğum yapan kızın sütü yetersiz bey, şu ulusal süt konseyine uğra da biraz süt temin et. Ya artık bırakın şu köylünün yakasını. Ne konseymiş ya. Vatandaş üreteceğini üretsin. O üretici ile beslediği hayvanı arasında duygusal bir bağ. Bize ne bu bağ konusunda ahkam kesmemiz. Yıllardır sütümüzü ürettik ve halk bunu kullandı. Kimsenin de şikayeti olmadı. Köylü soğanı patatesi ekti. Pazarda ihtiyacımızı karşıladık. Öpücükle değil, para vererek karşıladık. Süt de aynı şekilde oldu. Sütün konseyi ne biliyor musunuz? Çok basit bir terim bana göre. Siz AB normlarını yapın, biz sizi bu birlikte var sayalım düşünceleri ile, ulus devletçilik kavramından insanları uzaklaştırmak. Ne konseyiymiş, devlet olarak sadece bir taban fiyat belirleyeceksiniz. Ondan sonra üretenler bu fiyat üzerinden gidecekler. Bu basit konuyu konsey gibi süslü laflar üreterek süte katmayın. Atatürk’ün ölümünden sonra işi cıvıttılar. Şimdi ise had safhalara taşıdılar. Bir çok ürünümüzü mahvederek elimizden alıp, bize süt tozu adıyla suni sütleri içirdiler. Bu olsa olsa günümüz terimiyle Trump konseyi olur. Adam benim dediğim olmazsa yaptırım yaparım diyor.