Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Kalkınmanın fikri başka zikri başka

  • 01 Mayıs 2019 Çarşamba


Türk Milleti Çalışkandır. Türk Milleti Cesurdur. Şimdi millet deyince birileri kalkıp insanların ayrışımından söz edecek. Türk milletinin tanımını Yüce Atatürk yaşadığı yıllarda yapmıştı. Ülkemizin sınırları içinde yaşayan herkes Türk Milleti sıfatıyla anılır. Atatürk bu ülkeyi kurduktan sonra, geleceğin teminatı olarak gençleri görmüştü. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’ni gençlere emanet etti.

Nüfusumuzun yaklaşık sekizde birini gençlerimiz oluşturuyor. Hatırlar mısınız bilmem ama, kurtuluş savaşımızın hemen ardından ülkemizin nüfusu, şimdi işsizlik sorunuyla boşta gezen ve okuma yazma konusunda okullardan uzak kalan gençlerimizin toplam sayısına eşitti. Kısa zaman içinde ülke nereden nerelere geldiğini hep birlikte gördük ve adına da zaten marşlar yazıldı. Onuncu yıl marşını halen neden iptal ettiklerini anlamak o kadar zor olmasa gerek.
Bir ülkenin en önemli kalkınma araçlarından birisi, kendi üretimini ve tarımını yapmaktan geçiyor. Peki bunu nasıl yapabiliriz sorusuna ise çok basit birkaç yöntem ile ulaşabiliriz. Hadi elimizdeki fabrikaları yok ettik. Geriye kalanlar ile de bir şey olmayacak olduğuna inanmış olsak da, bizim işlendiğinde dünyaya yetecek kadar tarımımız mevcut. Bu alanlarımız çok ama çok kısa süre içinde işlenerek, ekime müsait alanlar oluşturabiliriz. Kiminle bunları yapacağız diye düşünmeye gerek yok aslında. Elimizde ekonomik koşullar nedeniyle yaklaşık on üç milyon genç var ve bunun yaklaşık yarısı işsiz durumda. Bir başka konu ise bu işsizler ordusunun içinde ailesinin ekonomik koşulları sonucunda eğitim yapamayan gençlerimiz de mevcut. Memleketimizin bunca boş ve ekime müsait tarım alanları var. Buralar devletin desteği ile yeniden yeşertilerek, bu gençler buralarda birer üretici konumuna getirilebilir.
Yapılacak çalışmalar sonucunda gençler tarım bakanlığı kanalıyla kurslara tabi tutularak, devletin arazilerinde tarımsal iş imkanı yaratılarak ülke tarımı kaliteli bir yere gelir hatta işsizlik neredeyse tek rakama düşer. Şimdi bunları okuyan bazı örümcek kafalılar, bu düşüncelerin ancak komünizmde olabileceğini kesin söyleyeceklerdir. Keşke olabilse. Belki sizin beceremediğinizi bu sayede becerip, ülkeyi tarımda geleceği güzel yerlere getirebilsek. Bir zamanların kaliteli düşüncesinde olan ve 1950’li yılların başında yok edilen tarım reformu ve köy enstitülerinin içinde zaten bunlar vardı. Vardı da, ülkenin dışa bağımlı olan siyasileri ülkeyi değil de kendi çıkarlarını düşünerek, emperyalistlerin teklifleriyle sol düşünce komünistliktir sözleriyle cahil kesimin aklını çelerek, oylarını çalarak, ülkeyi üretimsiz hale sonunda getirmeyi başardılar. Geleceğimizin bekçileri olan gençler bu gün bu haldeyse, ileride ne olur artık siz düşünün.