Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Kahvenin hatırı artık bitti

  • 28 Mart 2018 Çarşamba


Sabah kahvesi neden içilir diye kendime sormaya başladığım bir gündeyim. Kahve içmenin bir adabı vardır. Kahve sinirlenince sevk vermez. Kahveyi içerken iki gram zevkine biraz olsun ilave için gerekli olan içecektir. Kırk yıl hatırı var denir ama, kırk yıl değil dört saat bile dost beklenirken özlenir. Tam kahvemi içerken, yanıma biri yaklaşarak bana, laf atması ile bu zevkimin sona erdiğini anladım.

“Ne güzel şeyler yaptı. Kimse kıymetini bilmiyor. Başkaları gelse ne yapacaktı. Bu millet aç karnını doyurabilmesi için saatlerce kuyrukta beklediği günleri unuttu. Hastanede sabahlara kadar sıra beklenirdi. Yollarımız yoktu, şimdi ayrılmış yollarda gidiyoruz.”
Sıra bana geldiğini anlayarak başladım konuşmaya. “Türk Telekom’u bilir misin kardeşim. Şimdi bir Arap ülkesinin elinde yarısından fazlası. Başımıza bir şey gelirse, iletişim yapamazsın, haberleşmen onlardan sorulur. Başta Mersin limanı olmak üzere Kuşadası, İskenderun, Yarımca, Karadeniz Ereğli, Dikili, Trabzon ve sırada bekleyen limanlarımız yabancının elinde. Biz hangi hakla ve hangi hukuka dayanarak, memleketimizi koruma durumuna geçersek bu limanları kullanabileceğiz? Memleketimizin en önemli yer altı kaynakları yabancıların eline geçmiş durumda. Petrol tesislerimiz, Bakır madenimiz, Krom işletmemiz, gümüşümüz, kömürümüz, alüminyumumuz, bor madenimizin kaynakları kimlerde? Haberiniz var mı? İzmir limanı kimde biliyor musun? Ben anlatayım sana. Uzak doğulu almış oradan ben sorumluyum diyor. Hani düşmanı denize döktüğümüz o yer var ya, işte orası şimdi yabancının elince. Kuşadası’nı az önce yazdım. İsrail’in elinde. Poaş, Tüpraş, Petkim, Petrokimya nerede hiç haberin var mı? Her hafta zevk alarak izlemek isteyip de izleyemediğin ve digitürk kanalında paralı olan maçların kimin haberin oldu mu hiç. Olamaz işte o maçlarını yayınlayan kanal Katar’ın. Bankaların başkasında. Toprakların başkasında. Yolların yakında başkasının olacak. Köprüler elden çıkacak.”
Milli olan Türk hava yolları kısa adıyla THY, neredeyse tamamen el değiştirecek. Peki bunca yabancının aldığı veya alacak olduğu bu şirketler için neden hala yeni havalimanları yapıyoruz? Bu yerlerin yapılmasında harcanan bedeller kimin cebinden çıkıyor? Bunun için harcanan onca para, vergilerimizden elde edilen devlet gelirlerince sağlanıyor. Ben ve sen bu yaşamda aldığın bedel sana geri dönüyor mu? Aldığın zamlardan belli değilse söylemeye gerek yok artık.
Sen mutfağında et yiyemeyeceksin. Sen ot yemeye mahkumsun. Onu da zor bulacağından emin olmalısın. Sebebi ortada. Tarım denilen o önemli üretim aracın sana ait değil. Topraklarındaki üretimin ya başkasının tekelinde, ya da onu üretecek materyalin sağlanamıyor. Mazot pahalı alamıyorsun. Tarlana koyacak gübren pahalı. Tarlana atacağın tohumun hibrit. Sulama yapacağın Allah’ın suyu sana para ile veriliyor. Derelerin çayların başkalarına verilerek kurutuldu. Artık börtü böceğin tabiattan uzak ölümle mücadele ediyor. Doğan denge değiştirdi. Sel ve felaketler ben geliyorum kapındayım diyor.