Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Kağıt pahalıymış umurunda mı?

  • 03 Eylül 2018 Pazartesi


Memleketimde kağıt bitti. Bundan böyle dışarıdan almak için bol miktarda döviz harcayacağız. Doları ve Euro’yu tüh kaka diye tanımlayanlar, kağıdı nasıl alacaklar merak ediyorum. Kağıt bu kadar neden önemli diye soranlara, evet çok önemli, çünkü okumayan bir toplum cehaletin kucağına itilmiştir. Kağıt fabrikalarımız ile yıllarca ülkemizin ihtiyacı olan kağıdı üreterek, piyasada bulunan ihtiyacı Seka karşıladı. Şimdi ne oldu kağıt üretimi bilen var mı? Yok? Aslında bilen çok ama sesini çıkaramıyor. Çıkardığı anda nemalanması sona erer endişesi var. O kadar güzel korku almış ki bunlar, çıt çıktığında anında sesimi keserler veya aldığım nemalanma elimden alınır diye düşünüyor.

Son yıllara baktığımızda, sayısı bir hayli artan yazar görüyoruz. Tam net bilemem ama çok sayıda kitap yazan yazarımız mevcut. Bunların bir kısmı akademisyen yazarlardır. Ben çok önemsiyorum. Sebebine gelince, ders kitapları dışında kalan diğer bilimsel içerikli kitapların gençlere yansıması çok para tutuyor. Hele ki, bir tıp fakültesi öğrencisine sabır diliyorum. Ailesi en az beş ay yemese ancak kitapları karşılayabilir. Ya da bankalara elini kaptırarak, çocuğunun kitapları için yüksek faiz demeden kredi alarak bu işi görecek. Ya alamayanlar ne olacak? İşte onların geleceği karanlık gibi görünüyor. Zaten kitap okumamanın getirisi cehalet ve karanlık günlerdir.
Yıllar öncesine geriye bir bakarsak , kağıt fabrikalarının değerinden ucuza satıldığını göreceğiz. Hadi satıldı satılmasını da, satıldığından bu güne kadar henüz üretimi tam manada yapmayan ve zarar ettiğini dile getiren bir çevre var. BU çevre kağıt fabrikasıyla işi asla yok. O sadece işin senaryo kısmı. Fabrikanın yeri önemli. Arsadan ne kadar nemalanırız önemli. Arsayı birine satarsak ne kadar gelir elde ederiz önemli. Arsanın payından satılınca cebime ne kadar girer düşüncesi önemli. Yoksa kağıt üretiminden kazanma gibi bir amaç görünmüyor. Üretimin dışında her şey var. Mesela gümrük vergileri düşük, KDV oranları neredeyse sıfıra yakın, alımları iştahlı olan kağıt ithali söz konusu. Böyle olunca iş ucuza kapatılıp, fahişe satılarak köşeyi dönmece var. Kim düşünür kitap çıkaranı.
Kitap yazmakla iş bitmiyor. Onun çalışması basımı asıl mesele burada. Yurt dışından gelecek kağıt ile bakalım kaç yayıncı başa çıkabilecek. Bunların yazarlardan alacağı bedel ne kadar olacak. Bunları gören yok. Kitap rafa girdikten sonra perakendesi kaç para olacak ve alıcı bulacak bilen yok. Öyle her şey kolay gibi görülüyor. Hemen hemen her şehir ve ilçede çok sayıda kitap fuarları ve etkinlikleri düzenleniyor. Tamamını satan neredeyse yok gibi. Öyle hoş sözlere ve görüntülere aldanmayın. Bu işin bilerek bu hale getirildiğinin altını cümle alem çizer. Okullarda gerekli olan kırtasiyenin kaç paraya mal olduğunu görmeniz için başta bu olayı anlamanız gerekir. Yoksa biz değil kitap, magazin bile basacak kağıdı bulamayacağız yakında.