Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Kadın-Erkek eşitliği üzerine

  • 07 Mart 2018 Çarşamba


Malum, Ege zeytin bölgesi. Bizim de kendimize ve yakınlarımıza ait zeytin ağaçları var; kendi çapımıza göre zeytin hasadı yapıyoruz.
Bizimkisi öylesine; hem iş, hem de doğada hoşça vakit geçirmeye vesile bir uğraş. Çoğu kez eşim de bu tatlı uğraşa katılıyor.
Dikkat ettim, eşimin katıldığı hasat gününde yalnızken topladığımın iki katını topluyorum. Benim, işin güç gerektiren yanını yüklenmem fark etmiyor; yalnız olduğumda 30-35 kg, eşimle birlikte 60-70 kg zeytin topluyoruz.
Kadın-erkek eşitliği üzerine fikir yürütürken; iki cinsin farklı yanlarını irdelemekten daha çok, bu iki cinsin birbirlerini tamamlayan niteliklerini öne çıkarmak gerekir.
Yuva kurmada öyle,
Üretimde öyle,
Toplumsal görevlerde öyle,
Hatta vatan savunmasında da öyle…
Emek sömürüsüne dayanan siyasal sistemler ve dinsel bağnazlıklar ortasındaki adamoğlu, ormanı fark etmeyip yalnızca ağacı görme misali günah keçisi olarak birbirlerini, en çok da karşı cinsi sorumlu tutarlar, çekilen acılardan, yaşanan sıkıntılardan. Sistemin sahipleri ve onlarla kader birliği yapan feodal zihniyet bu “horoz döğüşü”nden pek memnun olurlar. Onların medyalarında sonu gelmez “kadın-erkek eşitsizliği” üzerine tartışmalar yürütülür; birliktelikleri tarif edilmez mutluluk doğuran cinsler, düşman hasımlar gibi sunulmaya çalışılır.
İki cins birbirleriyle o denli bağlantılıdır ki, biri olmadan öteki düşünülemez. İnsanlığın binlerce yıllık evrimi bu muhteşem birlikteliği daha da nitelikli kılmıştır. İki cinsin birbirinden fazlası ya da eksiği yoktur. Çünkü farklılık temelinde değil, bir üst aşamada tamamlayıcı karakterleriyle evrimleşmişlerdir.
Bu birlikteliğin doğru kavranmasıyla cinsler arasında ve toplumsal düzlemde mutluluk ve refah oluşur. Birbiriyle “eşitleme”yi esas alan karşıtlık anlayışı ise yuvaları yıkar, toplumsal huzursuzluk yaratır.
Kadın ve erkek eşitliği meselesine sağlıklı yaklaşımı-biraz arabeske kaçsa da- şarkının sözlerinde görürüz:
“İkimiz bir fidanın
Güller açan dalıyız.”