Selma Erdal

Tüm Yazıları


Kadın Asmaca

  • 06 Temmuz 2020 Pazartesi



Çocukların çizgilerle oyunu; “adam asmaca”… Oyunu kazanan; çizgilerle kurduğu darağacında, adamı ilk asan… Oysa yasalarımıza göre “idam” ya da “adam asmak” kaldırıldı çoktan… Ama “kadın asmaca” sürekli, durmaksızın, engelsiz, en başından, antik Yunan’dan ya da Sümer’den, daha da eskilere gidersek mitolojiden beri kadın asmak var.

Kimi zaman kadını yok saymakla asılmış kadın, kimi zaman tanrılara kurban adak olarak asılmış. Kimi zaman cadı diye, kimi zaman da fahişelik etiketiyle asılmış. Kimi zaman neseb, soy kuşkusuyla…Kimi zaman bekaret kemerine bir anahtar uydurdu diye… Kime zaman çokça düşündüğü için… Kimi zaman da düşünmeye üşendiği için asılmış kadın… Elbette ki bu değişik asmaca nedenlerinin her biri için gerçekten de dar ağacı kurulup, boynuna ipi geçirilmemiş kadının… Bazen somut olarak canına kast edilmiş; örneğin cadı diye yakılanlar… Erkeğini aldattığı gerekçesiyle kurşunlananlar… Kraliçe olsa bile Marie Antoinette gibi, Anne Boleyne gibi boynu giyotinle vurulanlar… Arap toplumlarında görüldüğü gibi toprağa diri, diri gömülüp ölüme gönderilenler ya da recm cezasıyla taşlanarak öldürülenler… Bazen de soyut olarak canına, benliğine, kişiliğine ölüm cezası uygulananlar ki toplumsal değer yargıları bahanesiyle toplumdan dışlananlar, soyutlananlar, aşağılanalar…

Erkek egemen yaşamda; kadın asmaca girişimlerinin gerekçesi biter mi ?…
Pencereden baktın, sokağa çıktın, türban takmadın, yemeği yapmadın!…
Fingirdedin, adamın birisine yan baktın, eteğini kısaltın, düğmeni açtın !…
Çok para harcadın, kazandığın parayı vermedin, erkekten çok konuştun, erkekten çokça bildin/bilgilisin !…
Çocuk doğuramadın, doğum kontrolü uygulamadın !…
Pasaklısın, titizlik hastasısın !…
Beceriksizsin, amma da ukalasın !…
Yeter ki Adem’le Havva’dan beri; kadın erkekten kalsın da geri… Tanrı bile önce yaratmadı mı Adem’i/Adam’ı/Erkek’i ?…
Ve Havva /Kadın neden olmadı mı onların Cennet bahçesinden kovulmasına ?… Bu nedenle vermedi mi Tanrı kadına 7 ölümcül günah ?… Tanrı bile kadını cezalandırdığına göre; bu neden bile yetmez mi somut ya da soyut anlamda kadını asmak için oluşturulacak gerekçelere ?…
Üstelik o Adem oğulları da bulmazlar mı gerekçe; kadının benliğine ve bedenine vurmak için kelepçe ?... Sanki kendi annesi, kız kardeşi ya da kızı; KADIN değillermiş gibi… Ve onlar hiç acımazlar kimsenin kızına; KADIN diye geldiğinde yaşamına, yanına... Sevip, saymak yerine sövmek... Koruyup, kollamak yerine dövmek... Sizlere soruyorum beyler; hiç yakışır mı erkeğim ben diyenlere?...
Ve bu ülkede...
Ünsüz kadınlar için kaygılanırken, ünlü kadınlar da "dayak / darp / dövülme" eylemleriyle sürekli geldikçe gündeme... Bizler kim bilir daha kaç kez yazılar yazacağız KADIN ASMACA üzerine ?... Ve kaygılanarak insanlık kavramının nereye gittiğine ilişkin sorular eşliğinde...