Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


İstikrar ve Sıfır Baraj

  • 01 Mayıs 2018 Salı


Sıfır baraj, Türkiye seçmenlerinin bugüne dek yakalamış olduğu en büyük fırsattı. Bu fırsat gerektiği gibi kullanılabilseydi geleceğe ilişkin sorunlardan büyük oranda kurtulmuş olurduk. Geleceğe ilişkin sorunlar sadece bir partiyi ya da bir kesimi ilgilendirmiyor. Aslında sorun ülkemizin geleceği ile ilgilidir. En kaba haliyle sorun şu; demokrasi mi, tek adam diktatörlüğü mü? Aklı başında olan hiç kimse bile bile kendi haklarını bir başkasına devretmez!
Sıfır baraj temsilde adaletin en etkin belirleyeni olabilirdi. Temsilde adalet, yönetimde istikrar ile birlikte anılır. Bu iki ilkenin olabilir en iyi bileşeni aynı zamanda hukukun üstünlüğünün gözetildiğini, kurumların en iyi işlerliğini gösterir uyumlu birlikteliktir. Bu olgu demokratik bir yapıyı yansıtır.

Yönetimde istikrar genellikle demokratiklikten uzaklaşan baskıcı yönetimleri aklamak için ve kitleleri yanıltmak amacıyla egemenler tarafından kullanılan bir kanıttır. Temsilde adaletin en etkin biçimi yüzyüzelik ortamında olur. Temsil biçimleri ile yönetim biçimleri örtüşür. Yüzyüzelik, doğrudan yönetime katılımla çakışır. İkinci basamakta yarı doğrudan katılım ve üçüncü basamakta temsili demokrasi yer alır. Bu yönetim biçimlerinin son basamağı için bile demokrasi olmazsa olmaz koşullardan biridir.

Birinci dereceden maddi bağların söz konusu olduğu doğrudan yönetimin uygulanabilirliği çok yönlü eşitlerin varlığını gerektirir. Bunun için peygamberler rejimi olarak adlandırılır. Yarı doğrudan katılım maddi ve manevi bağlardan oluşurken temsili demokraside manevi bağlar belirleyici olur. Manevi bağlar artınca, gerçeklikten kopuş artar. Simgeler ve semboller belirleyici olur. Simge ve sembollerin kaynağı varsayılanlardır. Din ve milliyetçilik bu temele dayanır. Bu temeller temsile kaynaklık eder, bu nedenle de gerçeklikle örtüşmez!


“Sıfır baraj olmadı 5’li ittifak masada.”(Milliyet.com.tr) Başlıklı yazıda Akşener’in teşekkür amaçlı ziyaretine Kılıçtaroğlu şu açıklamayı yapıyor:

“Sayın Genel Başkan, teşekkür ziyaretine geldi. Aslında bizim yaptığımız teşekkürden çok daha öte, demokrasinin bu topraklarda yaşamasını sağlamaktı. Bir siyasi partiye karşı kumpas kurulması, onun seçimlere katılmaması için pek çok davranış sergilenmesi bizim içimize sindireceğimiz bir olay değildi. Dolayısıyla bizim yaptığımız İYİ Parti’ye katkıdan çok daha öte, demokrasiye katkıdır. Şunu rahatlıkla bütünvatandaşlarıma söyleyebilirim; biz demokrasiyi savunanlar, hangi parti olursa olsun, 24 Haziran ve 25 Haziran’da biz bu ülkeye gerçek anlamda demokrasi getireceğiz. Bütün vatandaşlarım 25 Haziran sabahına huzur içerisinde uyanacaklar. Bundan yüzde 100 eminim. Dolayısıyla bu demokrasi birlikteliğini sürdürmenin, demokrasiye inanan bütün partiler açısından da önemli olduğunu düşünüyorum.”

Bu noktada CHP’nin demokrasi için özveride bulunduğunu vurgulamak gerekir. Eğer Meral Şener kendisini ülke geleceğinin önüne koymasaydı, sıfır baraj olayı yaşama geçirilirdi. 16 yıldan buyana ülkenin kurtuluşuna ve özgür yarınlarına en çok yaklaştığı bir andı. Gelinen bu noktadan sonra 5’li ittifak gereğini yapmalıdır. Bu ittifak en azından mecliste çoğunluğu sağlamak için bir fırsattır. Bence meclis çoğunluğu hiçbir koşulda yadsınmamalıdır.