Erol Yıldız

Tüm Yazıları


İşin gerçeği enerjimizi kendimiz üretmeliyiz

  • 18 Eylül 2018 Salı


Enerjinin çok olacağını bildiğim bir ülkenin çocuğuyum. Gerek doğa harikası, gerekse, enerji üretimi için her şeyi bağrında barındıran bir ülke olmamıza rağmen, ne hikmetse kendi enerjimizi üretmiyoruz. Aslında üretmemek için hiçbir sebep yok. Bence tek sebep, dışa bağımlı hale getirilmemizin başlıca sebebini oluşturmaktadır.

Bizler tüketilen enerjinin büyük bölümünü dışarıdan alıyoruz. Politik yönden incelenirse, bir türlü ülke menfaatleri için bir araya gelemeyen siyasetçilerin, sırf kendi dedikleri olsun düşüncesiyle bütün iilere olumsuz bakmasının eseridir diye görüyorum. Yapılanlar ise, güzelin dışında biraz şahsi menfaatlerin içeriğinde yapılması ve o işten rant elde edilmesinin başlıca sebebi olarak görüyorum. Şimdi isterseniz ülkemizin coğrafik ve faydalı olabilecek doğal harikalarına birlikte el atalım.
Ülkemizin üç yanı denizlerle çevrili. Denizlerimizin suyunu faydalanma gibi bir teknik çalışma bu güne kadar yapılmadığını biliyorum. Elimizde bulunan denizlerin kullanılarak oradan elde edilecek enerjinin boyutu hakkında kimsenin bilgisi olmadığı görüşündeyim. Eniz içerisine konulan paneller vasıtasıyla oradan enerji elde edilebilir diye düşünüyorum. Ben teknik biri değilim fakat şahsi düşüncelerim ile böyle bir konuda fikir sunuyorum. Ülkemin az da olsa rüzgarından istenilen düzeyde faydalanamadık. Gerçi edindiğim bilgiler ile, ülkenin sadece birkaç yöresi dışında rüzgar elektrik santralleri ile ilgili gerekli rüzgarın yetersiz olduğu söylense de, henüz bu konuda daha bakir yörelerin olduğunu sanıyorum. Bu bölgeler tespit edilerek özel sektöre yaptırılmasından ziyade devletin bu işe el atarak mevcut rüzgardan faydalanma yönüne gidilmesi kaçınılmazdır görüşündeyim.
Karlarımız ile ilgili çok sayıda yazı yazdım. Bu güne kadar yazdığım yazılarımda, yapılanların yanlışlığından söz ettim. Yurt dışına seyahat eden biri olarak, gelişmiş ülkelerde gördüğüm enerji üretimi ile ilgili en önemli istem olan Hidro elektrik santralleri, ülkemizde ranta yönelik olarak iptidai şartlarda çalıştırıldığı ortadadır. Yani Avrupalı bunu yaparken, suyun kesilmesiyle oluşan doğa tahribine asla müsaade vermiyor. Bunun yerine daha modern anlamda yapılan tesisler ile hem daha verimli, hem de doğaya zararsız, bitkileri öldürmeyen, börtü ve böceği yaşamdan koparmayan sistem ile enerji üretiliyor. Böyle bir durumda herkes şapka çıkarır görüşündeyim. Biz ne yapıyoruz? Her yerin canına okuyor, enerjiyi de başkalarına peşkeş çeksin diye sunuyoruz.
Dışa bağımlılığımızın en önemli unsurunu son günlerde yaşıyoruz. Elektriğin yüzde yüzün üzerinde artışı, kendi elektriğimizi üretemememiz sonucunun eseridir. Bu artışların verdiği sıkıntı sanayimize yansıyor. Gerçi elimizde sanayi diye bir mevhum yakında hiç kalmayacak. Akat bir ülkenin kalkınması ve milli gelirin artması için kendi üretimimizi, sağlamanın gerçeği ortaya çıkıyor.