Erol Yıldız

Tüm Yazıları


İşin doğrusunu parti belirleyecektir

  • 02 Şubat 2018 Cuma


Henüz şunun şurasında ne kadar zaman geçti. Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı tarih öncesinde, muhalefet partilerinin yaşadığı sıkıntıları hep birlikte yaşadık. Seçim öncesinde Cumhuriyet Halk Partisinin Milliyetçi Hareket Partisi ile ortak belirledikleri ortak aday sonrasında parti içi muhalefetin yoğunlaştığını görüyoruz. Zaten bunu partiye üye olan herkes daha unutmuş değil. Bu alınan karar sonrasında, bir çok üyenin buna itirazı sonucunda seçim zamanında çok sayıda kişinin farklı hareket ederek partisine oy vermediğini gözlemlemiştik.

Her ne kadar da parti yönetimi bizim bu seçimde oy kaybımız yoktur dese de, oy kaybının olmaması, partideki sosyal demokratların oy kullandığına dair kesin sonuç değildir. Aday olarak belirlediğiniz kişinin beğenenleri de oy kullandığından, sosyal demokrat oylarda kayıp görülmüyordu. Giden kadar gelen oyları da göz ardı etmemek lazım diye düşünüyorum.
Şimdi tabloya baktığımızda karşımıza herkesin anlayabileceği gibi siyasetin tecelli ettiğini görüyoruz. Ortak çatı aday olarak belirtilen ve seçime girilen ismin başka partiden aday olarak meclise girdiğini taban görmüştür. Asıl önemli olan bu değil. Tek adam taktiği uygulayarak, belirlenen adaya oy vereceksiniz, mecbursunuz gibi sözlerin tabana ağır söz olarak algı yaratmasıydı. Özünde sosyal demokrasi yatan bir parti için dayatmaların yanlış olduğunu düşünenlerdenim.
Şimdi 2019 seçimleri düşünülüyor. Günler yaklaştıkça aday üzerinde yeni düşüncelerin yeşermesi ise, yine parti içindeki bazı muhalefeti ortaya çıkaracak gibi görülüyor. Yazımı karaladığım tarihte yapılacak genel kuruldan nasıl bir sonuç çıkar bilemem ama, sonuç mevcut yönetimden yana olursa, düşüncede ise önceki gibi aday belirlemenin parti tabanına zıt bir isim olması halinde bu işin vahim neticeler çıkaracağı kanısında çok ciddi şüphelerim var. Umarım büyük yanılgı içinde olurum.
Eğer başka bir aday genel kuruldan başarılı çıkarsa işlerin daha ciddi konuma geleceğinin sinyallerini şimdiden veriyor. Önemli olan insanları ayırmadan herkese kucak açabilen bir parti anlayışı olmalıdır. Bu taban için düşünülen bir olgudur. Aday olayı ise farklı bir yaklaşımdır. Partinin tüzüğünü yansıtan biri olması gerekir. Parti tüzüğüne uygun olanı ise, sosyal demokrasinin gereğini yerine getiren bir adaydır. Yoksa kan kaybı olacağının altını çizmekte yarar görüyorum.